| Burayı yakıp yerle bir edecekler diğer her şey gibi. | Open Subtitles | سيحرقون هذا المكان مثلما فعلوا مع كلّ شيء آخر. |
| Demek istediğim, ...neredeyse diğer her şey paketlenmiş ama bu duvara dokunmamışsın bile. | Open Subtitles | ،أعنيّ بالكادِ كلّ شيء آخر يتمّ حزمه بعلبة , لكنك .لم تلمسي هذا الحائط |
| Fakat tüm bu korunmasızlık içerisinde, tıpkı daha da iyi olmaya çalıştığımız diğer her şey gibi gelişim gösteririz. | TED | لكن من خلال كل ذلك الضعف، كما في كل شيء آخر نسعى دائمًا لنكون الأفضل فيه، نحن نشاهد تقدمًا. |
| diğer her şey iyi. | Open Subtitles | وأن هناك قاتل طليق، وأني غير موظف، كل شيء آخر بخير. |
| Bu vergiler konusunda da olur, steroidler ve diğer her şey için böyledir. | Open Subtitles | وهذا يحدث في ..الضرائب أيضاً كما يحدث مع السترويد أو أي أمر آخر |
| Ama diğer her şey özgür konuşmaya giriyor. | Open Subtitles | كل شئ أخر يقع ضمن حرية التعبير |
| Siz sadece görevinizi yerine getirin diğer her şey önemsiz. | Open Subtitles | قمبتنفيذالمهماتالتينعطيكإياها فقط كل شي آخر يعتبر غير ضروري |
| Sadece bu benim, ...diğer her şey sizin için. | Open Subtitles | فقط هذا الشيء هو لي. الباقي هو عبارة عن هدايا لكم. |
| İşin karşısında diğer her şey. | Open Subtitles | إعمل مقابل كلّ شيء آخر. |
| diğer her şey dosyada. | Open Subtitles | كلّ شيء آخر داخل الملف |
| Bu da, diğer her şey için. | Open Subtitles | وهذه على كلّ شيء آخر |
| Ama diğer her şey konusunda haklıydın. | Open Subtitles | لكن كلّ شيء آخر كان صحيح |
| diğer her şey rol zaten. | Open Subtitles | كلّ شيء آخر فقط مكتوب! |
| Öyleyse, zamanla, diğer her şey gibi, o da yok olacak. | Open Subtitles | عندها مع الوقت مثل كل شيء آخر فإنه سينتهي |
| Sonraki saldırıyı önlemeye odaklanmalısın. diğer her şey önemsizdir. | Open Subtitles | يجب أن تركز فقط على ما يتعلق .. بالإنفجار , كل شيء آخر لا يرتبط بك |
| Yapmak istiyor ve o bunu istediğinde diğer her şey uçup gidiyor. | Open Subtitles | إنّه فقط يريد المزيد، وعندما يريد، فإنّ كل شيء آخر... يبتعد عني. |
| diğer her şey gibi buna da alışamayacağım sanırım. | Open Subtitles | أخشى ان علينا أن نعتاد على ذلك الى جانب كل شيء آخر |
| Bu kanıt değil, bir test. Tıpkı diğer her şey gibi. | Open Subtitles | هذا لا يثبت، بل هو اختبار، مثل كل شيء آخر. |
| Ama bu da hayatındaki diğer her şey gibi. | Open Subtitles | مثل أي أمر آخر في حياته |
| Bunu hatırlıyorum, çünkü diğer her şey karanlıktı. | Open Subtitles | أتذكر ذلك لإن كل شئ أخر كان مظلم للغاية |
| Fakat sadece yağmur ve diğer her şey biraz daha... | Open Subtitles | لكنني سأكون بخير مع المطر لو كان كل شي آخر ... |
| Sadece bu benim, ...diğer her şey sizin için. | Open Subtitles | فقط هذا الشيء هو لي. الباقي هو عبارة عن هدايا لكم. |