| Yani, başarılı olmak istersen, daha iyi kimden öğrenebilirsin ki, değil mi? | Open Subtitles | أعني إن كنت تريد النجاح، فيجب أن تعرف مع من تتعلم، صحيح؟ |
| İçeri girdiğimizde, ne istersen yap, sadece benden ve kızdan uzak dur. | Open Subtitles | بمجرد ان ندخل, أفعل ما تريد ولكن أبقى بعيدا عنى وعن الفتاة |
| Eğer istersen seni eve bırakabilirim. Benim gerçekten güzel bir arabam var. | Open Subtitles | اذا كنتِ تريدين يمكنني أن أوصلك للمنزل ًأنا أملك سيارة لطيفة حقا. |
| O yüzden çıkıp şarkı söylemek veya köşeleri çağırmak istersen... | Open Subtitles | إذاً لو أردتِ فقط أن تُدلي.. أُنشودة أو تُدعين الزوايا |
| Ne istersen yaparım, yeter ki babamı rahat bırakacağına söz ver. | Open Subtitles | سأفعل ما تريده , اتفقنا؟ لكن عدني أن تترك والدي وشأنه |
| Londraya gittiğinde eğer bir silah istersen bu numarayı ara. | Open Subtitles | عندما تصل إلى لندن اذا اردت مسدس اتصل بهذا الرقم |
| Ne zaman benimle konuşmak istersen... telefon aç... ve telsizimi açmamı söyle. | Open Subtitles | وقتما تشاء التكلم معي، اتصل بي على الهاتف، واطلب مني أن أشغّله |
| Bir tavsiye istersen, bu planı sakın şişman herife anlatma. | Open Subtitles | إن كنت تريد إخفاء سر. فلا تخبر هذا الفتى السمين. |
| Ya da sonra beni aramak istersen, kesinlikle arayabilirsin, herhalde. | Open Subtitles | أو إذا تريد ان تتصل بي بعد ذلك، يمكنك ذلك |
| Dinle, ne istersen yaparım. İstediğim bana bir kıyak çekmen. | Open Subtitles | أنظر , سأفعل أي شئ تريد , إنها خدمة واحدة. |
| İstersen, sen de gelebilirsin. Öğleden sonrayı da birlikte geçiririz. | Open Subtitles | تستطيع أن تأتي اذا تريد ذلك وسنقضي وقت الظهيرة سوياً |
| Kendin için küçük bir ayna istersen bence mahsuru yok. | Open Subtitles | إن كنتي تريدين مرآة صغيرة لأغراضك الشخصية فأنا لا أعارض |
| Sinemaya veya donmuş yoğurt yemeye gidelim. Sen ne istersen. | Open Subtitles | أو الى أفلام أو بوظه باللبن ، اي شي تريدين |
| Sadece diyorum ki, eğer biraz uzaklaşmak istersen kimsenin seni suçlayacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | ما اقوله أنه لا احد سيلومكِ لو انكِ أردتِ الراحة لبعض الوقت |
| Dinle, seni nereye istersen götüreceğim. - Bırak çocuk gitsin. | Open Subtitles | سأحلق بك إلى أي مكان تريده فقط أترك الولد يذهب |
| Ben antrenör değilim ama istersen sana birkaç şey gösterebilirim. | Open Subtitles | أنا لست مدربا لكنني استطيع ان اريكي هذا ان اردت |
| Altını bulalım, altı tanesi senin olsun ve ne istersen yap. | Open Subtitles | نجد الذهب.. وتأخذ أنت ست مكعبات ذهب تفعل بها ما تشاء. |
| Şimdi patron olduğuna göre, eğer kendine zam yapmak istersen... | Open Subtitles | الآن ، كونك المدير إذا أردت أن تمنح نفسك علاوة |
| O çizgi kahraman. Kafasına ne istersen düşür. Bir şey olmaz. | Open Subtitles | كلا، هو شخصية كرتونية، أسقط عليه ما شئت ولن يشعر بشيء |
| Oraya vardığımız zaman istersen heykelin tepesine çıkarız diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | عندما نصل إلى هناك سنصعد إلى قمة التمثال إذا أردتي |
| Aynı ödül senin de olabilir, eğer kabul etmek istersen. | Open Subtitles | نفس ما يمكن أن يعطوه لك إذا كنت ترغب بالقبول |
| Hayatının geri kalanıyla başka bir şey yapmak istersen bana gel. | Open Subtitles | أتريد أن تستفيد من بقية حياتك؟ إن أردت ذلك، تعال لرؤيتي |
| Senin için söylemesi kolay. Sen evli değilsin kimle istersen seks yapabilirsin. | Open Subtitles | هذا سهل عليك فأنت لست متزوجة يمكنك مماررسة الجنس مع من تشائين |
| Ne istersen yaparım ama bunu sık sık yaptığını söyledi. | Open Subtitles | سأفعل كل ما تريدينه, ولكنه قال إنكِ تفعلين هذا دائماً |
| Ayrıca bir arkadaşını ya da çalıştığın insanları getirmek istersen sana kalmış ayrıca tekrardan böyle karşılaşmamız da çok iyi oldu. | Open Subtitles | لأنني متفرغ جدا، كما تعلمين؟ لذلك إذا كنتي ترغبين في جلب أحد الأصدقاء أو الناس الذين تعملين معهم هذا متروك لك |
| Sana olan saygımdan dolayı izin istiyorum. Eğer onu istersen gelip alırım. | Open Subtitles | إنما أطلب إذنك بداعي الإحترام ، إن رغبت بها فيمكنني ببساطه أخذها |