| İçeri girmene izin veremem Esther. Kasabaya haksızlık olur. | Open Subtitles | لا أستطيع جعلك تدخلين إستر لن يكون ذلك منصفاً لأهل المدينه |
| Onunla seks yapmayı reddettiğimde,... ..bekçi kız kardeşim Esther'i... ..gözümün önünde vurmak için emretti. | Open Subtitles | عندما رفضت ممارسة الجنس معه طلب مني ان اشاهده وهو يطلق على أختي إستر أمام عيني |
| Esther, çok zor bir dönemden geçen oldukça utangaç ve çekingen bir kızcağız. | Open Subtitles | إستر خجولة جداً،بالإضافة إلى أنها فتاةٌ صغيرةٌ حساسةٌ تمرٌ بوقت عصيب |
| Sen verilerle çalışıyorsun, Esther ise kendisine yardım için gelen çiftlerin yaşam hikâyeleriyle. | TED | أنتي تدرسين البيانات، ايستر تدرس القصص التي يخبرها الأزواج عندما يأتون طلباً لمساعدتها. |
| Ve Esther olarak bilinen bu kızın gizemi, tahmin edildiği gibi bugün değil, ama 500 yıl önce başladı. | Open Subtitles | ومع هذا فان لغز فتاة كانت معروفة باسم استير بدأ من حيث لايعتقد أحد قبل500عام |
| Biliyor musun, eşim Esther de Barbara Jean aynı katta. | Open Subtitles | كما تعرف، زوجتي استر تملك نفس الإسم مع باربرا جان. |
| Esther'le hayatımda bir kez tanıştım ve o zamanlar daha çocuktu. | Open Subtitles | قابلت "إستر" مره واحده من قبل و كانت حينها مجرد طفله |
| Esther'le hayatımda bir kez tanıştım ve o zamanlar daha çocuktu. | Open Subtitles | قابلت "إستر" مره واحده من قبل و كانت حينها مجرد طفله |
| - Esther Wu Americatown'ın yeni başkanı oldu. | Open Subtitles | ؟ إستر وي الرئيسة الجديدة للغرفة تجارية الأمريكية |
| Esther... torunum ile tanışmanı istiyorum. | Open Subtitles | إستر... أناأوَدُّأنت لمُقَابَلَة حفيدِي. |
| Esther teyzeme yaptığınız muhteşem iş için size teşekkür etme şansını bulamamıştım. | Open Subtitles | على العمل الرائع الذي قمت به لعمتي إستر |
| Uzmanlar ve Esther Halamın ortak görüşü: | Open Subtitles | الخبراء والعلماء وعمتى إستر .مُجمعونعلىإعتقادواحد . |
| Esther Perel çiftlerle çalışan bir psikoterapist. | TED | ايستر بيريل هي معالجة نفسية تعمل مع الأزواج. |
| Jackob, yeğenimiz Salomon'u öpmeyi unutma ve Esther'i ve Tzipé'yi ve Moishé'yi... | Open Subtitles | يعقوب, قبل من اجلي ابن اخانا سلامون . و ايستر وايضا تازيب و موشي. |
| Esther, ben şimdi garaja, traktörün krank milini kaldırmaya gidiyorum. | Open Subtitles | ايستر ، انا ذاهب للكراج لكي احضر رافعة من اجل الجرار |
| Simon, haçı taşımaya yardım etmek için, Esther'in yanından ayrılıyor. | Open Subtitles | تم أخذ "سيمون" بعيدا عن "استير" للمساعدة في حمل الصليب. |
| Esther'in Alman ekibini, Daniel'ın ABD ekibini yönetmesini istiyoruz. | Open Subtitles | وطلبنا من استير ادارة الفريق الالمانى ودانيال لادارة الفريق الامريكي |
| Esther ve Siyah Orman Kızları'nın neşeli müzikleriyle dans." | Open Subtitles | والرقص على الموسيقى مثلي الجنس استير والغابة السوداء بنات " |
| Eğer Johnny lanet Weismuller olsaydı ve 200 pound'luk dalma donanımını giyseydi Esther Williams'ı becermek için yüzemezdi. | Open Subtitles | لو كان جونى ويسملر فى الحساء ما استطاع ان يسبح حتى استر ويليامز |
| Ailemin Florida'ya en yakın olduğu zaman Esther Rolle on Good Times programını izlerkendir. | Open Subtitles | اقرب شي لعائلتي الى فلوريدا, كانت مشاهدة استر رول على قناة اوقات جميله |
| Kurt adamların kontrolü Esther'in oğlu Finn'de. | Open Subtitles | أستير ابنه فين، وقال انه هو واحد التي تسيطر على ذئاب ضارية. |
| Anlattıklarına göre, Esther Teyze bir yerlerde çok miktarda para saklıyormuş. | Open Subtitles | كانت أسطوره العائله أن العمه أستر لديها الكثير من النقود في مكانٍ بعيد |
| Teyzem Esther var, ama o nazik biri değildir ve hiç bir zaman gülmez. | Open Subtitles | هناك عمتى "آستر" و لكنها ليست لطيفه و هى لا تبتسم ابداً |
| - Yap şunu. - Esther, izlemede kal. - Tamam. | Open Subtitles | (إستمـري بالمراقبـة يـا (آيستر - حسنـــا - |
| Esther'a da çarpı atmamız gerek. | Open Subtitles | نحتاج صليب فوق (ايسذير) أيضًا |
| - Kızım Esther mürebbiyesiyle Plymouth'da yaşıyor. - Sahi mi? | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic}."ابنتي، (إستير)، تعيش مع مُربيّتها في "بليماوث - حقّاً؟ |
| Büyüyü Esther yaptı. Sisteminizde vampir kanı varken öldünüz geri döndünüz, beslendiniz. | Open Subtitles | (إيتسر) ألقت تعويذة تجعل من يموت وفي جسده دم مصّاص دماء |
| Dünya üzerinde matematik dersine ihtiyacı olan bir Esther Choi olamaz. | Open Subtitles | لا يوجد أي "إيستر جوي" على الأرض *إيستر جوي = فتاة صينية* قد تحتاج دروساً خصوصية في الرياضيات |
| Odanın dışında beklemeni istiyorum bir süre çünkü Esther teyzenin kendine çeki düzen vermek isteyeceğini biliyorum. | Open Subtitles | أود منكِ أن تنتظري خارج الغرفة قليلاً لأن العمة إيسثر ستجهز نفسها |
| Tam şu anda, evlerinde olan iki genç insanın Peter ve Esther'in, tek bir dileği var. | Open Subtitles | الآن، وحالاً، الزوجان الشابان في بيتهما (بيتر) و (أيستر) لديهما أمنية واحدة |