| Bu sabah Charles'i aradım ve bana telefonu kapatmadan önce boşanacağınızı söyledi. | Open Subtitles | إتّصلت بتشارلز هذا الصباح وقال لي قبل أن يقفل الخط بأنّكم ستنفصلون |
| Yemek tatili için kapatmadan önce Bay Charlesworth'ü bulmak istiyordum. | Open Subtitles | يجب أن أجد السيد "تشارلزورث" قبل أن يقفل لموعد الغداء |
| Piston burayı kapatmadan önce geri gelmeliyiz. | Open Subtitles | علينا أن نعيده إلى هنا قبل أن يغلق المكبس المكان |
| Ama konuşmaktan bahsetmişken, dükkânını kapatmadan önce gidip şu rehinci adamla konuşmam gerekiyor, tamam mı? | Open Subtitles | لكن بمناسبة الحديث، إنني ذاهبة للتحدّث مع صاحب المحل قبل أن يُغلق محلّه، حسناً؟ أيمكننا الحديث لاحقاً؟ |
| Her gece ışıkları kapatmadan önce seni haberlerde görüyorum. | Open Subtitles | أراكي على الأخبار , في نهاية كل ليلة قبل إغلاق الأنوار |
| kapatmadan önce Shummaker dosyalarını AOL hesabıma e-mail'le yolladım. | Open Subtitles | لقد أرسلت ملفات حساب شوماخر إلى بريدى قبل أن أغلق الجهاز |
| Irak'tan gelir gelmez ilk ve telefonunu kapatmadan önce yaptığı son görüşme o şirketle. | Open Subtitles | كانت أوّل إتصال تلقاه عندما عاد من (العراق)، وآخر إتصال قبل أن يغلق هاتفه. |
| Üç dakika, şans eseri, bu tam olarak kapatmadan önce bir telesekreterin kayıt etme süresidir. | Open Subtitles | ثلاث دقائق,من قبيل الصدفة,هي مدة جهاز الرد الآلي التي يستغرقها للتسجيل قبل أن يُغلق الخط |
| Bu evde açtığınız kapıyı kapatmadan önce... bir diğer kapıyı açılmaz. | Open Subtitles | في هذا البيت، لا باب يفتح... قبل أن يُغلق سابقه |
| Sanırım burayı kapatmadan önce de burada yaşıyormuş. | Open Subtitles | أعتقد أنّه عاش هنا قبل إغلاق المكان. |
| Hastayı kapatmadan önce söyleme fırsatın vardı. | Open Subtitles | كانت لديكِ الفرصة للتكلم قبل أن أغلق صدرها كل فرصة |
| Muayenehanemi kapatmadan önce genç bir doktorun ilgisini çeker mi diye bakmak istiyorum. | Open Subtitles | قبل أن أغلق عيادتي، أود أن أتفقدّ ما إذ كانت لا تلاقٍ إهتمام أي طبيبِ شاب |
| kapatmadan önce seni görmek istiyorum.. | Open Subtitles | أردتكِ أن تُلقي نظرة قبل أن أغلق صدرها |