| İlk günün olduğundan atılacak çok fazla şey yok, fakat bu büyük şey senin masan. | Open Subtitles | لن نغامر عليك كثيراً في يومك الأول ولكن هذا الشيء الكبير هنا هو مكتبك |
| Duyacaksın, çünkü kendisi sıradaki büyük şey! | Open Subtitles | حسنا، أنت سوف، لأن . هو الشيء الكبير القادم |
| Her ne duyuracaklarsa herkesin isteyeceği sıradaki büyük şey olacak. | Open Subtitles | مهما كان الذي سيعلنون عنه سيكون الشيء الكبير الذي يريده الجمع |
| Saça bak. Gördüğüm en büyük şey. | Open Subtitles | انظري الى هذا الصورة هنا انه اكبر شيء رأيته |
| Bir erkeğin arkadaşından yapmasını isteyeceği en büyük şey belki de. | Open Subtitles | اعني انه مثل اكبر شيء قد يسأله اي شخص لصديقه |
| Ayrıca dairemize sığacak, bulabildiğim en büyük şey o. | Open Subtitles | و هذا أكبر شيء وجدته يتناسب مع حجم شقتنا |
| Çizgi romanlarda sıradaki büyük şey olmak mı? | Open Subtitles | لنصبح ثاني أكبر شيئ في القصص الهزلية؟ |
| Daha planladığımız o büyük şey var. | Open Subtitles | حصلنا على الشيء الكبير المخطط له |
| Daha planladığımız o büyük şey var. | Open Subtitles | حصلنا على الشيء الكبير المخطط له |
| - Tommy için yapacak olduğun şu büyük şey. - Ben nereden bileyim? | Open Subtitles | الشيء الكبير الذي ستفعله لتومي- و كيف لي أن أعرف- |
| Ordaki büyük şey nedir? | Open Subtitles | ما هذا الشيء الكبير هناك ؟ |
| Bugüne kadar öldürdüğüm en büyük şey bir jaguardı. | Open Subtitles | اتعرف ما اكبر شيء اصطدته؟ نمر امريكي |
| Ashton'daki en büyük şey bendim. | Open Subtitles | أنا كنت اكبر شيء رأته آشتون علي الاطلاق |
| Ayrıca dairemize sığacak, bulabildiğim en büyük şey o. | Open Subtitles | و هذا أكبر شيء وجدته يتناسب مع حجم شقتنا |
| Bir yarışma kazanıyorum muhtemelen başıma gelecek en büyük şey... | Open Subtitles | لقد ربحت مسابقه .. ربما أنها أكبر شيء حدث لي في حياتي |
| Hasat Festivali kariyerimde yaptığım en büyük şey. | Open Subtitles | مهرجان الحصاد هو أكبر شيء فعلته في حياتي المهنية |
| Gördüğüm en büyük şey. | Open Subtitles | أكبر شيئ رأيتة فى حياتى |