| Lütfen size doğruyu anlatmama izin verin bayan. | Open Subtitles | نحن نتمسك بالحق تماما و لكن أرجوك يا سيدتى أسمحى لى أن أخبرك الحقيقة على أنفراد |
| Kudreti, zayıfları destekler. Sözü ancak doğruyu söyler. Kapa çeneni! | Open Subtitles | قوته تغطى على ضعفه لا ينطق إلا بالحق |
| Kudreti, zayıfları destekler. Sözü ancak doğruyu söyler. Kapa çeneni! | Open Subtitles | قوته تغطى على ضعفه لا ينطق إلا بالحق |
| Kazandığım zaferin hakkı için... döktüğüm kan için... bana güç ver. | Open Subtitles | بالحق الذي نلته بالانتصار بدمي هبني القوة |
| Çeki Ray'e geri vermiyorum. Onu kendi hakkımla kazandım. | Open Subtitles | لن أعيد شيك (راى) اليه لقد كسبته بالحق |
| Bir centilmen olarak doğruyu söylemiştim. | Open Subtitles | أنا رجل شريف وأخبرتك بالحق حينئذ |
| Ama doğruyu söylüyorum. | Open Subtitles | أنا أنطق بالحق أمام من بيده السلطة هنا. |
| Sözü sadece doğruyu söyler. | Open Subtitles | لسانه لا ينطق إلا بالحق |
| Sözü sadece doğruyu söyler! | Open Subtitles | لسانه لا ينطق إلا بالحق |
| Sözü sadece doğruyu söyler. | Open Subtitles | لسانه لا ينطق إلا بالحق |
| Sözü sadece doğruyu söyler! | Open Subtitles | لسانه لا ينطق إلا بالحق |
| doğruyu söylüyor abi. | Open Subtitles | أنه ينطق بالحق يا أخي |
| Başından beri doğruyu söylüyormuş. | Open Subtitles | كان ينطق بالحق طوال الوقت. |
| Söylesin doğruyu. | Open Subtitles | . ليعترف بالحق |
| Uygun gördüğümüzde nükleer bomba kullanma hakkı. | Open Subtitles | و بالحق في استعمال الأسلحة النووية متى ما نراه مناسبا |
| Ama görmüyormusun burda temelde bir iki yüzlülük var, biri itiraz hakkı isterken ve bir diğeri de ölüm tehtidi alıyor? | Open Subtitles | ولكنك لا ترى أن هناك نفاق متأصل فى مطالبتك بالحق فى الإختلاف فى حين يتلقى شخص آخر تهديدا بالقتل؟ |
| Müvekkilimin hakkı olan 8. maddeyi ihlal ediyorsunuz. | Open Subtitles | أنت تخل بالحق الثامن من تعديل موكلي |
| Gerekirse kral olma hakkımla. | Open Subtitles | بالحق المقدس إذا أردت! |