| Seni uyutacak. Sonsuza dek. | Open Subtitles | سيجعلك تنامين الي الأبد |
| Seni uyutacak bir şey! İşte bu kadar! | Open Subtitles | هو فقط شيء يجعلك تنامين |
| Sadece seni bir süreliğine uyutacak. | Open Subtitles | سيجعلك هذا تنامين لمدة. |
| Bebeğine bakacak, ona ninni söyleyecek ve ayağında sallayıp uyutacak ya da bebeği annesine bağlayacak hiçbir şey yapamayacaksın. | Open Subtitles | لن تتمكني من تربية الرضيع أو الغناء له أو تأرجحيه لينام أو أيٍ من تلك الأشياء التي تربط الطفل بوالدته |
| Cooper'ın, onu uyutacak bir şeye ihtiyacı vardı. | Open Subtitles | كوبر يحتاج لأي شيء لينام |
| Çayına bir ayıyı bile uyutacak kadar kodein koymuştum. | Open Subtitles | كان هناك ما يكفي من الأفيون في التاي ليخدّر دبا |
| Max, saat 3.30 ve uyku koçun Caroline en geç 3:45'e kadar seni uyutacak. | Open Subtitles | مـاكـس)، إنّها السّاعة الثالثة والنّصف صباحًا. والمُدرّبة (كـارولين) هنا ستدعكِ تنامين بحلول الرّابعة إلّا الرّبع بالكثير. |
| Onları uyutacak bir şeyi Parcher'a içirdiler. | Open Subtitles | لقد وضعوا القليل منه لـ (بارشير) لينام |
| Karışım, yaratığı uyutacak kadar güçlü olmalı. | Open Subtitles | يجب أن يكون الخليط قوياً ليخدّر الوحوش |