| bir zindanda yaşıyormuşum gibi üşüdüm... ve ne yazdığımın önemi yok, kuru, sert, karanlık. | Open Subtitles | أشعر بالبرد كما لو كنت أعيش في زنزانة وأي كان ما أكتبه فهو كلام جاف وقاس ومظلم |
| bir zindanda yaşamaya mahküm edilip parmaklıklar ardına hapsedilsin. | Open Subtitles | سيوضع في زنزانة في القبو في مكان لطالما كان ممنوعاً |
| Ya da sonsuza kadar mistik bir zindanda tutmanı, işkence etmeni. | Open Subtitles | أو أن تحبسني في زنزانة غامضة إلي الأبد , أو .. مع كل التعذيب |
| Ama şimdi bir yerlerde bir zindanda. | Open Subtitles | لكنه الان عالق في زنزانة في مكانٍ ما تم حل المشكلة |
| Philip'e tacımı teslim edip bir zindanda yalnız başıma acı içinde alçak bir ölüme teslim olacağım, babam gibi. | Open Subtitles | ليكونأسمييلعنخلالالأجيال, وكلالمعاناةموتدنيئ, وحيدا في زنزانة مثل أبي |
| Leydi Sybil ise Dublin'de bir zindanda bile çürüyor olabilir. | Open Subtitles | وكل ما نعرفهُ عن الليدي "سيبيل" أنها قابعة في زنزانة في مكانٍ ما في "دبلن" |
| Babam bir zindanda çürüyor. | Open Subtitles | ووالدك ملقى في زنزانة |
| bir zindanda diz çöküyorsun. | Open Subtitles | انت تركع في زنزانة |
| Firavungelenışığı çaldı Osiris , berraklığı ile onları kör , cezaevinde bırakarak , bir zindanda labirent gizli Onun piramit altında . | Open Subtitles | يخطف الفرعون الضوء من (أوزاسروس)، أثناء تألقهم ويتركهم في زنزانة مخبأة في متاهة موجوده أسفل هرمه. |
| Ejderhakayası'nda bir zindanda çürüdüğünü duymuştum. | Open Subtitles | سمعت أنك تعفن في زنزانة (في (دراغون ستون |