| Kişisellikten bahsetmişken, Shari ve aile birliği ile olan sorunumda sanırım aşırı tepki veriyorum. | Open Subtitles | بالحديث عن أخذ الأمور بشكل شخصي , لقد كنت أفكر في تصرفي مع شاري و الأنصار , أعتقد أني بالغت |
| Biliyorsun Shari buraya hakkındaki kuşkularımı gidermen için geldim ama açıkça görüyorum ki, sen hâlâ lisedeki aynı kaltaksın. | Open Subtitles | أتعرفين , يا شاري , لقد أتيت الي هنا لكي أتخلص من شكوكي و لكن من الواضح أني لا زلتي نفس الساقطه كما كنتي في الثانويه |
| Oğlumu tanıştırmak istedim. Lucas. Lucas, bu Shari. | Open Subtitles | أردت فقط أن أعرفك علي ابني , لوكاس لوكاس , هذه شاري , والده تيم |
| Shari, senin oğlun Tim hala basketbol takımında mı? | Open Subtitles | شيري هل ابنك تيم لايزال حتى في فريق كرة السلة ؟ |
| Sadece kalın kafalı olduğunu söyle, Shari. | Open Subtitles | فقط قولي انه بطيء يا شيري |
| Shari ve Prakash sizleri burada görmekten dolayı mutluluk duyuyorlar. | Open Subtitles | شاري وباركاس سعيدون جداً لحضوركم هنا اليوم. |
| - Kahrol, Ron! Steve ailesine bakmak için bir sene ara verdi ve o yokken Shari, Dr. Harding ile çıkmaya başladı. | Open Subtitles | (ستيف) بدأ بالإعتناء بمرضاه بينما (شاري) بدأت بمواعدة الدكتور (هاردينح) |
| Shari, Bierko'nun saklandığı yerde bulunan ajandı. | Open Subtitles | شاري) لقد كان هذا) العميل في منزل (بيركو) الامن |
| Ama kamera kaydını inceledim... görünüşe göre Shari ile konuşmuşlar ve Shari gitmesine izin vermiş. | Open Subtitles | ولكني اطلعت على أشرطة المراقبة، ويبدو أن (شاري) تحدثت إليها، وأنها تركتها تهرب |
| Bugün pek çok şey mantıksız geliyordu... ta ki Shari, Chloe'nin dediklerini anlatana dek. | Open Subtitles | الكثير من الأمور لم تكن منطقية اليوم حتى أخبرتني (شاري) بما قالته (كلوي) |
| - Shari Rabinowitz- | Open Subtitles | شاري رابينوز .. |
| Shari Al-Kousa, takip edildiğini söylemişti. | Open Subtitles | قالت " شاري الكوسا " أنه توم ملاحقتها |
| Shari jigolosunu Beverly Hills'e alışverişe götürdü. | Open Subtitles | (شاري) أخذت دميتها للتسوّق في (بيفرلي هليز). |
| Ayrıca, Shari sana kansere bile çare olabilecek bir sakso çekecek. Ne? | Open Subtitles | و (شاري) ستعطيك جنساً فموياً يمكنه ان يشفي السرطان |
| Ve buna 5. doğum günümde babama al bunu kıçına sok diyen Shari Lewis de dahil. | Open Subtitles | وأنا أدخل في حديثي (شاري لويس)، الذي أخبر والدي أن يصمت في عيد ميلادي! |
| Kimse sorun çıkarmasın. Lise aşkı Shari geliyor. | Open Subtitles | نعم, جميعاً, الزموا الهدوء حبيبته (شاري) ستأتي. |
| Merhaba. Ben Lara Axelrod, Shari Strang'le görüşmek istiyorum. | Open Subtitles | مرحباً، أنا (لارا أكسلرود) من (شاري سترانغ) في قسم التواصل |
| Shari Taylor. - Bir fahişe daha. | Open Subtitles | (شيري تايلور)، إنّها عاهرة أخرى |
| Shari, liseden sevgilim Vic. | Open Subtitles | ) (شيري), حبيبتي من الثانوية, (فيك). |
| Shari, aramadan önce bir şey söylemem lazım. | Open Subtitles | (شيري), قبل أن أتصل به, فقط... يجب أن أقول شيء. |