| Ve ortağım Ross ile birlikte, bunun gibi 70 araştırma yaptım. | TED | وقد قمت بأكثر من 70 تحقيق مثل هذا مع شريكي روس. |
| Bu laboratuvarda takımım ile birlikte üzerinde çalıştığım en önemli şeydir. | TED | و هذا هو الشيء الأساسي الذي أعمل عليه مع فريقي بالمختبر |
| Amerika'daki Kalp Derneği ile birlikte, çocuk obezitesi girişimini başlattık. | TED | لقد بدأنا بمبادرة سُمنة الأطفال مع جمعية القلب في أمريكا. |
| Jeneratörünü yan taraftaki Wade Kinsella ile birlikte kullanmak zorundasın. | Open Subtitles | تَشتركين في مولد مَع الرجلِ في البيت المقابل ويد كانسيلا |
| Büyük baloda, kraliçe ile birlikte gireceksin ama devlet yemeğinde eşlik edilmeden gireceksin. | Open Subtitles | في الإحتفالات الكبيرة .. تدخلين برفقة الملكة ولكن في حفلات العشاء بالإمارة .. |
| Simona Botti ve Kristina Orfali, ile birlikte Amerikan ve Fransız aileler ile röportaj yaptığımız bir çalışma gerçekleştirdik. | TED | في الدراسة التي قمت بها مع سيمونا بوتي و كريستينا ورفالي على الاباء والامهات في امريكا وفرنسا الذين تعرضوا |
| Bob, bir kaç günlüğüne Yüzbaşı Blackadder ile 'birlikte olmanı' istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | الآن يابوب, أريد منك أن تبقى مع النقيب بلاكادر لمدة يومين,حسناً؟ حاضر, سيدي |
| Cassius Clay, Corbett, Tunney ve Braddock ile birlikte rekorlar kitabına, ağırsıklet tarihinin en büyük dramalarından birini yaşatarak geçiyor. | Open Subtitles | كاسيوس كلاي يذهب الى دفتر مع كوربيت ، وتوني برادوك ، تحقيق مفاجأة كبيرة قبالة آخر وزن الثقيل في التاريخ. |
| İstemeyerek te olsa Ernst Reuter ile birlikte hava nakliyesi fikrini kabullendi. | Open Subtitles | وافق بعد تردد على المضي قدما بفكرة الجسر الجوي مع إيرنست رويتر |
| O geceyi gerçekten Iwata ile birlikte mi geçirdiniz ? | Open Subtitles | و لكن هل حقاً أمضيتِ الليلة هناك مع إيواتا ؟ |
| Bu Cuma St. Paul ile birlikte geleneksel yıl sonu... balomuzu yapacağız. | Open Subtitles | ليلة الجمعه القادمة موعد الحفل الراقص السنوي لنهاية العام مع سانت باولز |
| Sen en son bu insanları Trudy ile birlikte görmüştün. | Open Subtitles | انها الفترة الاخيرة ترين كل هؤلاء الناس كأنك مع ترودي |
| Beverly ile birlikte çalışmıyorum. Et yiyen bakteri de yok. | Open Subtitles | أنا لم أعمل مع بيفرلي وليس هناك بكتيريا آكله للحم |
| Bu hafta sonu Jack ve Shelia ile birlikte akşam yemeğini teknede yiyeceğiz. | Open Subtitles | فى عطلة نهاية الاسبوع , سنذهب فى رحلة بحرية مع جاك و شيلا |
| Simdi ifadeni gazeteye bastırmaya gidiyorum renkli fotoğrafın ile birlikte. | Open Subtitles | والان ساطبع المقاله في الجريده مقاله طويله مع صوره ملونه |
| Kitap ve senin sevimli ihtiyar kütüphanecin ile birlikte hastanedeyim. | Open Subtitles | أنا في المُستَشفى مَع الكِتاب وعَجوز المَكتبة اللطيف الذي ذكرتماه. |
| Katsuyori maiyetinde 25 bin asker ile birlikte Nagashino'ya doğru yola çıkmış. | Open Subtitles | تَركَ كاتسيوري مقاطعتة مَع 25,000 جندي تَوَجُّه إلى ناجاشينو |
| Büyük baloda, kraliçe ile birlikte gireceksin ama devlet yemeğinde eşlik edilmeden gireceksin. | Open Subtitles | في الإحتفالات الكبيرة .. تدخلين برفقة الملكة ولكن في حفلات العشاء بالإمارة .. |
| Jean-Georges'a götüreceğim onu. Donald Duck ile birlikte olmadığınız sürece gidemeyeceğiniz bir yer. | Open Subtitles | حصلت على حجز فى جون جورج مستحيل , تقريبا الا اذا كنت تواعد مادونا |
| 17 yaşında, arkadaşı Al Diaz ile birlikte sanat dünyasına ilk girişini yaptı. | TED | في عمر الـ17، خطى أولى خطواته الناجحة في عالم الفن بصحبة صديقه ألدياز، |
| Bu yaz Trudy ile birlikte gelebileceğinizi umuyoruz. | Open Subtitles | نأمل بانك انت و ترودي تتمكنا للذهاب إلى المنزل في الصيـف |
| Günler sonra, kaybolan at yedi yabani at ile birlikte geri döner. | TED | وبعد عدة أيام عاد الحصان ومعه سبعة أحصنة برية. |
| Güzel karıcığın annenler ile birlikte mi yaşayacak? - Annemler ile yaşamıyorum. | Open Subtitles | هل تسكن زوجتك الجميلة في القبو مع والديك ومعك ؟ |
| Çıktı geldi, Alice ile birlikte yolculuk için çokça yiyecek hazırladılar. | TED | لذا جاءت، هي و اليس وضعوا كمية طعام كبيرة للرحلة. |
| Süregelen savaşlar ile birlikte, bir mültecinin sürgünde geçirdiği ortalama süre 17 yıldır. | TED | ومع استمرار الحرب، فإن معدل المدة التي يقضيها اللاجئ في المنفى هو سبعة عشر عاماً. |
| Ben de Lois ile birlikte kurduğunuz eve geldiğimi sanıyordum. | Open Subtitles | {\pos(192,200)}وأنا أيضاً حسبتُ أنّي سأعود إلى بيتٍ تبنياه أنتَ و(لويس) سوياً. |
| Pierre, Bay Bianchi ile birlikte prensesi az sonra kompartımanında ziyaret edeceğimizi haber verir misiniz. | Open Subtitles | شكرا يا بيير .. أيمكنك من فضلك أن تخبر الأميره دراجوميروف أن السيد بيانشى و أنا سوف نوافيها هى و وصيفتها |