| Sunan kişi olarak, gösterinin yıldızı olduğunu düşünmek kolay. | TED | من السهل، كمقدم للعرض، أن تشعر أنك نجم العرض. |
| Sürekli bir şeylerle meşgul olsun Ve gösterinin yıldızı olduğunu bilmesine fırsat vermeyin. | Open Subtitles | " اشغله دائماً " " و لا تدعه يعرف إنه نجم العرض " |
| Bak, gösterinin yıldızı sensin ama kendi içgüdülerine güvenmelisin onunkilere değil. | Open Subtitles | أنظري أنتِ نجمة العرض لكن يجب ان تثقي بموهبتك ليس بموهبتها |
| İşte burada, Kuantum Geçidi'nin ta kendisi, gösterinin yıldızı. | Open Subtitles | وها هي, البوابة الكمية بنفسها نجمة العرض |
| Ve şimdi bayanlar baylar gösterinin yıldızı şamdanıyla ve piyanosuyla dünyaca ünlü... | Open Subtitles | والآن سيداتي وسادتي نجم الحفل... الرجل الذي لديه شهرة عالمية... |
| Ve işte gösterinin yıldızı. | Open Subtitles | وهذا أهمهم |
| Ama gösterinin yıldızı aşağıda mermer tablanın üzerindeydi. | Open Subtitles | لكن نجم العرض يكون مستقراً علي منضدة التشريح الرخامية |
| Eros olayı oturumları toplandığında seni gösterinin yıldızı yapacaklar. | Open Subtitles | عندما تُعقد جلسات الاستماع في حادث إيروس سوف يجعلونك نجم العرض |
| Kahraman arketiplerine baktığımda, "Tamam, sunan kahraman, sahnede gösterinin yıldızı onlar" diye düşündüm. | TED | وعندما تقدمت لدراسة نماذج الأبطال، اعتقدت أن، "حسناً، المقدم هو البطل، إنه على خشبة المسرح، إنه نجم العرض." |
| gösterinin yıldızı olmak istemiştin. | Open Subtitles | اردت ان تكون نجم العرض |
| - İşte gösterinin yıldızı. | Open Subtitles | انها نجمة العرض |
| Bu gösterinin yıldızı mı olmak istiyorsun? | Open Subtitles | أترغب أن تكون هي نجمة العرض ؟ |
| - Ve gösterinin yıldızı sensin. | Open Subtitles | وإنّك نجمة العرض. |
| Bayanlar baylar, gösterinin yıldızı. | Open Subtitles | سيداتي وسادتي، نجم الحفل |
| Ve işte gösterinin yıldızı. | Open Subtitles | وهذا أهمهم |