| Birkaç gün birlikte yaşadılar ve düğünü iptal ettiler. - Tanrım. | Open Subtitles | و لكنهما عاشا مع بعضهما ليومين و قررا بعدها إلغاء الزفاف |
| 10 yıI önce, yanlış tedavi nedeniyle lisansınız geçici olarak iptal edildi. | Open Subtitles | منذ عشر سنوات، كنت قد رخصة الخاص بك إلغاء مؤقتا لسوء التصرف. |
| Eğer iptal olursa, Size haber veririm. Şimdi lütfen, oraya gidip oturun. | Open Subtitles | إذا كان هناك أي إلغاء سنقوم باخبارك الان رجاءً ان تنتظر هناك |
| kira sözleşmesi iptal edilebilir Amiral ve ablam kendilerine başka bir ev bulabilirler. | Open Subtitles | إلغاء عقد إيجار كلينج وأنه مع أختي سيدبران منزلاً آخرلهما هذا كل شئ |
| Belki defterlerdeki bazı şeyleri geri almanın da bir yolu vardır. | Open Subtitles | وصلت لتلك المواصيل، ربما هناك طريقةٌ ما بوسعكِ إلغاء ما تحتويه. |
| Hayır, hayır, hayır. İptal edemezsin. Parti 2 gün sonra. | Open Subtitles | لا، لا، لا، لا يمكنكم إلغاء الأمر، فالحفلة بعد يومين |
| Sen istedin diye her şeyi son dakikada iptal edecek değilim. | Open Subtitles | لا أستطيع إلغاء كلّ شيء في اللحظة الأخيرة لأنّك أردتِ ذلك |
| Yeni GUB Genel Merkezi projesinin de geçen ay iptal edildiğini biliyorum. | Open Subtitles | ـ أجل ، كما اعرف انه تم إلغاء مشروع المقر الجديد للبنك. |
| Ama bir dans programı kaldır, okul müzikalini iptal et, herkes isyanlarda. | Open Subtitles | لكن إلغاء برنامج رقص .. إلغاء مسرحيات الغناء وفجأة تكون هناك ضجة |
| Doğruca anneme gittim, ondan bütün bu şeyleri iptal etmesini istedim. | Open Subtitles | لذا، عُدتُ إلى أمي لأرى إذا يمكننا فقط إلغاء كل شيء. |
| Birazdan gelebileceğin bir zaman mı, yoksa iptal etmemi gerektirecek bir zaman mı? | Open Subtitles | ، بعض الوقت أي قريباً أو بعض الوقت أي علي إلغاء العشاء ؟ |
| Bir bakalım. Birlikte uçurtma uçurmamıza gerek yok. Fotoğrafçıyı da iptal etmem lazım. | Open Subtitles | أريد أن نطيّر طائرةً ورقية مع بعضنا لكن عليّ إلغاء موعد ذلك المصوّر |
| Ona randevularımı iptal etmeyi bırakmasını söyle çünkü hepsini yeniden ayarlayacağım. | Open Subtitles | أخبره أنّ عليه التوقّف عن إلغاء مواعيدي لأنّني ببساطة سأعيد جدولتها |
| Bunu iptal etmeye çalıştım ama imza etkinliğinden sonra telefon çalışmadı. | Open Subtitles | لقد حاولتُ إلغاء الأمر، ولكنّ الرّقم توقّف عن العمل بعد الاتّفاق. |
| Film tamamlanınca vereceğimiz partiyi iptal edeceğiz, 2000 dolar cebimizde kalır. | Open Subtitles | أجل، عليكَ إلغاء حفلة الإنتهاء من التصوير وستوفر بهذا ألفين دولار. |
| Hiç bir arabanın kenarına yazılmış bir iptal sinyali görmemiştim. | Open Subtitles | لم أرَ علامة إلغاء للمهمة على جانب سيارة من قبل |
| Ve üzgünüm, içeri giriş saatleri yeniden başladı. Ve Cadılar Bayramı iptal. | Open Subtitles | وآسفة ، لقد تم فرض حظر التجول لقد تم إلغاء عيد الهالويين |
| İptal etmesine ederim ama size pek bir yararı olmaz. | Open Subtitles | يُمكنني إلغاء فعالية البطاقة لكن ذلك الأمر لن يُفيدك كثيراً |
| Eğer genlerimizi programlayabiliyorsak yani genetik tarihimizin kölesi değilsek bu programlamayı geri çevirebilir miyiz? | TED | إذًا إن تمكنا من برمجة الجينات، إن لم نكن مجرد عبيد لتاريخ جيناتنا، التي قد تكون تمت برمجتها، هل نستطيع إلغاء برمجتها؟ |
| Bu nedenle bu yarışın iptalini oylamak amacıyla bu toplantıyı düzenledim. | Open Subtitles | لذا عقدت هذا الإجتماع لكي نصوت على إلغاء السباق. |
| Kuzey - Güney Zirvesi'nin iptali haricinde, bir istekleri daha var. | Open Subtitles | بالإضافة إلى مطالب إلغاء القمة بين الشمال والجنوب هنالك مطالب أخرى |
| Bu yarışmanın iptaline ne zaman karar vereceğiz? | Open Subtitles | متى يمكننا أن نقرر , إذا يجب إلغاء هذا التحقيق ؟ |
| O halde son durum şu: 150 madenci elimde ve sözleşmelerini geçersiz kıldırabilirim. | Open Subtitles | إذا هنا الموقف: لدي 150 عامل موافق و يمكنني إلغاء اتفاقات عدم الكشف. |
| Showa döneminin 44. senesinde (1969) kaldırıldı. | Open Subtitles | . تم إلغاء الطريق في العام الـ 44 من حقبة شوا |
| Bu arada, şu evliliğin feshi kağıtlarını hala bekliyorum. | Open Subtitles | بالمناسبة ، أنا لازلت منتظراً لأوراق إلغاء الزواج تلك |
| Hiç kimsenin bunu bozmak istediğini düşünmüyorum. | TED | لا أظن بأن هناك شخص يفكر فعلياً في إلغاء ذلك. |
| Görevi durdurun. | Open Subtitles | لا يمكنكم قصف هذه البلدة عليكم إلغاء المهمة |
| Ama sonra ekonomi kötüye gitti en büyük müşterilerim hesaplarını kapatmaya başladılar. | Open Subtitles | لكن بعدها تدهور الحال الإقتصادي وبدأ عملائي الكبار في إلغاء حساباتهم |
| Ben imlanın yürürlükten kaldırılmasını teklif etmiyorum, herkes istediği gibi yazsın da demiyorum. | TED | الذي أقترحه ليس إلغاء قواعد الإملاء، ليكتب الجميع كيفما شاؤوا. |
| Bu basit ama güçlü fikir ileri teknolojiyi kendi engelimin ve nihayetinde diğerlerinin engelini ortadan kaldırması için bir göreve çağrı idi. | TED | هذه الفكرة بسيطة ولكنها قوية كانت دعوة لحث التكنولوجيا على إلغاء عجزي وفي نهاية المطاف عجز الآخرين |
| Eğer etkiyi neden kaldırmak isteyeceğini hatırlamazsa etkiyi kaldırmayı da istemeyecektir haliyle. | Open Subtitles | إنّها لن تريد إلغاء إذهانها، فهي لا تذكر سبب رغبتها في إلغاءه. |