| Çok yazık. ümit verici bir kariyeri elinin tersiyle bir kenara attın. | Open Subtitles | ياللأسف ,لقد ضيعت من يدك مستقبل واعد |
| Çok yazık. ümit verici bir kariyeri elinin tersiyle bir kenara attın. | Open Subtitles | ياللأسف ,لقد ضيعت من يدك مستقبل واعد |
| Altını ıslatma? Baskılayıcı proteinlerle yapılan ümit verici araştırmalar var. | Open Subtitles | هناك الكثير من البحوث التي تجرى العلاج بالبروتين إنها واعدة كثيراً |
| Beni öldürmedi sonuçta. ümit verici bir baslangiç. | Open Subtitles | حسنُ، لم تقم بإعدامي لذا هذه تعتبر بداية واعدة |
| ümit verici bir şey bulalım ki geçmişlerini incelemeye başlayalım. | Open Subtitles | لنجد شيئاً يبدو واعداً لنبدأ بالتحقق من خلفياتهم |
| Biz fare değiliz ve ümit verici bir ilaç geliştirmek istiyorsanız yaşayan hasta bir insandan biraz beyin hücresi ya da kalp hücresi alıp daha labaratuara girip testler ile oyalanamazsınız. | TED | فكما تعلمون، نحن لسنا فئراناً ولا يمكنك أن تأخذ من إنسان حي مصاب بمرض بعضاً من خلايا دماغه أو قلبه وتبدأ بالتجارب عليها في مختبر لتجد علاجاً واعداً. |
| George, bunun çok zor olduğunu biliyorum ama prostat kanserindeki ölüm oranları epey ümit verici cinsten. | Open Subtitles | ،أعرف أن هذا مضني لكن معدل وفيات ذوي سرطان البروستاتا مشجع جداً |
| - Ne ümit verici. | Open Subtitles | -هذا مُبشر |
| Bu reklam sayıları ümit verici gözüküyor. | Open Subtitles | مُعدل الدعاية هذا يبدو واعد حقاً. |
| ümit verici. | Open Subtitles | لها مستقبل واعد |
| Aslında ümit verici bir ipucu buldum. | Open Subtitles | لدي خيط واعد بصراحة |
| Bu çok ümit verici. | Open Subtitles | . هذا واعد جداً |
| Ona yıllardan beri karşılaştığım en ümit verici genç aktristin sen olduğunu söyledim. | Open Subtitles | -نعم أخبرته أنكِ أكثر ممثلة واعدة رأيتها خلال سنين |
| Yeryüzüne çarpan kuyruklu yıldızlar pek de ümit verici değil. | Open Subtitles | المذنبات اللتي تضرب الأؤض وجها" لوجه ليست واعدة |
| Hep ümit verici bir girişin var. | Open Subtitles | هذه دائماً ما تكون إفتتاحية واعدة |
| Ağrılarım olduğu günlerde Optalidon* oldukça ümit verici görünüyordu. | Open Subtitles | كانت عقاقير (أوبتاليدون) تبدو واعدة بأيامها |
| ümit verici. | Open Subtitles | يبدو الأمر واعداً لقد ربطنا الاسم (جيك لوكاس) بالقميص على الضحية |
| Oldukça ümit verici. | Open Subtitles | هذا يبدو واعداً للغاية |
| ümit verici. | Open Subtitles | هذا يبدو واعداً |
| - ümit verici, değil mi? | Open Subtitles | -نعم ، إن الأمر مشجع ، أليس كذلك ؟ |
| Kulağa çok ümit verici geliyor. | Open Subtitles | يبدو انه شيئ مشجع |
| Bunu duymak çok ümit verici. | Open Subtitles | هذا مشجع للغاية |
| - Ne ümit verici. | Open Subtitles | -هذا مُبشر |