| Ben bir kütüphaneciyim ve yapmaya çalıştığı şey bütün bilgi kaynaklarını onlara ulaşmak isteyen olabildiğince çok insana ulaştırmak. | TED | أنا أمين مكتبة, وما أحاول أن أفعله أن أجعل كل أعمال المعرفة بمتناول أكبر عدد ممكن من الراغبين بقراءتها |
| Başarılı oldu da. Enfeksiyon oranını olabildiğince en alt seviyede tuttu. | Open Subtitles | كان عملاً ناجحاً، معدل الإصابة تم الإحتفاظ به لأدنى حد ممكن |
| Sizlere olabildiğince stressiz bir ortam sağlayabilmek için bu şekilde tasarlandı. | Open Subtitles | صُمِّمَت على هذا النحو لتكون خالية من الإجهاد بقدر الإمكان لِتناسبكم. |
| O 3.000 doları buradan olabildiğince uzağa kaçmak için kullanacaktım. | Open Subtitles | كنت سأستخدم الثلاث ألاف لأبتعد بها عن هنا بقدر الإمكان |
| Pekâlâ Bay Grin, beni olabildiğince hızlı bir şekilde Londra'ya götürmeni istiyorum. | Open Subtitles | حسناً، سيد جرين ، أريدك أن تطير بي إلى لندن بأقصى سرعتك |
| olabildiğince çabuk buldum seni. Etrafında olmam bunu açıklıyor zaten. | Open Subtitles | لقد وجدتك بأقصى سرعة ممكنة لقد بحثت عنك الولاية كلها |
| Barikatlar kuruldu, devriyeler dışarıda. Herşey olabildiğince sessiz. | Open Subtitles | حواجز الطرق قائمه والدوريات تجوب بالخارج، كل شيء كأفضل مايمكن |
| Bu 4 noel kutlamasını olabildiğince hızlı ve acısız bitirmek. | Open Subtitles | علينا أن نتجاوز الأعياد الأربعة بأسرع وقت وبأقل ألم ممكن |
| Bu arabayı laboratuvara almalıyız. - olabildiğince çabuk adli kanıta ihtiyacım var. | Open Subtitles | عليّنا أن نأخذ هذه السيارة للمعمل أريد استخراج الأدلة بأسرع وقت ممكن |
| Bundan dolayıdır ki amaç erken kalkıp olabildiğince hızlı şekilde gitmektir. | Open Subtitles | لذا، سوف نصعد للأعلى بهدوء وبلطف ونتجاوز ذلك بأسرع وقت ممكن. |
| Orada cephaneliği bulmak için yarışacağız. İçeride olabildiğince adama ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | إن هذه المهمّة سباق لمخزن السلاح، ونحتاج لأكبر عدد ممكن بالداخل. |
| Ayrıca topluluk üyelerinin bir yerden bir yere olabildiğince hızlı gitmeleri gerekir | TED | وإلى الانتقال من مكانٍ لآخر بأسرع وقتٍ ممكن. |
| olabildiğince çok şey öğrenmeye çalışıyorsunuz. | TED | وتُريد ان تتعلم اكبر قدر ممكن وبأسرع ما يمكن. |
| Ya onlardan olabildiğince uzağa gideceksin ya da kafana bir kurşun sıkacaksın. | Open Subtitles | لذا عليك أن تبتعد عنهم بقدر ما تستطيع و إلا تقوم بالانتحار |
| Şimdi biraz daha güçlüyüm, olabildiğince çok yakıt almak istiyorum. | Open Subtitles | الأن لديّ قوة إضافية، لهذا اريد إحضار الوقود بقدر الأمكان. |
| Bir arkadaşın ve ileride kuvvetle muhtemel seni savunacak bir savcı olarak bu işten olabildiğince uzaklaşmanı tavsiye ediyorum. | Open Subtitles | وبصفتي صديقتك وربما إلى حد ما المحامية التي قد تُحاكمك يوماً ما، أقول لك، ابتعد عن هذا بقدر الإمكان |
| Fakat ülke olarak biz, ne olursa olsun, olabildiğince yerimizde kalmaya ve bir ulus olarak kalmaya çalışacağız. | TED | ولكن، كبلد، التزامنا هو أنه بغض النظر عما سيحدث، سنحاول بقدر الإمكان البقاء والاستمرار في العيش كأمة. |
| Bu işe hemen başlayıp olabildiğince hızlı ve insanca bitirmek istiyorum. | Open Subtitles | أني أرغب في أن أبدأ هذا وأنهيه بأقصى سرعة على الإطلاق |
| Bu da Jason Cole'u olabildiğince mutlu ve burada tutmak anlamına geliyor. | Open Subtitles | وهذا يعني ان ابقي جايسون كول سعيد وموظف هنا اطول فترة ممكنة. |
| Bunu olabildiğince kısa tutalım. Bu seferlik karına dokunmayacağız. | Open Subtitles | سنحاول ان نجعل ذلك اقصر مايمكن زوجتك لن تؤذى فى ذلك الوقت |
| olabildiğince iyi günah çıkartacağım ama kalbimde bir boşluk var. | Open Subtitles | أريد الإعتراف وكأن هذا أفضل ما يمكنني فعله لكن قلبي فارغ |
| Önce biz gidelim, olabildiğince ilerleyelim sonra Elektromanyetik Atma'yı patlatalım. | Open Subtitles | نبدأ اولاً بالحفر قدر ما نستطيع ثم نفجَر النابض الكهرومغنطيسى |
| Bunun yerine, erkekler kabararak olabildiğince tehditkar görünür sonra öfkeli renk ve şekil gösterileriyle savaşmaya hazır olduklarını belli ederler. | Open Subtitles | بدلا من ذلك ، الذكور ينفخون أنفسهم مع نظرة تهديد قدر الإمكان ثم تتصل رغبتهم للمحاربة بعروض ألوان ونمط غاضبة |
| Cesedi hafiften kokmaya başlamıştır bile. olabildiğince zarar vermemeye çalıştım. | Open Subtitles | حتمًا الجثّة بدأت تتعفّن قليلًا، حاولت إبقاءها سليمة ما استطعت. |
| Çadıra tam güneş doğarken ulaştık bu yüzden olabildiğince hızlı yerleşmemiz lazım. | Open Subtitles | حسناً، وصلنا للمخبأ عند شروق الشمس، لذا سنضع العدّة بأسرع ما يمكننا. |
| olabildiğince çabuk ol seni seviyorum, bir iki güne görüşürüz | Open Subtitles | غادرى سريعا قدر استطاعتك احبك و سأراكى فى خلال يومان |
| Oldukça etkili. Amaç A noktasından B noktasına olabildiğince yaratıcı bir şekilde geçmek. | Open Subtitles | الهدف منها هو الوصول من النقطة أ إلي ب بكل الطرق الإبداعيّة الممكنة. |
| Senin yerinde olsam, dostum, olabildiğince çabuk orayı terkederdim. | Open Subtitles | لو كنت أنا مكانك أيها الصغير لهربت بأقصي ما استطيع من سرعة |
| Yoluna çıkmadan ona olabildiğince yaklaşmak zorundalar. | Open Subtitles | يجب أن يتحركوا الى اقرب نقطة ممكنه بدون أن يصبحوا واقعيا في طريق القرش |
| Eğer benden kurtulmaya çalışıyorsan bunu olabildiğince zor ve korkunç hale getireceğim! | Open Subtitles | إن كنتِ تحاولين التخلص مني فسأجعل هذا الأمر صعباً وبشعاً قدر إستطاعتي |