| Senin "bastır takım", kız gibi attığını söyledi mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق وأخبر أحدا فريقك بأن المهاجم يرمي الكرة كالقتاة؟ |
| Hannah sana zorbalığa uğradığından falan söz etti mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق وأخبرتك هانا شيئاً عن التنمر أو أي شيء؟ |
| Demek istediğim, daha önce gerçekten suç işledin mi hiç? | Open Subtitles | أعنى , هل سبق لك أرتكاب جريمة من قبل ؟ |
| - Buradaki bayanlar tuvaletine gittin mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق لك أن كنت في حمام السيدات هنا؟ لا |
| Burnunu buklelerden oluşan bir dağa gömüp sonsuza kadar uyumak istedin mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق أن دفنت انفك في جبل من الشعر المجعد |
| Terliklerle koşmayı denedin mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق لك أن حاولت ليتم تشغيله في النعال؟ |
| Siz ikiniz profesyonel çalışanlar olduğunuzu unutmayın, tamam mı? "Nefessiz"i izledin mi hiç? | Open Subtitles | هي, ابقياها بطريقة محترفة انتما الاثنين, ها هل سبق أن شاهدتي احد مقطوع النفس |
| - Gitmemiş olsaydım, ne olacağını merak ettin mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق أن تساءلت ماذا كان سيحدث لو لم ارحل ؟ |
| Sokağın sonundaki kiliseye gittin mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق و أن ذهبت الى الكنيسة في آخر الطريق؟ |
| Diz kapağın olmadan yürümeyi denedin mi hiç, bebek? | Open Subtitles | هل سبق أن مشيتِ من دون ركبتَيْن، يا عزيزتي؟ |
| Kendinizi odaya kitleyip, üzüntülü müzikler dinleyip ağlayacak kadar çok birini sevdiniz mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق و أن أحببتِ أحدهم كثيراً لدرجت رغبتكِ بإغلاق غرفتك و تشغيل موسيقى حزينة و البكاء ؟ |
| Temmuz ortasında tatlı mısır yedin mi hiç? - Yemedim galiba. | Open Subtitles | هل سبق لكِ أن تذوقتِ ذرة جيده في منتصف يوليو |
| Tamam, bu ailede babanın ölmediği bir doğum gerçekleştirdin mi hiç? | Open Subtitles | حسنٌ، هل سبق وقمتِ بتوليد طفلاً في العائلة، حيث لم يمت الأب؟ |
| Hayatında böyle bir şeyle test edildin mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق و أن تعرضت لاختبار عسير كهذا في حياتك؟ |
| Hayatında böyle bir şeyle test edildin mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق و أن تعرضت لاختبار عسير كهذا في حياتك؟ |
| Bu arkadaş siyahi mi beyaz mı, bahsetti mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق وذكرت هل كان هذا الشخص أسوداً أم أبيض ؟ |
| Fark edemeğimiz o ana tanıklık ettiniz mi hiç Herr Kushemski? | Open Subtitles | هل سبق لك وان اختبرت لحظة مفاجئة، سيد كوشيمسكي ؟ |
| Generaliniz savaşa sizinle geldi mi hiç? | Open Subtitles | هل سبق وأن طار معكم الجنرال إلى المعركة؟ |
| Babam sana özel bir anahtardan bahsetti mi hiç, babaanne? | Open Subtitles | هل سبقَ وذكَرَ أبي مفتاحاً خاصاً لكِ جدتي؟ |
| Yarım ton ağırlığında bir şeyin doğmasına yardım ettin mi hiç? | Open Subtitles | هل عمرك منحت الحياة لشيء لما يزن نصف طن؟ |
| Robert, sen körfeze palamut tutmaya gittin mi hiç? | Open Subtitles | روبرت، أسبق لك أن تعمقت في الخليج خلف أسماك البونيتو؟ |
| Kızın birinin kalçalarının arasından geçen malı çektin mi hiç? | Open Subtitles | هل جربت مرّة بأن تأخذ جرعةً من صديقتك تستخدم مؤخرتها بكسر الثلج؟ لا |
| Ne yaptığımız merak ettin mi hiç? | Open Subtitles | وأنا تأخذ نفسا عميقا؟ هل من أي وقت مضى يتساءل ما كنت أفعله؟ |
| Eğlence parkındaki hızlı döndürücüye bindin mi hiç? | Open Subtitles | هل زرت من قبل العربات الطائرة في المنتزهات ؟ |
| Bu çiçeklerin benim için olabileceği aklınıza geldi mi hiç? | Open Subtitles | هل خطر لك قط بأن تلك الورود قد تكون لأجلي؟ |
| Hoş olmayan şekilde karşına çıkacağı aklına gelmedi mi hiç? | Open Subtitles | ألم يخطر ببالك أن تصرفك ستكون له عاقبة لن تعجبك؟ |