ويكيبيديا

    "mağazasının" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • متجر
        
    Bir tanıdığım, beni bir hazır giyim mağazasının sahibiyle tanıştıracak. Open Subtitles رجل التقيته عرفني على رئيسة متجر ملابس جاهزة
    Mitsukoshi mağazasının çatısındaki tilki tapınağı ki burayı küçük kızlar ve rock şarkıcılarınca istila edilmiş halde bulmuş. Open Subtitles معبد الثعلب فوق متجر ميتسكوشي والذي وجده وقد تم غزوه من قبل الفتيات الصغيرات و مغنين الروك
    O şirin oyuncak mağazasının sahibisin sen. Open Subtitles أجل هذا صحيح.. أنت صاحب متجر ألعاب الأطفال الصغير
    Tren istasyonunun yanındaki, kıyafet mağazasının bitişiğindeki sahte kimlik yapılan nargile dükkanının yanında. Open Subtitles إنّه بجانب محطة القطار ومتجر الملابس يقع بالقرب من متجر الأجراس حيث يطبعون الهويات المزيفة
    Evet Sheldon, bütün sabahım bununla geçti ama video mağazasının sahibini buldum. Open Subtitles حسنا, شيلدون, أستغرق مني الصباح كله لكنِ وجدت مالك متجر الفيديو
    Nehrin oraya gidiyordum ve ikinci el mağazasının vitrininde dikiş makinası ve bowling topunun arasında bu yaramazları beklerken görünce kendimi nasıl şımartırım diye düşündüm. Open Subtitles كنت سأذهب لأجلس بجوار النهر وأفكر في كيف أكافيء نفسي عندما رأيت تلك الشقية في نافذة متجر الأغراض المستعملة
    Psikologlar, Timothy Wilson ve Richard Nisbett, Ann Arbor, Michigan'da, semtteki ikinci el mağazasının önüne bir masa koyar TED قام الأخصائيّان النفسيّان تيموثي ويلسن وريتشارد نيزبت بوضع طاولة للعب الورق خارج فرع متجر ماير الاقتصادي الخاص بهم في آن آربر في ولاية ميشغان.
    Özellikle "Dahlia" mağazasının burada kalması için ufak bir bedel bu. Open Subtitles ذلك إهتمام صغير لكي يبقوا هنا "خصوصاً متجر "داليا
    Birtakım polisler Jordan Marsh mağazasının önünde üstüme çullandılar ve üzerimde cetvel buldular. Open Subtitles بعض رجال الشرطة طرحوني أرضاً ... "خارج متجر "جوردان ... ووجدوا المسطرة معي
    Spor malzemeleri mağazasının sahibi olan Harding de cinayet silahında neden parmak izi olduğunu açıkladı. Open Subtitles و " هاردينغ " الرجل الذي يعمل في متجر القطع لقد شرح لنا لماذا بصماته على سلاح الجريمة
    Bir CIA üssünü elektronik mağazasının altına koymak akıllıca. Open Subtitles ذكي! وضع قاعدة الاستخبارات تحت متجر للإلكترونيات
    Bir spor eşyası mağazasının müdürüyüm. Open Subtitles أنا مدير فى متجر السلع الرياضية
    (Gülüşmeler) Yaptığı bir diğer şey ise uygulama mağazasının açılması fikrine öncülük etmesi. TED (ضحك) لكن الشيء الاخر الذي فعله انه ابرز فكرة متجر البرامج
    - Hayır. Dün Carson mağazasının arkasında sizden bir bebek almıştım. Open Subtitles اشتريت منك دمية خلف متجر (كارسون) بالأمس
    Elektrik mağazasının yukarısında oturuyor. Open Subtitles هي تعيش فوق متجر كهربائي
    Piyano mağazasının birinde çalıyorum. Open Subtitles أنا أعزف في متجر البيانو
    Bu Charles Wyler'ın mağazasının önünde gördüğümüz kamyonlardan. Open Subtitles هذا نفس نوع الشاحنات التي رأيناها خارج متجر (تشارلز ويلر).
    Ben LOEL mağazasının patronuyum ve sen gözde bir şarkıcı... Open Subtitles انا رئيس متجر تسوق ... وأنت نجم مشهور
    LOEL mağazasının içindeyim. Open Subtitles أنا داخل متجر لويل الآن
    Miller'in mağazasının ordaki lastik izleriyle açık hava sinemasının çamurundaki lastik izleriyle uyuşuyor. Open Subtitles اثار الاطار في متجر (ميلرز) تتطابق مع التي وجدناها عند مواقف المسـرح

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد