| dava öncesi tanık listesinde gösterilmişti, Sayın Yargıç. | Open Subtitles | إنها مدرجة في قائمة ما قبل المحاكمة , سيادتك |
| Bu sabah dava öncesi duruşması vardı. | Open Subtitles | هذا الصباح كان لديه جلسة استماع قبل المحاكمة. |
| Bu resim bize dava öncesi gösderilmedi, | Open Subtitles | لم يقوموا بعرض هذه الصورة لنا قبل المحاكمة |
| Konseyin kararı da göz önüne alındığında dava öncesi yapılan araştırmalar sonucunda davalının duruşmaya geleceğini garanti eden bir bulguya rastlanmamıştır. | Open Subtitles | بعد النظر فى الحجج المُقدمة من مُستشار المتهم وتقرير خدمات ما قبل المُحاكمة والتوصية المحكمة تجد أنه لا يوجد بمجموعة من الظروف |
| Ruiz'in Lobos'a karşı tanıklığına başladığımıza göre bence artık dava öncesi hazırlıklara da başlamalıyız. | Open Subtitles | بما أننا سنأخذ شهادة (ويزر) ضد (لوبوس) فأظن أنه عليكِ تحضير مُذكرات ما قبل المُحاكمة |