| Sizden istediğimizin farkındayız... ama bu, soruşturmanın çok önemli bir parçası. | Open Subtitles | نتفهم ما نطلبه منك لكن هذا جزء مهم جدا من تحقيقنا |
| Aslında, uyku biyolojimizin akıl almaz derecede önemli bir parçası, ve nörobilimciler neden bu kadar önemli olduğunu açıklamaya başladı. | TED | في الواقع، النوم جزء مهم بشكل لا يصدق من تكويننا الأحيائي وقد بدأ علماء الأعصاب بشرح السبب إنه في غاية الأهمية. |
| Hayal etmek, bizi makinelerden ayıran şeyin önemli bir parçası. | TED | وهذا الحلم جزء مهم فيما يفصلنا عن الآلات. |
| Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor. | TED | إنه جزء هام في حياتنا، يفترض أن نمضي ثلث أعمارنا في النوم. |
| Anahtar, aile mirasımızın çok önemli bir parçası. Onu bulman gerekiyor. | Open Subtitles | ذلك المفتاح جزء هام جدًّا من تراث أسرتنا، يتحتّم أن تجديه. |
| Bu Ayart ve Yok Et'in önemli bir parçası. | Open Subtitles | "هذا عنصر مهم بـ"الإغراء والتدمير |
| Ben bunu çok yapıyorum. Ve orjinallik benim ciddi saçma kısmın önemli bir parçası. | TED | أفعل هذا كثيرا. والأصالة هي جزء كبير من هرائي الخطير. |
| Benim bir cadı olmak hayatımın önemli bir parçası gibi oldu | Open Subtitles | كوني ساحرة كان جزءاً مهماً في حياتي |
| Bence teknolojiye dört elle sarılmalıyız, ne olduğumuzu keşfetmek için çıktığımız yolculuğumuzun önemli bir parçası. | TED | ولذا فأنا أعتقد بأننا يجب أن نحتضن التكنلوجيا لأنها جزء أساسي من رحلتنا في إيجاد من نحن. |
| Saygısızlık etmek istemem ama hamamlar Roma yaşamının, çok önemli bir parçası... | Open Subtitles | .. مع احترامي لك الحمامات جزء لا يتجزأ من الحياة الرومانية |
| Çiftçiler toplumumuzun önemli bir parçası, özellikle kırsal kesimin. | TED | هم جزء مهم من كل مجتمع، خاصة مجتمعنا الريفي. |
| İnternet'ten aldığım bu fotoğrafta-- soldaki adam bu fotoğrafın önemli bir parçası. | TED | هذه الصورة والتي جئت بها من شبكة الانترنت.. الشخص على اليسار جزء مهم من هذه الصورة. |
| Rahibe Rosa'nın anlattıklarına göre, eminim ki Cody bu savaşın önemli bir parçası. | Open Subtitles | من الذي اخبرتني به الأخت روزا فأنا أعتقد بأنّ كودي ستكون جزء مهم في هذه المعركة |
| Bu mektup tedavinin önemli bir parçası. | Open Subtitles | هذا الخطاب جزء مهم جداً من إصلاح العملية |
| Güvenlik uçuşun önemli bir parçası. Ama dürüst olmak lazım. | Open Subtitles | هنا في إن دبليو أي، السلامة هي جزء مهم جداً في الطيران، |
| Birçoğumuz karar verebilme yeteneğinin insan olmanın önemli bir parçası olduğuna inanır. | Open Subtitles | أغلبنا يؤمن أن القدرة علي اتخاذ القرارات جزء مهم من إنسانيتنا |
| ...ama spektrumun önemli bir parçası olduğumuzu düşünmek istiyorum. | Open Subtitles | و لكن أنا أحبُ أن أفكّر أنّنا في جزء مهم من هذا الطيف. |
| Çünkü depoyu idare etmek, benim işimin çok önemli bir parçası. | Open Subtitles | لأن إدارة المخزن هو جزء هام جداً من عملي |
| Kültürel ve ailesel sebeplerden dolayı bu onların yaşamının önemli bir parçası. | Open Subtitles | وهو جزء هام في حياتهم ، من خلال أسرهم وثقافاتهم. |
| Bu Ayart ve Yok Et'in önemli bir parçası. | Open Subtitles | "هذا عنصر مهم بـ"الإغراء والتدمير |
| Hayatımın o kadar önemli bir parçası oluverdin ki, bazen şimdiye kadar seni tanımamış olmamın ne kadar tuhaf olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | لقد أصبحت جزء كبير في حياتي أحياناً أعتقد أنه شيء غريب بأنني لا أعرفك جيداً حتى الآن |
| O benim hayatımın önemli bir parçası oldu. | Open Subtitles | لقد أصحبت تشكّل جزءاً مهماً من حياتي! |
| O gemi ülkenizi ele geçirmek için yapılan büyük bir tuzağın önemli bir parçası. | Open Subtitles | تلك السفينة هي جزء أساسي من مؤامرة أكبر للسيطرة على هذا البلد |
| Senin için lanetli bir şey belki ama, bana göre insan olmanın önemli bir parçası. | Open Subtitles | ربما يكون كاللعنة بالنسبة لكِ ولكنه جزء لا يتجزأ من البشر كلهم |