| Bu savaşı önce Cylonlar başlattı ve milyarların yok olması onları mutlu etmeye yetmedi ve kökümüzü kurutmak için bir galaksiden diğerine bıkıp, usanmadan peşimizden geldiler. | Open Subtitles | لقد شرع السيلونز أولاً فى هذه الحرب فلابُد أنهم مُقتنعون بصحة الأبادة لملايين للبشر لقد تتبعونا بإستمرار عبر المجرات |
| Kıyamet ilk başladığında ileri görüşlü bir grup dünya lideri ve işadamları insanlığı kurtarmak için bir proje başlattı. | Open Subtitles | قبل نهاية العالم مجموعة من قادة العالم ذو بصيرة ورجال الأعمال شرع في خطة لإنقاذ البشرية |
| Her neyse önemli olan nokta, dünya korkunç ve öngörülemeyen bir savaş başlattı. | Open Subtitles | على أية حال الشيء الأهم هو أن العالم قد شرع في حرب فظيعة وغير متوقعة |
| Eğer planlıyorsa, o mektupları sekiz ay önceden atmaya başlaması anlam kazanır. | Open Subtitles | ،حسنًا، لو فعل هذا، فهذا منطقي شرع بإرسال تلك الرسائل منذ ثمانية شهور |
| Sonra o herifin işemeye başlaması beni uyandırdı ve bunun imkansız olduğunu anladım. | Open Subtitles | و عندما شرع ذلك الشاب بالتبول و أوقظني , أدركت حينها أن ذلك مستحيل |
| Ünlü tuhaf bilim adamı ve maceracı Profesör Fukanō, yeni bir mücadele başlattı: Kendi tasarımı olan bir uçakla durmaksızın dünyayı gezme. | TED | البروفيسور فوكانو، العالم والمغامر غريب الأطوار الشهير شرع في تحدي جديد الطيران حول العالم بدون توقف بطائرة من صنعه الخاص |
| Bir protokol kapıyı açmaya başlattı. | Open Subtitles | شرع في البروتوكول أن يفتح الباب. |
| - Kim başlattı? | Open Subtitles | من الذى شرع ذلك؟ |
| - Ağlamaya başlaması mı? | Open Subtitles | إن شرع في البكاء؟ |