| Oraya gitmeden önce doktorla randevum vardı. | Open Subtitles | لقد كان لدي موعد مع الطبيب قبل ذهابي هناك |
| Hayır Oraya gitmeden önce biliyordum. | Open Subtitles | لا. كنت أعرف ذلك قبل ذهابي إلى هناك |
| Ama Oraya gitmeden önce tamamen ayılmıştım. | Open Subtitles | لكنني أزلت آثارها قبل ذهابي |
| Ama Oraya gitmeden önce oğlum Phil hakkında bilmen gereken bir şey var. | Open Subtitles | ولكن قبل ان تذهب الى هناك، هناك شيء يجب أن "تعرفيه عن ابني، "فيل. |
| Oraya gitmeden önce Nessa'ya verdin. | Open Subtitles | انت اعطيتها لنيسا قبل ان تذهب هي هناك |
| Bayım, lütfen Oraya gitmeden önce izin verin açıklayayım. | Open Subtitles | سيدى, أرجوك, قبل أن تدخل إلى هناك أنا فقط أريد أن أشرح لك |
| Yani Melanie Oraya gitmeden önce. | Open Subtitles | قبل أن تدخل ميلاني الي غرفة الملابس |
| Ben yapmadım! Sen Oraya gitmeden önce sana bir kelime bile söylemedim. | Open Subtitles | لم أفعل ، لم أوجه إليك كلمة قبل أن تذهب هناك |
| ama, atışlar ve paslaşmalar, sanki Oraya gitmeden önce orada olacağını biliyordum. | Open Subtitles | لكن عندما كنتُ أرمي لك تلك التمريرات كان وكأنني أعرف أين ستكون قبل أن تذهب هناك. |
| Oraya gitmeden önce senden izin almalıydım. | Open Subtitles | كان علي استئذانكِ قبل ذهابي |
| - Şimdi, Oraya gitmeden önce, seninle birlikte- | Open Subtitles | الآن, قبل ان تذهب ... سنفعل |
| Kalkanı bulmak için Oraya gitmeden önce gelip benimle konuşmuştun. | Open Subtitles | لقد رأيتني قبل أن تذهب للبحث عن الدرع |
| Oraya gitmeden önce | Open Subtitles | قبل أن تذهب هناك؟ |