| O kadar aptalsın ki, bir kuryeden fazlası olamazsın. | Open Subtitles | انا اعرف انك حثالة لتكون اكثر من مجرد ساعي. |
| İsmini duyduk ve bir süredir esrarengiz bir kuryeden haberdardık, ama... | Open Subtitles | لقد سمعنا بشأن الإسم ونعلم بشأن وجود ساعي غامض منذُ فترة طويلة ، لكن |
| Downey bir kuryeden 500,000 dolarlık mücevher çalmıştı. | Open Subtitles | Downey سَرقَ 500,000$ في الجواهرِ مِنْ a ساعي. |
| Sen bir kuryeden başka bir şey değilsin. | Open Subtitles | أنت لست شيء , لست أكثر من موصل |
| Sen kuryeden başka bir şey değilsin. | Open Subtitles | أنت لست شيء , لست أكثر من موصل |
| Küçük çaplı bir kuryeden daha fazlası. | Open Subtitles | إنّها أكثر من مُجرّد مُهرّبة مُتدنية المُستوى. |