| Kuzeni tabii onu yapmaması için uyarmaya çalıştı, ama Shadi'nin telefonunun şarjı bitti, ve telefonu bir daha hiç geri açılmadı. | TED | ولقد حاول إبن عمّه بالطبع تحذيره من القيام بذلك، ولكن بطاريّة هاتف شادي قد نفذ شحنها، ولم يشتغل هاتفه مرة ثانية. |
| Yaka numarası 34762. Bir cep telefonunun izini bulmak istiyorum. | Open Subtitles | رقم التسلسل 034763 أنا بحاجة إلى اقتفاء اثر هاتف جوال |
| Yani o kadar seksisin ki, insanlar geçerken telefonunun fişini çekiyor. | Open Subtitles | إذا، أنت جذاب جدا لدرجة أن الناس يفصلون هاتفك عن الشحن |
| Yani o kadar seksisin ki, insanlar geçerken telefonunun fişini çekiyor. | Open Subtitles | إذًا، أنت مثير للغاية لدرجة أن الناس يفصلون هاتفك من الكهرباء؟ |
| Belki ama telefonunun inceledim ve karaciğerin çalındığı anda bir sipariş götürüyormuş. | Open Subtitles | ربما, لكنني فحصت هاتفه أيضاً, واتضح أنه كان كان في مهمة توصيل |
| Cep telefonunun izini sürüyoruz ve katilin yanında götürmüş olması muhtemel. | Open Subtitles | لكننا نتتبع هاتفها النقال فمن المحتمل أن القاتل أخذه معه التالي |
| Feragatnamesini imzaladı, evine devriye gelmesini ve telefonunun dinlenmesini kabul ediyor. | Open Subtitles | لقد وقعت على تنازلها، منحتنا الإذن للتنصت وتعقب هاتف منزلها وجوّالها. |
| Theo Koutranis'in telefonunun sinyal yolladığı son yere ajanlar yolladık. | Open Subtitles | لقد قمنا بارسال عملاء لأخر موقع حدد هاتف ثيو كترنس. |
| Cep telefonunuz varsa ve bu cep telefonunun GPS'i varsa hatta GPS'i yoksa bile bilginizi kaydedebilir. | TED | اذا كان لديك هاتف خلوي و كان مزودا بنظام تحديد المواقع او لا فيمكنه تسجيل معلوماتك |
| Modern bir cep telefonunun 12 milyon kod satırı vardır. | TED | هاتف محمول حديث به 12 مليون سطر من الأكواد |
| Yani o kadar seksisin ki, insanlar geçerken telefonunun fişini çekiyor. | Open Subtitles | إذًا، أنت مثير للغاية لدرجة أن الناس يفصلون هاتفك من الكهرباء؟ |
| Bir fetüsün beyninin cep telefonunun yaydığı elektro manyetik alana karşı ne kadar hassas olduğunu biliyor musun? | Open Subtitles | ليس لديك فكرة كم يؤثر هذا على مخ الجنين الجنين يتعرض للموجات اللتى يرسلها هاتفك الجوال |
| Bir fetusun beyninin, cep telefonunun... yarattığı elektromanyetik alana karşı ne kadar hassas olduğunu biliyor musun? | Open Subtitles | ليس لديك فكرة كم يؤثر هذا على مخ الجنين الجنين يتعرض للموجات اللتى يرسلها هاتفك الجوال |
| İşte heyecan verici haber. İçinizden biri olduğuna eminim. Cep telefonunun zil sesini değiştirmelisin. | Open Subtitles | وها هي الأنباء المثيرة أنا متأكد جداً من أن المسؤول واحد منكم عليك حقاً تغيير نغمة هاتفك الخلوي |
| telefonunun sinyallerine ulaşabildiniz mi? | Open Subtitles | وطهى البط في دمائها. هلا تعقبتّ هاتفه الخليوي؟ |
| Dün gece kimseyi aramamış. telefonunun açık olup olmadığını öğrenemeyeceğiz. | Open Subtitles | لم يجري اي إتصالات ليلة أمس لذلك لا يمكن معرفة إن كان هاتفه مفتوحاً |
| Belki Dóra'dan, cep telefonunun fatura adresini bulmasını isteyebilirim. | Open Subtitles | رُبَّمَا يمكنني أَنْ أَحْصلَ على دورا للحصول على رقم هاتفه. |
| Belki telefonunun fişini çekti veya başka bir yerde yattı. | Open Subtitles | ربما فصلت سلك هاتفها أو نامت فى مكان آخر |
| Adamson'ı arayıp, cep telefonunun yerini bulmasını isteyeceğim. | Open Subtitles | سأتصل بـ أدامسون ليجري تحديداً لموقع هاتفها |
| Benim. Dinle, sana bir nakliyeden çalınmış bir cep telefonunun SIM numarasını gönderdim. | Open Subtitles | هذه أنا، إسمع، أرسلتُ إليك رقم وحدة تعريف لهاتف نقال من شحنة مسروقة. |
| Cep telefonunun bu numaradan aranmaması için kaydettirsen iyi olur. | Open Subtitles | من الأفضل أن تبرمجي هاتفكِ الخلوي بحيث لا يستقبل مكالمات من هذا الرقم |
| Müdürün telefonunun elektronik seri numarasını aratıyorum. | Open Subtitles | سأستخرج الرقم التسلسلي الإلكتروني الخاص بهاتف المديرة. |
| telefonunun nesi var? Sürekli meşgul çalıyor. Neden bahsediyorsun sen? | Open Subtitles | ثمة شيئاً ما خاطئ بهاتفك لقد كنت على لائحة الأنتظار |
| telefonunun kapsama alanı dışında olduğunu düşündüm | Open Subtitles | أظن أت تليفونك غير موصول. |
| Ayrıca kızı telefonunun wi-fi'ını ve bluetooth'unu kapatacak kadar akıllı. | Open Subtitles | وهي ذكيّة بما يكفي لإبقاء شبكتها اللاسلكيّة والبلوتوث بهاتفها مُقفل. |
| McGee bir cep telefonunun arama dökümünü istiyorum. | Open Subtitles | أنا محتاج الى تاريخ مكالمات الهاتف النقال |
| Adamı arayıp telefonunun dinlendiğini söyleyemiyoruz. | Open Subtitles | لا يستطيع دعوة الرجل بالضبط ويخبره تلفونه الخلوي أقلق. |