| Burada önemli olan nokta, bu buluşmaya gitmenizin gerekmesi | TED | الجزء المهم هنا هو أنه عليكم حضور الاجتماع. |
| önemli olan nokta şu: Bu konuda bir şey yapılabilir mi? | TED | والآن الجزء المهم: هل من طريقة لوقف هذا الأمر؟ |
| Ama önemli olan nokta bu değil. | Open Subtitles | لكن هذا ليس الجزء المهم |
| önemli olan nokta, arabayı park ettikten ve bozuklukları küllükten çıkardıktan sonra fark etmem. | Open Subtitles | المغزى هو إني لم ألحظ خطأها إلى أن أوقفنا السيارة و أخذت الفكة من منفضة السجائر |
| önemli olan nokta, o zamana kadar fark etmedin çünkü parayı geri vermek gibi bir niyetin yoktu. | Open Subtitles | المغزى هو أنك لاحظت أن عدم إرجاعك للمال هو شيء ناتج عن ضمير حي |
| İşte önemli olan nokta. | Open Subtitles | إليك الجزء المهم |