| arzumuz, birbirimize saygı gösterip savaştan ilelebet uzak kalmaktır. | Open Subtitles | انها رغبتنا لإحترام بعضهم البعض وترك الحرب للابد |
| İhtiyaçlarımız basit ve yardımcı olma arzumuz yücedir. | Open Subtitles | حاجاتنا بسيطة و رغبتنا لتقديم المساعدة عظيمة |
| Bizi bu hayatta birleştiren yegane şey Pablo'yu ölü görme arzumuz. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي يوحد بيننا في هذه الحياة هي رغبتنا في موت بلباو |
| Ancak bu hikayeye inanma arzumuz öylesine derinlere yerleşmiş ki, bilim çağına uyarlayıp, bu hikayeyi yeniden icat ediyoruz. Örneğin; 'kriyobiyoloji' fikri. | TED | لكن رغبتنا في تصديق هذه القصة هي جزء عميق لا يتجزأ لذلك نقوم بإبتكارها مرة أخرى للعصر العلمي على سبيل المثال فكرة الكريانيكس |
| Ölümün ötesine gitmek için olan arzumuz dünyayı değiştirdi. | Open Subtitles | رغبتنا في تجاوز الموت قد غيَّرت العالم |
| arzumuz kutsal emirleri korumaktır. | Open Subtitles | رغبتنا هى حماية الأوامر المقدسة |
| Bizim dönüşüm arzumuz. | Open Subtitles | رغبتنا الملحة في التحول. |
| Bizim savaş arzumuz toplumun arzusu olur. | Open Subtitles | رغبتنا للحرب تُصبح رغبتهُ |