| kurnaz olanlarsa gömme dolapların içlerindeki ekstra çarşafların altlarına koyarlar. | Open Subtitles | و الماكر منهم هو من يضع حاجياته تحت البطانية الإضافية |
| Ulaştıkları bu başarı herkesi memnun etmişti kurnaz Napolyon ve sadık dostu şişko domuz Squiler'ı bile. | Open Subtitles | نجاح جهودهم ابهجت الجميع بما فيهم نابولين الماكر ورفيقه الدائم الخنزير البدين سكويلر |
| Galiba onu bastık. kurnaz serseri! Randevusu vardı ama bilmemizi istemedi. | Open Subtitles | ـ لا بد انه موعد غرامي سري ـ الماكر,لابد انه لم يرد ان نعرف به |
| Hikayeye dönsen iyi edersin, sinsi herif. | Open Subtitles | حسناً، من الأفضل، أن تعود إلى القصة أيها الماكر |
| Davacı, sinsi yolcusunu yetkililer gelene dek dek kahramanca oyalamak suretiyle vatandaşlık görevini yerine getirdi. | Open Subtitles | الآن المدعيّ قام بواجبَه المدنيَ بطريقة بطولية احتجز المتهم الماكر فى السيارة لمدة طويلة بما لوصول السلطات. |
| Kendimi suçlu hissettirme durumu, seni gidi çakal. | Open Subtitles | تصنّعك لذلك يجعلنى أشعر بالذنب أيها الماكر الصعير |
| kurnaz savaşçı ne vücuda nede akla saldırır. | Open Subtitles | المحارب الماكر لا يصيب الجسم و لا العقل .. |
| kurnaz tilki! Eski kalıbın içine yeni bilgisayar koymuş. | Open Subtitles | ذلك الماكر العجوز، لقد وضع حاسوبا جديدا في هيكل قديم |
| Sen de o kurnaz beynin acilen bir şeyler üretsin. | Open Subtitles | .. أنت أدخل في هذا العقل الصغير الماكر وأجلب لي شيئاً بسرعه |
| kurnaz, kılık değiştirmiş erkek dişiye gittikçe daha çok yaklaşıyor ve kendine hakim oluyor. | Open Subtitles | الذكر الماكر المتنكّر بأنثى يتقدّم رويداً رويداً للأنثى بهدوء. |
| Kont Dooku'nun en kurnaz suikastçısı, Asajj Ventress şiddetli saldırıya komuta ediyor. | Open Subtitles | القناص الماكر للكونت دوكو , اساج فانترس تقود الهجوم الكريه |
| Kontrolün kimde olduğunu unutursan oradan daha sıcak bir yere gidersin, kurnaz adam. | Open Subtitles | سوف تذهب إلى مكان أدفيء من هذا إن لم تتذّكر من هو المسئول أيُها الرجل الماكر |
| Oxford Üniversitesinde hınzırlık profesörü olan ama ilerleyip, artık BM ve 'Uluslararası Hınzırca Planlar Yüksek Komisyonu' için çalışan kurnaz bir adam kadar hınzırca mı? | Open Subtitles | وهل هي تلك الماكرة كذلك الثعلب الذي كان بروفيسوراً للمكر في جامعة اكسفورد، ولكنه اصبح الآن يعمل في الأمم المتحدة مترأساً اللجنة العليا للتخطيط الماكر العالمي؟ |
| Ancak Özel Ajan Dana Scully, bu olayı anlatarak kurnaz ortağını uyardığına göre kendisi de uyarılmış demektir. | Open Subtitles | لكن إذا هي تثير بشكل متوقع شكوك شريكها الماكر... ... الوكيلالخاصّداناسكوليكانعنده نفسه يصبح... |
| O fahişe, siyah tenini ve sinsi zekasını kullanarak onu buraya getirmen için güvenini kazandı. | Open Subtitles | هذه العاهرة ذو البشرة الهندية والقناع الماكر لقد كسبت ثقتكَ .واحضرتكَ هنا |
| sinsi piç, fiziksel ve ruhsal zayıflığı ileri sürmüş. | Open Subtitles | الجاني اللقيط الماكر يدّعي ضعفه البدني و العقلي |
| İyi ki doğdun, seni sinsi, yaşlı tilki. | Open Subtitles | عيد ميلاد سعيداً أيها الثعلب الماكر الكبير |
| Kes sesini, seni sinsi korkak. Şimdi gerçekten anlaşma yapmak istiyorum. | Open Subtitles | .إخرس أيّها الجبان الماكر الصغير - .الآن أريد حقّا أن أعقد صفقة - |
| Seni sinsi ihtiyar. | Open Subtitles | أيها الماكر الخبيث |
| - İnsanlara iyi. - Onun için çakal demiştin. | Open Subtitles | ـ انه انسان جيد ـ انت دعوته بابن عرس الماكر |
| "Seni aşağılık çakal." | Open Subtitles | أيها الثعلب الماكر |
| Tilkiyi kurnazlığımızla yendik, bu da bizi çok kurnaz yapıyor. | Open Subtitles | *لقد خدعنا الماكر* *ما يعني اننا ماكرون جداً* |