| Vücutta yara bere ya da çürük ya da herhangi bir iz yok. | Open Subtitles | لا تآكلات أو كدمات أو يثبت أثر في الجسم. |
| Hatta bacaklarında yara bere bile yok. | Open Subtitles | في الواقع، ليس هناك كدمات في الأطراف السفلية. |
| Adamı çok sıkı kavrarsan pateşiye neden olursun dil kemiğini kırarsın hatta yara bere bile olur. | Open Subtitles | أمسك رجلا بشدة وستسبّب له نمشات دماء وتكسر عظام عنقه ، وحتى كدمات |
| Pek çok yara bere. | Open Subtitles | عدة رضوض |
| Vucundunda herhangi bir kemik kırılmadı yada yara bere almadı. | Open Subtitles | ولا اي رضوض |
| yara bere içerisinde dönüyor hep. Çok sakar. | Open Subtitles | وكل يوم تعود بخدوش وكدمات فى جسمها,إنها حمقاء |
| Bu sabah kalktığımda, kendimi yara bere içinde buldum. | Open Subtitles | وعندما استيقظت هذا الصباح كنت مغطاة بالكدمات |
| - yara bere içindeler. | Open Subtitles | نعم، تعتليهما الكدمات والجروح |
| Kaburgalarında kırık, sayamayacağım kadar çok yara bere ve sarsıntı sonrası oluşan geçici his kaybı. | Open Subtitles | لديه كسر في ضلوعه بالاضافة الي كدمات كثيرة وارتجاج في المخ الذي ادي الي صرع انه فقط شئ رائع |
| Bayan Rose'da çok sayıda yara bere mevcut. | Open Subtitles | أوه. الآنسة. روز عِنْدَها عدد كبير نسبياً كدمات. |
| - Doğu yakasındaki bir çöplükte bulunmuş, kolu kırık, boynu kırık, yara bere içinde... hayatının kavgasını ediyormuş. | Open Subtitles | عثر عليه في حاوية نفايات بالجانب الشرقي ذراع مكسورة ، و الرقبة مكسورة ، و كدمات كان في المعركة من أجل حياته |
| Yüzüme vurmazdı hiç, yüzümde yara bere olmazdı. | Open Subtitles | من الواضح أنه لم يكن لدي كدمات هناك |
| Vücudunun yarısı uyurken mi yara bere içinde kaldı? | Open Subtitles | هل أستيقظت ووجدت كدمات على جسدك فجأةً؟ |
| Çok kötü dayak yemiş. Birçok yara bere var. | Open Subtitles | كدمات ، تمزقات متعددة |
| Her tarafım yara bere. | Open Subtitles | كل ما لديّ هو كدمات. |
| Birkaç yara bere diyelim. | Open Subtitles | مجرد رضوض |
| Müvekkiliniz sebebiyle, elimde yara bere içinde bir dedektif var. | Open Subtitles | ولديّ عميلة مُصابة بجروح وكدمات نتيجة من موكّلكِ. |
| Kocasından şiddet gördüğü için vücudu yara bere içindeydi. | Open Subtitles | كانت مغطاة بالكدمات من ضرب زوجها |
| - Her tarafları yara bere içinde. | Open Subtitles | تعتليهما الكدمات والجروح |