| Pek çok insan Hub'ın Kuzey Afrika'daki en iyi binici olduğunu söyler. | Open Subtitles | معظم الناس كانت تقول أن هب كان أفضل فارس فى شمال أفريقيا |
| Kuzey Afrika'da dağınık halde olduklarından dolayı izlemesi çok zor bir örgüt. | Open Subtitles | متفرقين في جميع أنحاء شمال أفريقيا مما يجعل تتبعهم أمر صعب للغاية |
| Bu Lejyon, Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya'ya gönderilen bir paralı asker ordusuydu. Askerler, bağlılık yeminlerini Fransa için değil sadece Lejyon ve birbirleri için ederlerdi. | Open Subtitles | في قمة مجده، كان جيشاً من المرتزقة يُرسَل إلى المستعمرات في أفريقيا الشمالية أو جنوب شرق آسيا |
| Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar. Kuzey Afrika'daki Müslümanlar, başka yerlerdekiler değil. | TED | وبعض المسلمين يمارسون هذا التصرف اليوم وليس فحسب المسلمين في شمال افريقيا يقومون بهذا .. |
| Ünlü iş adamı Jans Christian Kemp, ...Eski Kuzey Afrika Müdafa Gücü'nün eski komutanı. | Open Subtitles | جان كريستين كامب نقيب سابق في قوات جنوب أفريقيا السابقة |
| Bu yabancı mücahitler Körfez'deki, Doğu Akdeniz'deki ve Kuzey Afrika'daki ailelerini bırakıp Irak'ta El Kaide'ye katılmışlardı. | TED | هؤلاء المقاتلون الأجانب قد تركوا عائلاتهم في الخليج الشام وشمال أفريقيا للالتحاق بالقاعدة في العراق. |
| Büyük ihtimalle Kuzey Afrika'daki seyyar satıcılardan alınmış. | Open Subtitles | على الأغلب إشتريتها من السوق السوداء الأفريقية الشمالية |
| Bütün bunlar bana Kuzey Afrika'da arkeolojik bir kazıda asistanlık yaptığım yazı hatırlattı. | Open Subtitles | هذا يذكّرني بالصيف الذي قمت فيه بالمساعدة في حفريات أثرية في شمال إفريقيا |
| Bu sistem Kuzey Afrika'dan İspanya'ya ve İspanya'dan Birleşik Devletler'in batısına taşınan ve hâlen kullanılan bir sistem. | TED | وانتقلت من شمال أفريقيا إلى أسبانيا، ومن أسبانيا إلى غرب الولايات المتحدة، حيث ما زالت تستخدم. |
| Akdeniz'i yönlendiren büyük Kuzey Afrika ortaçağ filozoflarını biliyor olmalılar. | TED | يجب أن يكونوا قد عرفوا فلاسفة العصور الوسطى العظماء من شمال أفريقيا الذين قادوا البحر الأبيض المتوسط. |
| Kuzey Afrika'da bir sahra hastanesinde görev yaptığını biliyor. | Open Subtitles | هو يعلم أنك خدمت فى شمال أفريقيا بالمستشفى الميدانى العسكرى. |
| Kuzey Afrika'nın kısa sürede kaybedileceği kesin. | Open Subtitles | من الواضح أن منطقة شمال أفريقيا ستضيع من أيدينا قريباً |
| Asker ve silah yüklü 600 gemi Kuzey Afrika'ya doğru demir aldı. | Open Subtitles | ستمائة سفينه محمله بالمواد الأوليه تُبحر متجهه صوب ساحل شمال أفريقيا فيما عُرف بعمليه : |
| Kuzey Afrika demek. | Open Subtitles | حقا، أفريقيا الشمالية |
| Fas, Kuzey Afrika Çekilin! | Open Subtitles | (المغرب) (أفريقيا الشمالية) |
| Ailem 1980'li yılların başında Kuzey Afrika, Libya'dan Kanada'ya geldi ve ben 11 çocuğun ortancasıyım. | TED | انتقل والديّ من ليبيا في شمال افريقيا لكندا في أوائل سنة 1980. وأنا الطفلة الوسطى من بين 11 طفلًا. |
| Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik. | TED | و خلال ذلك علمنا عن خطورة كارثة المياه في شمال افريقيا |
| 1978 ve 1981 yılları arasında Asya ve Kuzey Afrika'da bulunmuş. | Open Subtitles | المتاجرة بالسلاح بين سنة 73 و 81 في اسيا و شمال افريقيا |
| Sonra Uganda geri dönmeye başladı, bu arada Zimbabwe roket hızıyla yükseldi, bir kaç yıl içinde Kuzey Afrika'da HIV sıklığında berbat bir artışı başladı. | TED | بعد ذلك أوغندا بدأت بالتراجع في حين زيمبابوي وصلت علو السماء وبعد عدة سنوات، ارتفعت نسبة الإصابة بالفيروس في جنوب أفريقيا بشدة |
| Yakın zamana kadar Kuzey Afrika'daymış. | Open Subtitles | حتى الآونة الأخيرة، جنوب أفريقيا. |
| Orta Afrika güç bloğu oluştuğunda Kuzey Afrika ve Avrupa sömürge hâline gelir. | Open Subtitles | حجاب (وسط أفريقيا) يتشكل مُتستعمراً (جنوب أفريقيا) و أوروبا |
| Avrasya'nın çoğunu ve Kuzey Afrika'yı bağlayan ticaret ağları henüz en kurak çöllerine ya da uçsuz bucaksız okyanuslarına nüfuz etmiyor. | Open Subtitles | شبكة التجارة التي تربط معظم أوراسيا وشمال أفريقيا لم تخترق بعد أجف صحاري الأرض، أو تعبر أوسع المحيطات. |
| Fakat yayılan Yunan kültürü ve dili Atina'dan Suriye'ye, Kuzey Afrika'dan Afganistan'a devam etti. | Open Subtitles | من أثينا إلى سوريّة وشمال أفريقيا وصولاً إلى أفغانستان |
| Büyük ihtimalle Kuzey Afrika'daki seyyar satıcılardan alınmış. | Open Subtitles | على الأغلب إشتريتها من السوق السوداء الأفريقية الشمالية |
| Şimdi bu, isminden de anlaşılacağı gibi, Kuzey Afrika'dan gelen bir sivrisinektir ve tüm dünyaya yayılmaktadır. | TED | هذه البعوضة تأتي كما يقترح اسمها، من شمال إفريقيا وهي تنتشر حول العالم. |