"أنتَ لا" - Traduction Arabe en Turc

    • değilsin
        
    • etmiyorsun
        
    • vermiyorsun
        
    • yapmıyorsun
        
    Olay şu ki, bana şeytandan daha fazla borçlu değilsin. Open Subtitles لكن الأمر هوَ، أنتَ لا تُريدُني مِثلما لا يُريدُني الشيطان
    Hayatını kaç defa riske atarsan at sen asil kanından değilsin. Open Subtitles لا يهم كم مرّة ستجازف بحياتكَ أنتَ لا تملك دماءً ملكية
    Neden bahsettiğinin farkında değilsin. Böyle duygulardan anlamazsın! Open Subtitles أنتَ لا تعرف ما الذي تقصده أنتَ لا تعرف ما هية المشاعر
    Sinirimi bozuyorsun. Yalan için çaba bile sarf etmiyorsun. Open Subtitles والآن هذا الأمر يزعجني أنتَ لا تبذل حتى جهداً بالكذب
    Bana izin vermiyorsun. Dinlemiyorsun. Open Subtitles و أنتَ لا تسمح لي بذلك، أنتَ لستَ مصغياً.
    Arka bahçemizde bir canavar var ve bu konuda hiçbir halt yapmıyorsun! Open Subtitles فهنالكَ وحشٌ في فنائنا الخلفي و أنتَ لا تفعل شيئاً لعيناً حيال ذلك
    Dayakçı kocasını sonuna kadar savunan şu dövülmüş kadınlardan değilsin, değil mi? Open Subtitles أنتَ لا لست الزوجة الجريحة التى تدافع عن زوجها البذئ حتى النهاية، أليس كذلك؟
    Kurbanlar umrunda değil. Yani adalet için burada değilsin. Open Subtitles أنتَ لا تهتمّ بأن الرجل يُقلّد كتبك، ولست هنا لأنّك مُهان.
    Başka insanlar da var burada. Ne yaptığının farkında değilsin. Open Subtitles ثمّةَ آخرون هنا أنتَ لا تعلم ما الذي تفعله
    Sen burada öğretmenin evcil hayvanısın ama dışarıda bir şey değilsin! Open Subtitles المُفضل من قِبل الأستاذ! ولكن في الحقيقة أنتَ لا قيمة لك!
    Sen de o dünyaya ait değilsin. Open Subtitles وفي كل الأحوال أنتَ لا تنتمي لذلك العالم
    Seni affediyorum. Yine de, en iyi halinde değilsin. Open Subtitles سأسامحك، بعد كل هذا أنتَ لا تبدو كالسابق
    Sanırım bana inanmak konusunda pek de emin değilsin. Open Subtitles أنتَ لا تبدو متأكدًا جدًا بشأن الجزء الثاني
    Sen bile böylesi bir büyüyü yapabilecek kadar güçlü değilsin. Open Subtitles حتّى أنتَ لا تقوى كفاية على إلقاء تعويذة كهذه
    Kendini kurtarmakta hiç iyi değilsin. Open Subtitles أنتَ لا تدري كيفية الإستجداءِ للإبقاء على حياتكَ.
    Organizatörlüğümden söz etmiyorsun değil mi? Open Subtitles أنتَ لا تتحدث عن تنظيم ليلة في النادي اليسّ كذلك ؟
    Yani, bunun senin sesin olduğunu inkar etmiyorsun? Open Subtitles إذن أنتَ لا تُنكر أن هذا هو صوتك؟
    Diğer insanların problemlerinin seni etkilemesine izin vermiyorsun. Open Subtitles أنتَ لا تتأثّر بمشكلات الآخرين
    Ailemden başkasına zarar vermiyorsun. Tamam mı? Open Subtitles أنتَ لا تؤذي أي أحد سوى عائلتي حسناً؟
    Sadece şirinlik olsun diye bunu yapmıyorsun, değil mi? Open Subtitles أنتَ لا تفعل هذا بدافع الشّفقة، صحيح؟

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus