| Muhtemelen yer üstünde bir yerde sıkışmış ve böylece toz halinde havaya karışması da önlenmiş. | Open Subtitles | مـن الغالـب مكان فوق الأرض ليمنـع إنعـدام المـادة |
| Güneş ışığı. Tesisi yer üstünde bir yere taşıyalım. | Open Subtitles | ضوء الشمس، نقلٌ إلى مؤسسة فوق الأرض |
| Sana yer üstünde bir hayat vadediyorum. | Open Subtitles | أنا أعرض عليكِ حياة تعيشينها فوق الأرض |
| "Yaşamının yarısını yer üstünde yırtıcılardan kaçarak geçirir." | Open Subtitles | "تعيش نصف حياتها فوق الأرض في تحاشي المفترسات" |
| Aradığınız Prio, yer üstünde yaşamayı sevmez. | Open Subtitles | البريو ) لا يفضلون العيش فوق سطح الأرض ) |
| yer üstünde. | Open Subtitles | فوق الأرض. |