| Sizin tarifinize uyan bir delikanlıyı ima edebilirim. | Open Subtitles | بإمكاني التلميح بالرواية إلى شاب يُطابق أوصافك. |
| Taktikleri bir süredir şehirde kredicileri soyan bir ekiple eşleşiyor. | Open Subtitles | التكتيك يُطابق فريقاً كان يسرق محلاّت الرهن في أرجاء المدينة. |
| 30'larında beyaz bir adam. Ulusal terörist tipine de uyuyor. | Open Subtitles | رجل أبيض، في الثلاثينات من عُمره، يُطابق أسلوب الإرهابي المحلي. |
| Arabanda cam kırıkları bulduk. Kilisedeki kırık camla eşleşti. | Open Subtitles | وجدنا أجزاء زجاج مُعشق في سيّارتك، وإنّه يُطابق الزجاج المكسور في الكنيسة. |
| Gaspçının silahı, kurbandan çıkartılan mermi ile uyuşmuyor. | Open Subtitles | مُسدّس اللص لا يُطابق الرصاصة التي أستخرجت من ضحيتنا. |
| Fişe göre ödeme ile kurbanın kredi kartları eşleşmiyor. | Open Subtitles | الإيصال لا يُطابق أيّاً من البطاقات في محفظة الضحيّة. |
| FBI'ın veri tabanında böyle olaylarla eşleşen hiç katil yok muymuş? | Open Subtitles | إذن ليس لدى المباحث الفيدراليّة أيّ جرائم قتل في قاعدة بياناتهم يُطابق هذا الأسلوب. |
| Tekerleklerindeki çamur da sağlık evindeki çamurla uyuşuyor gibi görünüyor. | Open Subtitles | والطين على إطاراته يبدو وكأنّه يُطابق الطين خارج المصّحة. |
| Tanımınıza uyan bir gençten bahsedebilirim. | Open Subtitles | بإمكاني التلميح بالرواية إلى شاب يُطابق أوصافك. |
| Kütüphane yaklaşık bir saat önce adamın tanımına uyan birini rapor etti. | Open Subtitles | قالتْ المكتبة أنّ رجلًا يُطابق مواصفاته غادر مُذ ساعةٍ مضتْ. |
| Bekle bir saniye, fidyecinin tarifine uyan birini gördüm. | Open Subtitles | انتظروا لحظة. إنّي أرى شخصاً يُطابق أوصاف الخاطف. |
| Ezik bölge, mutfaktaki nesnelerden biriyle eşleşiyor. | Open Subtitles | ونمط الكدمة يُطابق واحد من الأغراض بالمطبخ. المُبخر الدوّار. |
| Örnek alıp labaratuvara göndereceğim kemiklerdeki hasarla eşleşiyor mu diye baksınlar. | Open Subtitles | سآخذ عينات وأجعلهم يُرسلونها إلى المُختبر لمعرفة ما إذا كان الحامض يُطابق الأضرار التي لحقت بالعظام. |
| Mağazanın ismi görünmüyor fakat depo takip kodu bu şapkanınkiyle eşleşiyor. | Open Subtitles | لا يُوجد مركز بيعٍ على الإيصال، لكن رقم الصِنف يُطابق تلك القبّعة. |
| Yaran, Dr. Brennan'ın saldırgana yaptığıyla uyuyor. | Open Subtitles | جُرحك يُطابق الجُرح الذي فعلتُه للمُعتدي عليها. |
| Katilin yöntemi, geçen 18 ay içinde baktıkları dört cinayetle uyuyor. | Open Subtitles | أسلوب القاتل يُطابق أربع جرائم قتل أخرى حدثت في الثمانية عشر شهراً الماضية. |
| Bizim sağlık raporumuz Devon'a hapisteyken verilen raporla eşleşti. | Open Subtitles | تقريرنا الطبي يُطابق التقرير الخاص بها بينما كانت في السجن |
| Problem, hiç biri eskizle uyuşmuyor. | Open Subtitles | المُشكلة الوحيدة هي أنّه ولا واحد منهم يُطابق الرسمة. |
| Kayıp ilanları listesindeki kimseyle eşleşmiyor. | Open Subtitles | لمْ يكن هناك شخص بقائمة الأشخاص المفقودين يُطابق أوصافها. |
| Bu profille eşleşen birini çok yakından tanıyorsun. | Open Subtitles | نحنُ على مقربة من معرفة الرجل الذي ملفه يُطابق هذا الملف |
| Ve arabanda bulduğumu uyuşturucu, Jane'in elbisesinde bulduğumuz kanıtla uyuşuyor. | Open Subtitles | والكوكايين الذي وجدناه في سيّارتك، يُطابق الذي وجدناه على جثة (جين). |
| Parmak izi bulduk mu? Evet, ama ne suç veri tabanıyla ne de Motorlu Taşıtlar Biriminden hiçbir eşleşme yok. | Open Subtitles | أجل، ولكن لا شيء يُطابق أيّ شيءٍ بقاعدة البيانات الجنائية أو رخص القيادة. |
| Veri tabanında uyuşan var mı bakmaları için laboratuara gönderdim. | Open Subtitles | و أرسلته على عجل للمُختبر ولم يُطابق أحد في النظام |
| Katilimizin profiline uyuyor. | Open Subtitles | يُطابق صورة سانتا العملاق. |