| Sonra da biraz derimin içinden ilerletiyorum, ve öbür taraftan böyle çıkarıyorum. | TED | بعدها أمرر الإبره قليلاً في جلدي, وفي النهاية تخرج من الجهة الأخرى كما ترون. |
| Ve açıkçası şeyi olduğu hakkında da biraz kafası karışıktı. | Open Subtitles | ولاكون صادقا كان مترددا بعض الشئ عن الماذا |
| Hepimiz biraz manyağız ve senin manyaklığın da biraz tuhaf ve iğrenç. | Open Subtitles | قد نتصرف جميعاً بقليل من الجنون، وظهر جنونك بطريقة غريبة ومقززة. |
| Aslında o da biraz kullanabilir... | Open Subtitles | -تحتاج إلى البعض من هذا المستحضر |
| Los Angeles takımı da biraz gözüme girdi. | Open Subtitles | فما زلت أفضل شيكاغو مع القليل من الإنحياز نحو لوس أنجلوس |
| Bana da biraz getirir misin? | Open Subtitles | أحب ماكدونالدز أولاً أنا لا أأكل من ماكدونالدز |
| Bu da biraz garip geldi. Alabilir miyim? | Open Subtitles | ربّما بدا هذا مخيفاً أتسمحين لي؟ |
| Beklemediğim bir şekilde geldi. O sırada da biraz agresiftim. Bir daha olmayacak. | Open Subtitles | لقد أخذني على غفلة، وكنتُ عدوانياً قليلاً في تلك اللحظة، ولن يحدث ذلك مُجدّداً. |
| Ayrıca "Komşunu sev." kısmında da biraz aşırıya kaçmış durumda. | Open Subtitles | كما أنها تفرط قليلاً في تطبيق " قاعدة " أحبب جارك |
| Better Way'e katılmamdan ötürü oldukça heyecanlı, ayrıca itiraf etmeliyim ki, regresyon terapisi konusunda da biraz paslanmış durumdayım.. | Open Subtitles | "إني متحمسة لإنضمامالجميع هن في "بيتر واي لكن عليّ أن أقرّ، أنا صدئة قليلاً في علاجي |
| Ya onaylayacaklar, ya da biraz düşürecekler. | Open Subtitles | إما أن يتم تأكيده أو تخفيضه بعض الشئ |
| Ayrıca Fransa CIA ofisindeki Ryan Hutten da biraz meraklanmıştı. | Open Subtitles | و (رايان هوتين ) من مكتب المخابرات الفرنسية أصبح فضوليا بعض الشئ |
| Şimdi... - Susadım da biraz. - Tamam. | Open Subtitles | حسنا، انا عطشانة بعض الشئ - نعم - |
| Biraz garip, insan algılarını da biraz aşıyor ama senin temin ederim bu onun ruhu. | Open Subtitles | فاسدة أكثر بقليل مشوهة أكثر بقليل من الطبيعة البشريّة لكني أستطيع التأكيد لك انها روحه |
| Henüz duygusal zekama sahip olmasa da biraz eğlenebilirim diye düşündüm. | Open Subtitles | ولكنه لا يمتلك ذكائي العاطفي بعد. ولكن ظننت أن أحظ بقليل من المتعة في الوقت الحالي. |
| İyi bir takasta iki taraf da biraz hayal kırıklığı yaşar derler. | Open Subtitles | يقولون عند إتمام أي صفقة جيدة "كلا الطرفين يشعران بقليل من خيبة الأمل" |
| Ve hazır gitmişken bana da biraz adderall getir. | Open Subtitles | وأنت هناك حاولي أن تحضري لي البعض من عقار (أديرال) |
| - Ondan da biraz yapabiliriz. | Open Subtitles | -بإستطاعتنا أن نفعل البعض من ذلك |
| Evet. Sanırım onlardan da biraz olur. | Open Subtitles | أجل، أتخيل وجود البعض من هذا |
| Yanında da biraz kokteyl sosuyla birlikte. | Open Subtitles | نعم، مع القليل رسيستيرشاير أو صلصة الكوكتيل. |
| Kum dolu çorapla bir tane vurursun, dudakların da biraz viski damlatırsın hiçbir şey hatırlamazlar. | Open Subtitles | فيجب عليه وضع رؤوسهم في الرمل مع القليل من الويسكي على الشفاه ؛ فإنهم لن يتذكروا شيئا في الصباح. |
| Evet, uçağın yere çakılacağını sanıyordum ve birden ağzımdan çıkıverdi tabii alttan da biraz kaçırmadım değil. | Open Subtitles | نعم، عندما اعتقدت ان الطائرة ستتحطم وكانت فقط اضطراب مع القليل من البلل |
| Bana da biraz getirir misin? | Open Subtitles | أحب ماكدونالدز أولاً أنا لا أأكل من ماكدونالدز |
| Bu da biraz garip geldi. Alabilir miyim? | Open Subtitles | ربّما بدا هذا مخيفاً أتسمحين لي؟ |