| Aklım tamamen gitmiş, onu yatmadan önce öpmeyi unutmuşum. Gidip... | Open Subtitles | كنت قاسية بعض الشي نسيت أن أعطيها قبلة قبل النوم |
| Yani, bu hafta kapıda beş misafiri karşılayın, yatmadan önce fazladan 10 dakika kitap okuyun. | TED | كما تعلمون، استقبال خمسة زوارٍ عند الباب هذا الأسبوع، يعني الحصول على عشر دقائق إضافية للقراءة قبل النوم. |
| aile kahvaltısı yaparız bizde. yatmadan önce biraz atıştırırken bir araya geliriz o zaman. | TED | إذن سنأخذ الإفطار سوية. او سنجتمع لتناول وجبة خفيفة قبل النوم. |
| yatmadan önce bu kadar yemesi doğru değil. | Open Subtitles | لا أعتقد بأن عليها أن تملئ .بطنها قبل أن تذهب الى النوم |
| yatmadan önce birer içki hiçbirimizi öldürmez sanırım. | Open Subtitles | حسناً ، إننى لا أعتقد أم الخمر قبل النوم سيقتل أى منا |
| Öğleden sonra üç buçukta. Ama yatmadan önce bütün eşyalarımızı hazırlayalım. | Open Subtitles | عند الثالثة و النصف ظهراً, لكننا سنحزم حقائبنا قبل النوم |
| Ve gece yatmadan önce konuştuğum en son insan olmanı seviyorum. | Open Subtitles | وأحب كونك آخر شخص أتمنى التكلم معه قبل النوم |
| Genç dinleyicilerimiz yatmadan önce dişlerini fırçalasın. | Open Subtitles | نذكر مستمعينا الصغار بأن يغرشوا اسنانهم قبل النوم |
| yatmadan önce küçük, çaresiz bir üniversiteli bulmayı mı düşündün? | Open Subtitles | بماذا كنت تفكر ، فى مساعدة بعض زملائك العاجزين قبل النوم ؟ |
| - Bak yatmadan önce çok su içmistim. | Open Subtitles | اسمعي، شربت الكثير من المياه قبل الخلود إلى النوم |
| Bunları almaya başlamanı istiyorum. Bir tane sabah, bir tane de yatmadan önce. | Open Subtitles | أريدك أن تبدأ فى أخذ هذا واحدة فى الصباح وواحدة قبل النوم |
| Bu olsa olsa vampirleri eğlendirmek için yatmadan önce anlatılacak bir hikaye. | Open Subtitles | أنه قصة ما قبل النوم لتجعل مصاصي الدماء يتصرفون بلطف |
| - yatmadan önce hep bir bardak süt içerim. - Ama bu değil... | Open Subtitles | ـ انا دائما اشرب كاس حليب قبل النوم ـ لكن ذلك ليس |
| Kadın her gece yatmadan önce Neptune çubuğu yediğini söyledi. | Open Subtitles | قالت بأنها تأكل شوكولاتة نبتون كل ليلة قبل النوم |
| yatmadan önce ebeveyn ve yemek kitapları okuyan bir adamım. | Open Subtitles | أنا الرجل الذي يقرأ الكتب العائليّة وأرتّب الكتب قبل أن أخلد إلى النوم |
| Hiç aksatmadan. yatmadan önce bir kaşık. Bazen de öğlen. | Open Subtitles | بدقة مفرطة , سيدي ملعقة واحدة قبيل النوم |
| Öğlen ve yatmadan önce birer doz alırım. | Open Subtitles | سوف اخذ جرعة قبل الغداء ,ومرة اخري قبل النوم. |
| Sabah kırmızı, öğlen yeşil ve sarıyı da yatmadan önce alın. | Open Subtitles | تأخذ واحدة حمراء فى الصباح, واحدة خضراء فى وقت الغداء , وصفراء قبل النوم |
| yatmadan önce bir şeyler yazacağım. | Open Subtitles | تَعْرفُ، أعتقد أنا سَأَكْتبُ لفترة قبل السريرِ. |
| Acele edersek, babanı yatmadan arayabiliriz. | Open Subtitles | إذا اسرعنا، نستطيع الإتصال بوالدك قبل ان تخلد للنوم. |
| Niçin Bunu Kızımlz yatmadan Düşünemedin! | Open Subtitles | لماذا لم تفكر بذلك قبل ان تذهب مع ابنتي للسرير ؟ |
| Hergece yatağa yatmadan önce Stanford'a girmek için dua ettim | Open Subtitles | كل ليله قبل أن أذهب للفراش أصلى لألتحق بـ ستانفورد |
| Karım yatmadan önce çoğu zaman bahçede dolaşır ve geri döndüğünde genellikle kapıyı kilitlemeyi unutur. | Open Subtitles | هي بالعادة تشاهد الحديقة قبل أن تنام وتنسى غلق النافذة عندما تعود |
| Ben yatmadan yoktu orada, eminim. | Open Subtitles | وأنا واثق من أنها لم تكن هناك حين ذهبتُ إلى فراشي |
| Birkaç yeni kişiyle yatmadan kız arkadaşını nasıl halledeceksin? | Open Subtitles | كيف سيصبح لديك خبرة في هذا المجال إذا لم تقم بالتجربة بنفسك ؟ |
| Ama seninle yatmadan önce söylemem gereken bir şey vardı. | Open Subtitles | ولكن هناك شيءٌ كان يجدرُ بيَّ أن أخبركَ به قبل أن نُقيم علاقةً. |
| Bir kadınla yatmadan ona bir gün bile katlanamıyorsun. | Open Subtitles | أما أنتَ فلا يمكنكَ مرافقة أمرأة ليومٍ دون مطارحتها الغرام. |
| Söylemeye çalıştığım şey şu. Dün gece yatmadan önce ve sabah bunları ölçtüm. | Open Subtitles | لقد قستهم أمس قبل أن أنام و مرة أخرى هذا الصباح |
| İnince ve her gece yatmadan önce seni aramamı söyledin. | Open Subtitles | قلت لي أن أتصل بك عندما نحط و قبل الذهاب للنوم |