| Benimle gelmen, benzinin parasını ödemem, ve şu haline bak. | Open Subtitles | أتيتي بهذه الرحلة، و دفعتي ثمن الوقود و انظري لنفسك |
| Eğer yeteri kadar benzinin varsa kasaba buradan 100 mil ötede. | Open Subtitles | ان كان لديك كفايتك من الوقود البلدة على بعد 100 ميل |
| Kâğıtları bağlamak için ip almaya gittiğimde harcadığım benzinin parasını bile karşılamıyor. | Open Subtitles | هذا لا يعوّض ثمن الوقود المستهلك للذهاب إلى المتجر، الذي اشتريت منه الحبل لربط الحزم. |
| Bana karavanını ödünç verir; ama benzinin bitiğini söylemez. | Open Subtitles | تقرضنى مخيم وتنسى ان تخبرنى انها فارغه من البنزين |
| Bana karavanını ödünç verir; ama benzinin bitiğini söylemez. | Open Subtitles | تقرضنى مخيم وتنسى ان تخبرنى انها فارغه من البنزين |
| Daha az. benzinin bitene kadar süremezsin. Benzinci araman lazım. | Open Subtitles | في الواقع، أقل مِن هذه المسافة لأنك لَن تقود إلا بعد أن ينفذ الوقود وستضطر لأن تبحث عن محطة وقود |
| Çalışan bir rüzgar türbini yapabilirsek, ...bir ayda o benzinin daha fazlasını tasarruf ederiz. | Open Subtitles | . اذا استطعنا تشغيل الطاحونة الهوائية , سنوفر الكثير من الجاز في شهر |
| Arabaya binersin ve benzinin bitinceye kadar sürmeye devam edersin. Zorunda kalabilirsin. | Open Subtitles | إركب السيّارة وقدها حتّى ينفذ منك الوقود |
| Ben benzinin parasını ödemek için içeri girdim... ve o da uyanmış ve tuvalete gitmeye karar vermiş. | Open Subtitles | ذهبت لأدفع ثمن الوقود وهو قد أفاق وذهب إلى دورة مياه الرجال |
| Buluşma yerine gitmek için 60 km direksiyon salladım, cüzdanımı aldığım, benzinin parasını ödemek için geri gittim. ve bir 60 km daha direksiyon sallamayacağım. | Open Subtitles | كل ما أعرف الأن , أنه علي أن أقود 60 كيلو ,لأرجع للأجتماع وأحصل على محفضتي وأرجع وأدفع ثمن الوقود |
| Bununla birlikte transferiniz kısa bir askerî operasyon için gerekliydi ve benzinin hepsi daha gelmedi. | Open Subtitles | بالإضافة ،إن نقلكم سيحتاج إلى عملية عسكرية قصيرة وليس كل الوقود قد وصل |
| - Evet, ne demezsin. Yeterince benzinin varsa bebeğim, bas gaza gidelim, değil mi? | Open Subtitles | هل حصلتي على ما يكفي من الوقود, حلوتي, وجميع هذه, نعم؟ |
| benzinin jeneratöre dolmasını mı bekleyeceksin? | Open Subtitles | تريد الإنتظار إلى حين نفاذ الوقود من ذلك المولد؟ |
| Öncelikle depodaki benzinin bizi götürebileceği kadar uzağa gitmemiz gerekiyor, değil mi, Çavuş? | Open Subtitles | علينا أن نبعد عن هنا بقدر ما نستطيع بحسب ما يأخذنا خزان الوقود أولاً، صواب،ايها النقيب؟ |
| benzinin ucuz olduğu benzin istasyonu... dükkanlar... | Open Subtitles | محطة الخدمات الرخيصة حيث الوقود الرخيص، أسواق، |
| Arabaya binersin ve benzinin bitinceye kadar sürmeye devam edersin. | Open Subtitles | إركب السيّارة وقدها حتّى ينفذ منك الوقود |
| Katilin yangını çıkarmakta kullandığı benzinin GC-MS sonuçları çıktı. | Open Subtitles | نتائج الفحص تعود بأنّ البنزين الذي مع قاتلنا هو بدأ إشعال النار |
| O zaman benzinin gizleyebileceği üçüncü bir tutuşturucu arıyoruz. | Open Subtitles | إذاً نحن نبحث عن مسرّع إشتعال ثالث، شيء قد يجعله البنزين غامضاً. |
| Kayıp çamaşırlar, şofbenin bozulması, benzinin bitmesi şimdi bir de bu. | Open Subtitles | ملابسي المفقوده,الماء الدافئ الكهرباء,البنزين والان هذا ؟ |
| Önemli çünkü şu enteresan gerçeği gördük... bireysel seviyede ufak problemleriniz olduğunda, mesela her gün kullandığımız benzinin fiyatı gibi, | TED | وأكثر شيء إبهاراً تعلمناه عندما تكون لديك مشاكل صغيرة على المستوى الشخصي , مثل سعر البنزين لأن تقود كل صباح . |
| Bu benzin istasyonunda benzinin bitmesi gibi bir şey. | Open Subtitles | ان ذلك كمحطه وقود نافد منها الوقود |
| - Şu benzinin birazını depoya koy. | Open Subtitles | -ضع بعضاً من هذا الجاز في التانك |
| Bir arabadan sızan benzinin bilinmeyen bir nedenle alev aldığı görüldü. | Open Subtitles | كان سببه الغازولين الذي تسرّب" ... منأحدىالسيارات "ولسبب ما... تم اشعال النار" |