"evde kalıp" - Traduction Turc en Arabe

    • البقاء في المنزل
        
    • البقاء بالمنزل
        
    • أبقى في المنزل
        
    • تبقى بالمنزل
        
    • أبقى بالمنزل
        
    • ابقى في المنزل
        
    • نبقى في المنزل
        
    • يبقى بالمنزل
        
    • للبقاء في المنزل
        
    • أفضل ان اجلس في منزلي
        
    • اجلس في منزلي و
        
    • بالبقاء بالمنزل
        
    • المكوث في المنزل
        
    • تبقى في المنزل
        
    Hasta mıyım? Çünkü eğer hastaysam, evde kalıp biraz s'more yapayım. Open Subtitles لأني إن كنتُ مريضًا، فعليّ البقاء في المنزل وأصنع مخفوق الفواكه
    Çok mutsuzdum ve tek yapmak istediğim evde kalıp düşüncelerimle baş başa kalmaktı. Open Subtitles كنت مكتئبا جدا كل ما أردت القيام به هو البقاء في المنزل وتكون وحدها مع أفكاري.
    evde kalıp patronunla aşna fişne yapabilirdin. Open Subtitles كان بوسعك البقاء في المنزل تتغزّل أنت والرّئيسة
    Ben işime dönersem, sen de evde kalıp çocuklarla ilgilenebilirsin. Open Subtitles لذا فإن عدت للعمل يمكنك وقتها البقاء بالمنزل و الاعتناء بالأطفال
    evde kalıp yatak odasına küçük bir duvar mı öreyim? Open Subtitles مالذي تريدين مني أن أفعله؟ أبقى في المنزل معك و أبني جداراً صغيراً يخترق غرفة النوم؟
    Hey, dinle, cuma akşamı benimle birlikle Arcade Fire'ı izlemeye gelir misin, yoksa evde kalıp, vicdan azabına hemşirelik mi yapacaksın? Open Subtitles اسمع , هل تريد الذهاب معي لمشاهدة فلم ليله الجمعه هل يجب ان تبقى بالمنزل وينمو بداخلك شعورك بالذنب
    Eğer evde kalıp film izlemek istersen. Open Subtitles لذا إذا أردت فقط البقاء في المنزل ومشاهدة فلم, فأنا مستعدة تماما. لا, يجب أن تذهبي للحفل.
    evde kalıp sehpanın üzerindeki telefonunun ekranına kilitlensen daha iyiydi. Open Subtitles يمكنك فقط البقاء في المنزل و التحديق في هاتفك على طاولة القهوة
    Düğünleri severim ama keşke evde kalıp, birlikte takılabilsek. Open Subtitles أحب الزواجات لكنني أتمنى لو كان بإمكاننا البقاء في المنزل سويًا،
    O şehirdeki her haspayla gönül eğlendirebiliyordu ama ben, evde kalıp kirli çekmecelerini fırçalamak zorundaydım. Open Subtitles كان بإمكانه مضاجعة أي فتاة في البلدة وانا كان عليّ البقاء في المنزل أنظف سراويله القذرة
    O zaman belki evde kalıp kendileri büyütmeliler... Open Subtitles ربما يجب عليها البقاء في المنزل وتربيته بنفسها
    evde kalıp senin kanyonunda folk şarkısı söylemeyi tercih ederim. Open Subtitles أفضّل البقاء في المنزل واقامة علاقة معكِ.
    evde kalıp porno seyretmek sayılırsa. Open Subtitles طبعاً، لو احتسبنا البقاء بالمنزل ومشاهدة الأفلام الاباحية.
    - evde kalıp, bacaklarımı dizlerime kadar tıraş etmek yerine haftada bir kez yaptığım eğlenceye dikkatini verme konusunda daha esnek olsun o zaman o liste. Open Subtitles ربما ستكون أكثر إنفتاحاً لو حضرت واحدة من أدائي الغنائي الأسبوعي بدلاً من البقاء بالمنزل لحلق ساقها
    Kahvaltı için buraya gelmek mi yoksa evde kalıp dolaptaki kokuşmuş şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmak mı daha iyi bilemedim. Open Subtitles كنتُ أمام خيارين ، إما أن أحضر إلى هنا لتناول الإفطار أو أن أبقى في المنزل لأكتشف سبب الرائحة الكريهة في الثلاجة
    Hey, dinle, cuma akşamı benimle birlikle Arcade Fire'ı izlemeye gelir misin, yoksa evde kalıp, vicdan azabına hemşirelik mi yapacaksın? Open Subtitles اسمع , هل تريد الذهاب معي لمشاهدة فلم ليله الجمعه هل يجب ان تبقى بالمنزل وينمو بداخلك شعورك بالذنب
    Keşke evde kalıp sen ve oyuncak uçaklarınla takılabilseydim. Open Subtitles أتمنى أن أبقى بالمنزل معك و نلعب بالطائرات
    evde kalıp yemek pişireceğim. Evlenmeli miyiz? Open Subtitles انا سوف ابقى في المنزل واعد بعض الحلويات هل ينبغي علينا ان نتزوج ؟
    evde kalıp ağaçlar yapabilirdik. Open Subtitles كان يمكننا أن نبقى في المنزل نصنع الأشجار
    Yani, Stifler'lar evde kalıp otuz bir çekmek için hasta numarası yapmazlar. Open Subtitles أعني أن (ستيفلر) لا يتظاهر بالمرض لكي يبقى بالمنزل و يسحب قضيبه
    Dün akşam seni ektiğim için özür dilerim ama evde kalıp maçı izlemem gerekiyordu. Open Subtitles أسفة جداً لترككما ليلة أمس لكن إظطررت للبقاء في المنزل و مشاهدة مباراة كرة سلة
    evde kalıp köpeğimin taşaklarını kaşımayı yeğlerdim. Open Subtitles أفضل ان اجلس في منزلي و أعُدَّ التجاعيد على خصيتي كلبي
    evde kalıp bütün gün dans mı etsin? Open Subtitles تسمح له بالبقاء بالمنزل وتعمل له حفلة رقص؟
    evde kalıp video oyunları oynamayı tercih ederdim bilirsin! Open Subtitles أنا أفضل المكوث في المنزل واللعب بألعاب الكومبيوتر أتعلم؟
    Neden normal bir genç olamıyor? Mezuniyet gecesinde evde kalıp makineli tüfeğini temizledi. Open Subtitles في ليالي الحفلات الراقصة، تبقى في المنزل تتابع المسلسلات التلفزيونية

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus