| Ve Ed'in bir sonraki haklı isteği canlı bir yaratığa sahip olmaktı. | Open Subtitles | آد كانت تشعر أن إمتلاك طفل هى الخطوة المنطقية التالية |
| Ya bir kamyon beynini yola saçarsa, Ed'le küçük melek ne yaparlar? | Open Subtitles | ماذا ستفعل آد والملاك الصغير ...إذا قامت شاحنة بتناثر عقلك بين الولايات |
| Felaket üzgünüm çocuklar, ama Ed delirdiği zaman bilirsiniz, aklına bir şeyler gelir. | Open Subtitles | أنا متأسف بشدة يا أصحاب ولكن عندما تكون آد غاضبة كما تعلمون تسئ التفكير فى الناس |
| Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm. | TED | أعطاني عمي "آد" معطفاً جميلاً أزرق اللون-- على الأقل أعتبرته جميلاً. |
| Ad solum esperanto. | Open Subtitles | آد سوليم إسبارينتو |
| Ed'le ilk kez Arizona devlet hapishanesinde karşılaşmıştık. | Open Subtitles | ...المرة الأولى التى قابلت فيها آد فى سجن المقاطعة... فى تيمبى أريزونا |
| - Telefonu unutma, Ed! | Open Subtitles | لا تنسى مكالمته الهاتفية يا آد |
| Ona, lanet olası bir geri zekalı olduğunu söyle, Ed. | Open Subtitles | أخبريه أنى أعتقد أنه حقير يا آد |
| Buraya diz çökmeye geldim, Ed. | Open Subtitles | آتيت إلى هنا لأركع على قدمى يا آد |
| Tempe'in oldukça dışında, basit bir ev için Ed'in babası destek oldu. | Open Subtitles | ...والد آد أعطانا منزل فى ضواحى تيمبى... |
| Gün sonu Ed'in beklemesi ve hafta sonu para ödenmesi dışında. | Open Subtitles | ما عدا انتظار آد لى ...فى نهاية كل يوم والقبض نهاية كل أسبوع |
| Ed geçmiş yasa dışı günleriyle, gelecek ebeveynlik günlerinden çok hoşnuttu. | Open Subtitles | آد كانت سعيدة ...لأن سنوات تمردى قد ولت وسنوات تكوين عائلة قد بدأت |
| Ed ise çifte donanımlı bir polis memuru böylece durumu dengeliyoruz. | Open Subtitles | لكن آد هنا ضابطة ...وحصلت على وسامين لذا نعتقد أن الكفة متساوية |
| Ama o zaman, Ed'in bu basit planı tüm sorunlarımızın çözümü ve tüm dualarımızın karşılığıydı. | Open Subtitles | ...لكن مع الوقت ...بدت خطة آد الصغيرة هى الحل ...لكل مشاكلنا |
| Ed'in demek istediği sizin gibi aranan iki kişinin görünüşü aile ferdi görünüşüne benzemez. | Open Subtitles | ...ما تقصده آد هو ...أنه بما أنكما مطلوبان للعدالة لن يكون فى صالحكوا أن يراكوا أحد هنا |
| Kurumlardan birinde Ed'in arkadaşı vardı. | Open Subtitles | آد لديها صديقة فى أحدى الوكالات |
| Çocuklar iyi bir teklif, ama kalkıp Ed'i terk etmemi öneriyorsunuz. | Open Subtitles | ...يا أصحاب هذا عرض جيد ولكن ...إذاً أنتم تقترحوا أن أترك آد |
| O Hi Junior değil, Ed Junior da değil, ama Junior tamam. | Open Subtitles | أسمه ليس هاي جونيور ...ولا آد جونيور ...ولكن كلمة جونيور صحيحة |
| Yaşlı Ed, umursamıyor. Yaşlı karısı onu diete sokmuş. | Open Subtitles | لا يبالي آد العجوز عجوزته تهتم بحميته |
| - Ed, her şey için teşekkür ederim. - Rica ederim. | Open Subtitles | ـ (آد)، شكراً على كُل شيء ـ على الرحب و السعة |
| "Ad Vitam Paramus." | Open Subtitles | " آد فيتام بيراموس " |