| Bu hafta takım ruhunu çok iyi koruyabildiğiniz için küçük birşey yapmak istedim. | Open Subtitles | فقط أردت بأن أقـوم بشيء بسيط لأشكركم من أجلّ روح الفريق هذا الإسبوع. |
| Bu hafta sonu bir tek kendinin çalıştığını sanıyordun, biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أنّك تعتقدين أنّك الوحيدة التي عملت بنهاية هذا الإسبوع. |
| Belki Bu hafta bir gece Gloria ile akşam yemeğine çıkarsınız. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا أنت وغلوريا يُمْكِنُ أَنْ يَجيءَ للعشاءِ، ليل واحد هذا الإسبوعِ. |
| Bu hafta hayatlarımıza burnunu sokan haklarımızı çiğneyen federaller bütün Anglo-Sakson Hristiyanlar birlik olduğunda ne kadar güçsüz olduklarını anladılar! | Open Subtitles | هذا الأسبوع كل الشرطة الفيدرالية ترونهم هنا يصلون على أرواحكم ويعنفون حرياتنا المدنية وقد تعلموا أنهم لا حول لهم ضدنا |
| Bu hafta sonu, olaydan önce yıllardan beri geçirdiğim en mutlu zamanlardan biriydi. | Open Subtitles | هذه العطلة ,قبل المشكلة ,.. , كانت اسعد ايام حياتى منذ عدة سنين |
| Görüyorum ki Bu hafta dolabında birkaç değişikliğe gitmişsin ki tamamen saygı duydum. | Open Subtitles | أرى أنك قمت ببعض التغييرات في خزانتك لهذا الأسبوع الأمر الذي أحترمه كليا |
| İsminin Bu hafta sonu düzenlenen okul festivalinin gönüllü listesinde olmadığını fark ettim. | Open Subtitles | لقد لاحظت أن اسمكِ ليس في قائمة المتطوعين لمعرض المدرسة بعطلة الأسبوع هذه |
| Ama lütfen, sana yalvarıyorum, Bu hafta olanları konuşmasak olur mu? | Open Subtitles | لكنّي أتوّسل إليكِ.. أيمكننا ألاّ نتحدث عمّا حدث بهذا الأسبوع قط؟ |
| Jimmy'yle Tommy Bu hafta sonu, benim bir işimi halletmeye Tampa'ya gidiyorlar. | Open Subtitles | كان جيمي وتومي سيذهبان إلى تامبا بعطلة نهاية الأسبوع ليحضرا شيئاً لي |
| Bu hafta sonunu unutmayacağına dair içimde bir ümit var. | Open Subtitles | أتمنى حقاً أن تكون عطلة هذا الإسبوع هي ذكرى ستنساها |
| Bu hafta sonu da dağ yürüyüşüne gitmek zorunda mısın? | Open Subtitles | أيجب أن تذهب لرحلة على الأقدام هذا الإسبوع ايضاً؟ |
| Evlendiğimizden beri, Jenny ilk kez Bu hafta çalışmadı. | Open Subtitles | هذا الإسبوع الأول الذي لم تذهب فيه جيني للعمل |
| Bu hafta da olduğu gibi, geçen hafta ve gelecek hafta da, | Open Subtitles | كُلّ هذا الإسبوعِ كَانَ، ويَستمرُّ لأَنْ يَكُونَ،إسبوع عرض أولي |
| Hayır, Bu hafta olacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | لا، أخشى أنه لَيسَ من المحتمل هذا الإسبوعِ |
| Henry Bowers Bu hafta her gün okuldan sonra bir saat fazla kalacaksın. | Open Subtitles | هنري،ممكن تَبْقى السّاعة بعد المدرسةِ كُلّ يوم هذا الإسبوعِ. |
| Bırak çalsın. Evde olduğumu muhtemelen biliyor. Bu hafta gece mesaisi yapıyorum. | Open Subtitles | لا دعه، هو يعلم غالباً أني بالمنزل أنا أعمل ليلاً هذا الأسبوع |
| Bırak çalsın. Evde olduğumu muhtemelen biliyor. Bu hafta gece mesaisi yapıyorum. | Open Subtitles | لا دعه، هو يعلم غالباً أني بالمنزل أنا أعمل ليلاً هذا الأسبوع |
| Bu hafta sonu tuhaf bir geçmişe dönüş partisi falan mı var? | Open Subtitles | هل هناك بعض الأمور الغريبة الرجعية التى تحدث في هذه العطلة الأسبوعية؟ |
| Bu hafta konferansın geri kalanı boyunca bu cevabı yararlı bir uyarı olarak kabul edeceğiz. | TED | أعتقد أننا سوف نأخذ هذا التحذير مأخذ الجد لبقية مؤتمرنا لهذا الأسبوع. |
| Bu hafta sonu, doğum günüm için değildi, haksız mıyım? | Open Subtitles | نهاية الأسبوع هذه لم تكن حول عيد ميلادي، أليس كذلك؟ |
| Bu gayet normal, Bu hafta her gün geç kaldı, Bayan Palmer. | Open Subtitles | وبواقع الأمر، هو كان يتأخر كل يوم بهذا الأسبوع يا سيدة "بالمر" |
| Sürekli insanlarla tanışıyorum. Bu hafta sonu partilere bile davet edildim. | Open Subtitles | كنت مشغولاً بمقابلة الناس حتى أنني دعيت لحفلات عطلة نهاية الأسبوع |
| Bu hafta bir kez Los Angeles'e gittim, ve sorular daha da artacak. | Open Subtitles | لقد ذهبت مرة الى لوس انجلوس هذا الاسبوع وهذا يعني مزيدا من الأسئلة |
| Bu hafta abur cubura para harcamak zorunda olmadığım bir lüks! | Open Subtitles | ذلك الأسبوع بمثابة ترفيه لن يتحتم على الدفع مقابل الوجبات الخفيفة |
| Haklısın. Bu hafta sonu büyük bir parti vereceğim! 16. | Open Subtitles | أعرف، سأقيم لها حفلة كبيرة في عطلة الأسبوع |
| Atıştırmalıklar. Bu hafta çok güzel şeyler getirmişler.Bravo size. | Open Subtitles | الطعام ، لقد حصل على طعام جيد هذا الأسبوع هذا جيد من أجلك |
| Bu hafta içersinde, ilk defa, onunla bu sabah konuştum. | Open Subtitles | لقد تحدّثت إليها اليوم لأول مرة في أسبوع |
| O yüzden kız arkadaşım seksle ilgili fikrini tamamen değiştirdi, ama bana Bu hafta sonu için sorumsuzluk izni verdi. | Open Subtitles | لذا تغير فكرها تماما بخصوص الجنس ولكنها اعطتني تصريح التحرر من الذنب لهذا الاسبوع |
| Tırnak içinde söylüyorum, "Bu hafta sonu takımımız kazanacak" ve biz bu bilgiyi sadece haklı çıktığımız nadir zamanlarda hatırlayacağız. | TED | نعلم أن فريقنا سيربح في عطلة نهاية الاسبوع هذه ونتذكر فقط هذه المعلومة في المرات التي نكون فيها على صواب |