| Ne kadar param olduğu önemli değildi. Liste çok fazla uzundu. | Open Subtitles | لم يهم كم أملك من مالاً كانت اللائحة طويلة جداّ |
| Koçun ne söylediği, oyuncuların hangi kalede olduğu önemli değildi. | Open Subtitles | لم يهم ماذا قال المدرّبون لم يهم من كان على القاعدة |
| Tanıdığım en nazik insan olması önemli değildi. | Open Subtitles | لم يهمهم إن كان أطيب رجل عرفته يوماً |
| Bir dili konuşmuyordu ama bu önemli değildi. | TED | لم يتحدث لغة لكن ذلك كان غير مهم |
| Hafta içi ya da hafta sonu olup olmadığı önemli değildi. | Open Subtitles | لا يهم إذا كان يوم عادي أو في عطلة نهاية الاسبوع |
| O günden önce olanlar, hiçbiri önemli değildi. | Open Subtitles | لم يحصل شيئ قبل ذلك اليوم لا شيئ من ذلك يهم الأن |
| Ne hissettiğim önemli değildi. | Open Subtitles | هو فقط لا يَهْمُّ كَمْ أَشْعرُ. |
| Annemle babamın beni beklediğini biliyordum, ama önemli değildi. Çok eğlenmiştik. | Open Subtitles | كنت أعرف أن أبواى سينتظران لكنى لم أهتم, كان لدينا وقت جيد جدا |
| Ne için ağladığı önemli değildi, dizime yatabilir, yakamı sümükle kaplayabilir ve sadece ağlar ve ağlardı. | TED | لم يكن يهم ما الذي يبكيها ، فهي تجلس على ركبتي ، وتتعلق بملابسى بطريقة سيئة ، تبكي ، تبكى بشدة . |
| İnsan hayatı artık önemli değildi, belki de hiç olmadı. | Open Subtitles | حياة الأنسان لم تعد مهمة بعد، أو ربما لم تكن مهمة أبداً. |
| Hatta önceden önemli değildi bile, fakat olmalı. | Open Subtitles | هذا لم يهم أبدا قبل ذلك، لكنه يعمل |
| Annemin Sicilyalı olması önemli değildi. | Open Subtitles | لم يهم بأن أمي كانت من صقلية |
| Annemin Sicilyalı olması önemli değildi. | Open Subtitles | لم يهم بأن أمي كانت من صقلية |
| Kimseyi incitmemiş olması önemli değildi. | Open Subtitles | لم يهمهم عدم إيذاءه قط لأي شخص |
| Nereden geldiği önemli değildi. | Open Subtitles | مِن أين قد جاء ذلك لم يهمهم |
| önemli değildi. | Open Subtitles | لقد كان شيء غير مهم |
| önemli değildi. | Open Subtitles | لقد كان شيء غير مهم |
| Fakat, önemli değildi. | Open Subtitles | لكن هذا لا يهم حتي انني لم احتاج أن اري الرمية الثلاثة |
| Gerçeklik ve diğer insanların yaşamları önemli değildi. | Open Subtitles | في الحقيقة , لا يهم , كيف يعيش الإنسان حياته |
| Matthew bir umut olmadığını biliyordu. Artık hiçbir şey önemli değildi. | Open Subtitles | لقد عرف (ماثيو)، ان الأمر ميئوس منه، لم يعد شيء يهم الأن. |
| Neyse o kadar da önemli değildi. | Open Subtitles | لا يَهْمُّ حقاً |
| O mum benim için pek o kadar da önemli değildi Henry. | Open Subtitles | أنا لم أهتم حقا بتلك الشمعة يا هنري |
| Onun insanları öldürmesi önemli değildi. | Open Subtitles | لم يكن يهم قتله للأشخاص |
| Organik benim için o kadar önemli değildi, | Open Subtitles | كان العضوية لم تعد مهمة بالنسبة لي، |
| - Para senin için önemli değildi. | Open Subtitles | النقود لم تكن مهمة بالنسبة اليك |