| Simone de Beauvoir 21 yaşındayken, Fransa’nın en saygın üniversitesinde felsefe sınavları alan en genç kişi oldu. | TED | بعمر 21 ربيعًا، أصبحت سيمون دي بوفوار أصغر شخص يخوض امتحانات الفلسفة في أعرق جامعات فرنسا. |
| Önümüzdeki chunin sınavları Ichibi Shikaku'yu çıkartmak için oldukça uygun. | Open Subtitles | امتحانات الشونين هذه تمثّل الفرصة المثالية لاستخراج شكاكو، صاحب الذيل الواحد |
| Biz, polislikteki eşitsizliği, eşit olmayan sonuçlar doğuran sınavları değiştirerek azaltabiliriz. | TED | ويمكننا تقليص اللاتكافؤ في العمل الشرطي من خلال تغيير الاختبارات التي تُولد هذه النتائج المتباينة. |
| Bana belirli aralıklarla habersiz sınavlar yapacaklarını bile söylediler. Kaçırdığım sınavları telafi etmek için ve... | Open Subtitles | وسوف يعطوني اختبارات دورية مفاجأة حتي أعوض عمَّا فاتني |
| Onun, ödevlerini yapması lazım. Benim de sınavları okumam gerekiyor. | Open Subtitles | عليها أن تحل واجباتها كما أن لديّ امتحان لأصححه. |
| Giriş sınavları bitene kadar kimseyle çıkmayacağını söylememiş miydin? | Open Subtitles | . . لكن ، لايت ألم تقل بأنك لن تخرج قبل الإمتحانات ؟ |
| Atılmadım, teşekkür ederim, sadece sınavları kaçırdım, bir kümes hayvanları çiftliği işletirken. | Open Subtitles | لم اطرد منها , فقد فوت بعض الامتحانات بينما كنا نحن نحتل مزارع الدجاج |
| Tarihi verileri kullanıyorum, geçmiş Avcı sınavları ile ilgili bilgiler, şimdiki yılın tahmini yeri. | Open Subtitles | لقد استخدمت بيانات تاريخية عن إختبارات الصيد سابقة لتحديد موقع الاختبارات لهذا العام. |
| Aslında herkes giriş sınavları yüzünden diken üstünde. | Open Subtitles | في الحقيقة الجميع مرتبك بسبب امتحانات الجامعات |
| Hogwarts'da yıl sonu sınavları korkunçmuş. | Open Subtitles | سمعت دائماً أن امتحانات هوجوورتس مريعة |
| Chunin sınavları'na Takigakure'nin şanını yaymak için giriyoruz! | Open Subtitles | إننا نخوض امتحانات الشونين لنصنع اسماً لقرية الشلال! |
| sınavları geçemezsem, gönüllü misyoner olacağım. | Open Subtitles | اذ لم اتجاوز الاختبارات, يجب ان اتطوع كمبشر. |
| Grey, belediye başkanlığından. sınavları gözlemleyecek. | Open Subtitles | إنها السيدة جراي من مكتب المحافظ هي هنا لتراقب هذة الاختبارات |
| Eğer o tüm sınavları tamamlar ve John nefes alıyor olursa ben yakalığını çıkartırım. | Open Subtitles | إذا أكمل كل الاختبارات و جون مازال على قيد الحياة فسوف أنزع عنك الطوق |
| Şu piyes sınavları benim idarem dâhilinde yapılmıyor. | Open Subtitles | اختبارات المسرحية تلك خاضعة للإشراف الخارجي. |
| - Polislik için yazılı ve fiziksel sınavları geçmişsin. | Open Subtitles | إذأ ,ألم تقم بإكمال اختبارات الكتابية وبدنية للتقدم للالتحاق بالشرطة ؟ |
| Çok ölçmeli sınavları ölçeklendirilebilir ve erişilebilir yaparak işverenlere bir işe kimin uygun olduğu konusunda veri sunsak nasıl olurdu? | TED | ماذا لو قمنا بإجراء اختبارات متعددة المقاييس وجعلها قابلة للتطوير ويمكن الوصول إليها، وتقديم البيانات لأصحاب العمل حول حقا ما هي الصفات الشخص الذي سيؤدي العمل بشكل جيد؟ |
| - Evet, sınavları öğlene kadar. | Open Subtitles | نعم، امتحان لها ينتهي في منتصف النهار. لماذا؟ |
| - Tamam. - Bu soru her zaman lise denklik sınavları üzerinedir. | Open Subtitles | ذلك السؤال موجود دائماً في امتحان التكافؤ للمعاهد |
| "Sanırım, ikinci senenin yarı yıl sınavları zamanıydı..." | Open Subtitles | "أعتقد أنها كانت فترة امتحان آخر الدورة للسنة الثانية" |
| Bugün yeni bir kurs var, mühendislik Bruce State sınavları olacak | Open Subtitles | سيتم تقديم اليوم نظام تعليم جديد مصمم ليدعم نتائج الإمتحانات كما نص به |
| Son sınavları yaklaşmıştı, ders çalışması için ona bir hafta izin verdim. | Open Subtitles | الامتحانات النهائيه اتيه واعطيته اسبوع اجازة |
| Biliyorsun, gelecek ay mevki sınavları var. | Open Subtitles | أتعلمْ, إنَّ إختبارات الترقياتِ ستكونُ في الشهرِ المقبل |
| Bak sana ne getirdim. Karının final sınavları. | Open Subtitles | أنظر علام حصلت أختبارات زوجتك الأخيرة. |