| Bununla bir tankı yokedebiliriz! | Open Subtitles | بواسطة هذا نستطيع أن ندمر الدبابة إنني أعرف كيف أستعمله |
| tankı bir atışta öldürürüm demiştin! | Open Subtitles | لقد قلت بإستطاعك أن تدمر الدبابة بطلقة واحدة |
| *Daldırma terapi tankı ve LSD diyecektim ama bir dilime hayır demezdim. | Open Subtitles | كنت سأقول خزان انبثاق علاجي أو أدوية هلوسة، ولكن يمكنني القبول بقطعة |
| 5. Helyum tankı tıngırdadıktan ve gravitometre döndükten kısa bir süre sonra kontak patlıyor ve oksijen seviyesi tükeniyor. | TED | 5. بعد وقتٍ قصير من اهتزاز خزان الهيليوم ودوران مقياس الجاذبية، ينفجر المحرك ومستويات الأوكسجين تتدهور. |
| Kırk üç tümeni ve iki bin tankı saf dışı kalmıştı. | Open Subtitles | وان 43 فرقة مشاة قد تم سحقها وان 2000 دبابة قد دُمرت |
| Ve daha da iyisi, birisi tankı doldururken videosunu çekeriz. | TED | وربما يكون من الأفضل أن نلتقط فيديو. فيديو لشخص ما يملأ الخزان. |
| Önümüzdeki alanda hareket eden bir kaç Cumhuriyet tankı algılıyoruz. | Open Subtitles | نحن نكتشف دبابات عديدة للجمهورية تتحرك على سلسلة الجبال امامنا |
| Samad, bu tankı düşmana teslim etmek için fırsat kolluyordu. | Open Subtitles | كان يتحرى صمد الفرصة لإعطاء الدبابة للأعداء |
| tankı bırakıp gidelim bence Makineli tüfeği sökelim, Kandahar Yolunada yürüyelim amına koyuyum! | Open Subtitles | يجب أن ندفن الدبابة نفك السلاح ونمشي في طريق قندهار |
| - Küçük bir arabanın yerine bu tankı nasıl sokmaya çalışırsın? | Open Subtitles | لماذا تحاول أن تضع هذه الدبابة في هذا المكان الضيق؟ |
| Shawrelle Berry'nin bir tankı bile devirecek kuvette sol kroşesi vardı ama yüreği bir bezelye büyüklüğündeydi. | Open Subtitles | لدى شيرويل قبضة يسرى يمكنها إزاحة خزان من مكانه لكن قلبه في حجم خردلة |
| Anaokulu, altında da sızıntı yapan bir benzen tankı var. | Open Subtitles | مدرسة ابتدائية وهناك خزان بنزن يسرب تحتها |
| Yakıt tankı neredeyse boştu. | Open Subtitles | خزان الوقود كان معبأ باقل كمية من الوقود |
| Bu General Sherman, Sherman'ın yürüyüşü, Sherman tankı. | Open Subtitles | هو الفريقُ شيرمان، موكب شيرمان، دبابة شيرمان. |
| İlk bin puanı toplayan ödül olarak tankı alacak! | Open Subtitles | الأول هو من يحصل على ألف نقطة سيفوز بالجائزة وهي دبابة |
| Bu General Sherman, Sherman'ın yürüyüşü, Sherman tankı. | Open Subtitles | الجنرال شيرمان مسيرة شيرمان، دبابة شيرمان |
| Bakın, buradaki su tankı bu iki adam için özel bir anlam ifade ediyordu. | Open Subtitles | اترى هذا الخزان المائي لقد كان له اهمية خاصة لهذين الرجلين |
| İki adet Tiger tankı görmüş iki tane de Panzer. | Open Subtitles | انه يرى دبابات تايجر اثنين منهم دبابات بانزر.. |
| Burası, Kaplan köpekbalığının salınmadan hemen önce durduğu tropikal su tankı. | Open Subtitles | هذا حوض الشعب المرجانية الاستوائية حيث احتفظنا بالقرش النمري مسبقاً لإطلاقه |
| Minyatür bazuka. 90 metreden bir tankı durdurur. | Open Subtitles | مضاد للبازوكا ، صنع بكوريا يمكنها ان تقوم بصد دبابه |
| Kaç asker, kaç silah düşmanımızın bu işte kaç tane tankı var. | Open Subtitles | كم عدد الجنود و المدافع و الدبابات التي يلقيها العدو في المعركة |
| Muhtemelen soğuk su tankı akıtıyor. | Open Subtitles | أخشى أن الصهريج الذي يحوِّل ماء المحيطات إلى المبرِّد قد تعطل |
| Her iki oksijen tankı da hasarlı mı bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعلم اذا كان اثنان من خزانات الاكسجين قد تضررت |
| Bu parti için bir kaç uçan balon lazım ve belki bir hidrojen tankı. | Open Subtitles | نريد بعض بالونات الطقس لهذا الحفل و ربما صهريج من الهيدروجين |
| Bu gece, senin izolasyon tankı odanda bir tür maymun geziniyormuş. | Open Subtitles | كان هناك نوع من القردة الطليقة في قسم غرفة المستوعب الخاص بكم |
| Focker sifonu çekmiş, foseptik tankı da taşmış. | Open Subtitles | فاكر جذب ذراع المياة فجعل خزّان القاذورات يفيض |
| Führer'im, bu çocuk anti-tank mermileri kullanarak iki tankı saf dışı bıraktı. | Open Subtitles | دمر هذا الولد دبابتين بإستعمال القذائف المضادّة للدبابات |