| Yani, sinir gazı, aşındırıcı bir gazla birleşmiş olsa gerek. | Open Subtitles | هذا يعني أن غاز الأعصاب لابد أنه مختلط بعامل مذيب |
| Burada doğu kıyısının yarısını yok edecek sinir gazı var. | Open Subtitles | هناك ما يكفي من غاز الأعصاب هنا لتمحو نصف الساحل الشرقي. |
| İranlılara ve Kürtlere karşı sinir gazı kullandılar. | Open Subtitles | لقد استخدموا غاز الأعصاب ضد الإيرانيين و الأكراد |
| Görünüşe göre, tarif ettiğiniz kişi, rehine durumunu, havaalanından gizlenilmiş silah amaçlı sinir gazı çalınmasını gizlemek için kullanmış. | Open Subtitles | كلا .. يبدو أنّ الشخص الذى تعرفت عليه استغل وضع الرهائن كتغطية ليسرق غاز أعصاب مسلح كان مخبئاً بالمطار |
| Askeri kamyonlardan sinir gazı çalınmış. | Open Subtitles | تم سرقة ثلاث عبوات غاز أعصاب من شاحنة عسكرية أول البارحة |
| Bugün olan her şeyle ilgisi vardı... teröristlere sinir gazı sağlanmasıyla... | Open Subtitles | إنه متورط ي كل شيء حدث اليوم تزويد الارهابيين بغاز الأعصاب |
| Şimdi, Savunma Bakanlığı'na göre, havaalanından çalınan Sentox-6 sinir gazı az önce gördüğümüz gazdan çok daha ölümcül. | Open Subtitles | الان، طبقاً لوزارة الدفاع هذا الغاز المسروق من المطار هو أكثر فتكاً من الغاز |
| sinir gazı hakkında en ufak bir sızdırma yapamayız. | Open Subtitles | ولا يمكننا تسريب المعلومات بشأن غاز الأعصاب |
| sinir gazı tekrar ele geçirilene kadar görevde kalmak istiyorum. | Open Subtitles | واود أن ابقى حتى يتم استعادة غاز الأعصاب |
| Eğer konvoya saldırmalarına izin vermezsem sinir gazı kutularını birden fazla yerde serbest bırakacaklar. | Open Subtitles | لو لم أسمح لهم بالهجوم على الموكب فسوف يطلقون غاز الأعصاب من العبوات في مناطق متعددة |
| Eğer konvoya saldırmalarına izin vermezsem..., ...sinir gazı kutularını birden fazla yerde serbest bırakacaklar. | Open Subtitles | لو لم أسمح لهم بمهاجمة الموكب فسوف يطلقون غاز الأعصاب في أماكن متعددة |
| sinir gazı içeri girmeye başladı. Yürüyün. | Open Subtitles | لقد بدأ ى غاز الأعصاب في التسرب إلى الداخل، هيا |
| Daha fazla sinir gazı serbest bırakılacak, bunu garanti edebilirim. | Open Subtitles | المزيد من غاز الأعصاب سينطلق فيها، أؤكد لكِ هذا |
| Dışarıda, sinir gazı kutularıyla dolaşan teröristler var. | Open Subtitles | لدينا إرهابيون بحوزتهم عبوات من غاز الأعصاب بالخارج |
| sinir gazı serbest bırakılmadan önce... basınç değeri düşürülmeli. | Open Subtitles | لذا فالضغط لابد أن ينخفض قبل وضع غاز الأعصاب |
| Tek bir sinir gazı kutusuyla fazla hasara yol açamayız. | Open Subtitles | لا يمكننا التسبب في دمار كبير بعبوة واحدة من غاز الأعصاب |
| sinir gazı acısız ve etkilidir. | Open Subtitles | غاز أعصاب غير مؤلم ولكنه فعّال لكن لم نتكبد العناء ؟ |
| sinir gazı kutusundan bahsettiğine eminim. | Open Subtitles | أنا متأكد أنه قال شيئاً عن عبوة غاز أعصاب |
| Novichok, sinir gazı, ihtiva ediyor. | Open Subtitles | المعروف بنوفيتشوك غاز أعصاب ثنائي |
| sinir gazı saldırısına uğramanız durumunda karşı tedbirleri saniyesinde almazsanız ölümler anında başlayacaktır. | Open Subtitles | و في حال تمت مهاجمتكم بغاز الأعصاب هذه الأدوية ستخفف من الإصابات على الفور إذا لم تتناولوا هذه الحبوب فسوف تموتون |
| Aslında, sinir gazı Rusya topraklarına asla ulaşmayacak. | Open Subtitles | ولكن هذا الغاز لن يصل إلى الأراضي الروسية |
| Ayrıca, Jack'e tuzak kuran her kimse, sinir gazı hırsızlığıyla da ilişkisi olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | و أعتقد أيضاً أنّ مهما ً يكن مَن لفق هذا لجاك فهو متورط فى سرقة غاز الاعصاب هذا |
| 'İddialara göre tesis yeni bir sinir gazı geliştirmekte.' | Open Subtitles | يقال بأنّ هذا المختبر .. يعمل على تطوير سلاح كيميائي جديد |
| Şimdi elimizde milyonlarca manyak var. Onların da süngü dürbünü, sinir gazı ve c-4'leri var. | Open Subtitles | الآن نحن عِنْدَنا عشَر مليون مجنونُ هناك بمجالاتِ القنّاصِ , غاز سارين وسي |