| Biliyorsun. Eğer tanrı bana... ...bişey söylemek istediği zaman, baktığım heryerde rahibeleri görüyorum. | Open Subtitles | أظن أن القدر يريد إخباري شيئا في كل مكان أذهب إليه أرى الراهبات |
| rahibeleri severdi. Özellikle bir tanesini, çok severdi. | Open Subtitles | لقد كانت تحب الراهبات كانت هناك واحدة تفضلها |
| Okula gittiğim zamanki kutsal rahibeleri hatırlatıyor. | Open Subtitles | ده بيفكرني بالقلب المقدس لما كنت في مدرسة الراهبات |
| Şiddetten uzaklaşarak, Aziz Teresa'nın rahibeleri alanı terk edip, | Open Subtitles | وعندما شعرن راهبات سانت تريزا بالعنف قمن بترك المستعمرة |
| Genç büyücülere, yeteneklerinde ustalaşmalarını öğretmek Işık rahibeleri'nin görevidir. | Open Subtitles | هذا واجب راهبات الضيـّاء ، لإرشاد العرّافينالصغار،للتحكمبهبتهمالسحرية. |
| O zaman Işık rahibeleri, onu öldürüşümü izlesin. | Open Subtitles | راهبات الضياء يمكنهنَّ مراقبتى و أنا أقتلها. |
| Uyuşturucuya el sürmüşlükleri veya düşük akor çaldıkları olmamıştır. rahibeleri severim. Bu arada Uçan Rahibe nasıl uçar. | Open Subtitles | أحب الراهبات, كيف تستطيع الراهبات الطيران علي اي حال ؟ |
| Haydi rahibeleri suçlayalım. Bir şey daha söyleyebilir miyim? | Open Subtitles | لنلوم الراهبات أيمكني أن أقول شيئاً أخيراً؟ |
| Şu rahibeleri gitmeye zorladılar, ancak rahibeler kabul etmedi. | Open Subtitles | حاولت أن أطلب من الراهبات المغادره، لكنهن رفضن. |
| - Tamam, bırak rahibeleri. | Open Subtitles | انتظري لا.. ـ حسنا اترك الراهبات على حالهن |
| Burada mutlu olmadığını açıkça görüyorum, ben de rahibeleri ve diğer kızları özlediğini düşündüm. | Open Subtitles | بالتأكيد لا تبدين سعيدة هنا .. وقد فكّرت ربما تفتقدين الراهبات والفتيات الأخريات |
| rahibeleri kaçıran Simbas'ların peşine düşeceği yolculuğa beni de davet etti. | Open Subtitles | وعرض علي ان ارافقه ليصطاد السيمبا الذين خطفوا الراهبات |
| Bir adam bu filmi izlemiş ve kiliseye koşup rahibeleri becermeye başlamış. | Open Subtitles | أتعلم، شاب شاهده... . و ركض مسرعاً للكنيسة و بدأ بمضاجعة الراهبات |
| Sakın bunun için rahibeleri suçlama. Bu utancın sebebi sensin. | Open Subtitles | إياك أن تجرؤي على لوم الراهبات على هذا، أنت السبب في هذا العار |
| Sana davranışımın doğru olmadığını biliyorum hâlâ rahibeleri sevmiyorum. | Open Subtitles | أعلم أن الطريقة التي كُنت أعاملك بها لم تكُن لائقة لكنني مازلت لا أحب الراهبات |
| O sadece Işık rahibeleri tarafından kandırılmış bir kadındı. | Open Subtitles | كانت مُجرد فتاه مُحتالة و التى تمّ التلاعب بها من قبل راهبات الضياء. |
| Storybrooke rahibeleri, her zamanki gibi bu etkinliğe herkesin katılacağını ve el yapımı mumlarının satışına yardımcı olacağını umuyor. | Open Subtitles | كالمعتاد، تأمل راهبات ''ستوري بروك'' بمشاركة الجميع و المساعدة ببيع شموعهنّ الرائعة. |
| Size bir tavsiye silahsız rahibeleri vurmayın. | Open Subtitles | لا تقوم بالاطلاق على راهبات غير مسلحات |
| Onlar, Işık rahibeleri'nin müttefikleridir. | Open Subtitles | بلدة مُصاهرين راهبات الضيـّاء. |
| Işık rahibeleri, birinin Han'ını hissedebilmenin yanında onu alabilirler de. | Open Subtitles | بجانب أنّ راهبات الضيان يُمكنهن الشعور بـ"الهان"، فهنّيمكنهنّأخذهأيضاً. |
| Işık rahibeleri onu kaçırana kadar sakin bir hayat sürüyorlarmış. | Open Subtitles | كانايعيشانحياههادئة، حتى أختطفها "راهبات الضياء." |
| Baş rahibeye, diğer rahibeleri manastırda tutmasını tembihledim. | Open Subtitles | لقد أخبرت الكاهنة الأم أن تبقي راهباتها داخل الدير. |