| Adamı uçurdular, işsiz kaldı. | Open Subtitles | انه المسؤول عن الغلوكونيد، انه عاطل عن العمل |
| Annem öldü, Babam işsiz kaldı falan de. | Open Subtitles | والدتك مريضة والدك عاطل عن العمل |
| City'de çalışıyordu ama personel kısıntısına gittiler ve işsiz kaldı. | Open Subtitles | كان يعمل فى المدينة, ولكن بعد الأزمة, فقد وظيفته |
| Kağıt fabrikasını kapattıklarından kocası da işsiz kaldı. | Open Subtitles | وزوجها فقد وظيفته لأنهم أغلقوا مصنع الورق |
| Böylece tüm aile işsiz kaldı. | Open Subtitles | وسرعان ما أصبح جميع أفراد عائلتي بلا عمل |
| Tersane 2 yıl önce kapandı, herkes işsiz kaldı. | Open Subtitles | حوض بناء السفن تم اغلاقه من عامين و الجميع بلا عمل |
| Çin'de on milyonu aşkın göçmen işçi işsiz kaldı. | Open Subtitles | ما يزيد عن 10 ملايين من العمال المغتربين فى الصين فقدوا وظائفهم |
| Çin'e bağlandığımızdan beri bir çok Tayvanlı işsiz kaldı. | Open Subtitles | فقد العديد من التايوانيين وظائفهم |
| Bob işsiz kaldı. İkisi acaip bir kilise açmış olabilirler. | Open Subtitles | (بوب) عاطل , فقد يكونون قد أنشأوا كنيسة غريبة |
| Kocaman günün biride işsiz kaldı. | Open Subtitles | أصبح زوجي عاطل عن العمل |
| Jimmy senin yüzünden işsiz kaldı. | Open Subtitles | (جيمي) عاطل عن العمل بسببك. |
| - İşsiz kaldı da. | Open Subtitles | إنه عاطل |