| Şimdi size en önemli kısmı söyleyeceğim. | TED | الآن ما سأقوله لكم هو الجزء الأكثر أهمية. |
| en önemli kısmı da, kaplumbağasını çok severdi. | Open Subtitles | الجزء الأكثر أهمية هو، كان يحب هذه السلاحف. |
| Programımızın en önemli kısmı giriş. | Open Subtitles | الجزء الأكثر أهمية لنمطنا هو الدخله |
| Ajay, boksta yumruk atmanın en önemli kısmı nedir? | Open Subtitles | مهلا، أجاي، فى الملاكمه,ما هو أهم جزء فى اللكمه؟ |
| Bu arada, totem direğinin en önemli kısmı taban kısmıdır. | Open Subtitles | و بالمناسبة الجزء السفلي من عمود الطوطم هو أهم جزء فيني |
| Eve gideceğimi, bazı arkadaşlarımı göreceğimi düşündüm ve seni görebilmemin elbette denklemin en önemli kısmı olabileceğini düşündüm. | Open Subtitles | وفكرت ربما في مقابلتك وهذا هو الجزء الأهم من المعادلة |
| Frasier, bu akşamki resepsiyon konferansın en önemli kısmı. | Open Subtitles | فرايزر، الإستقبال اللّيلةِ الأكثر الجزء المهم. |
| Konunun en önemli kısmı ama bu. | Open Subtitles | إنه الجزء الأكثر أهمية فى القصه |
| İyi görünmek bu işin en önemli kısmı. | Open Subtitles | القرف. أبحث جيدة الجزء الأكثر أهمية. |
| Baba, Alman olması en önemli kısmı. | Open Subtitles | أبي - الماني؟ انه الجزء الأكثر أهمية. |
| Ve en önemli kısmı unuttun. | Open Subtitles | ونسيت الجزء الأكثر أهمية... |
| Ve bu rezervasyonun en önemli kısmı: Tutma. | Open Subtitles | وذلك هو أهم جزء في الحجز، الإحتفاظ |
| Rezervasyonun en önemli kısmı bu, rezervasyonu tutmak. | Open Subtitles | وذلك هو أهم جزء في الحجز، الإحتفاظ. |
| Bu oluşumun en önemli kısmı nedir? | Open Subtitles | ما هو أهم جزء من هذه العملية؟ |
| en önemli kısmı, korkmamak ve atın da, bunu anladığını unutmamak. | Open Subtitles | الجزء الأهم هو ألا تكونين خائفه. وتأكدى من أن الحصان يشعر بذلك أيضاً. |
| Bir ilişkinin en önemli kısmı güvendir. | Open Subtitles | الجزء الأهم في العلاقة هو الثقة |
| en önemli kısmı bilmiyor. | Open Subtitles | ولا يعرف عن الجزء المهم في القصه |
| Boş vakitlerin en önemli kısmı: | Open Subtitles | الجزء المهم في الحصول على يوم اجازه |