"متساو" - Traduction Arabe en Turc

    • eşit
        
    İki başarı da eşit derecede şaşırtıcı ve takdire şayan. Open Subtitles الانجازان كلاهم مفاجئ بشكل متساو ٍ ومُستحسنة بشكل متساو ٍ
    Şimdi kızgınlık ile, eşit bir oyun alanında iki insan vardır. TED الآن وبغضب، لقد حصلت على شخصين في ميدان متساو.
    Yaban öküzleri bütün evcil sığırların atasıdır, dolayısıyla genleri yaşamakta, sadece eşit dağılmamış durumda. TED الأُرْخُص هو سلف كل الأبقار المستأنسة والواقع أن جيناته مازالت حيةلكنها فقط موزعة بشكل غير متساو.
    Bu devrimler, kıtalar ve milletler üzerinde eşit dağıtılmadı. TED هذه الثورات لم تحدث بشكل متساو عبر القارات والدول.
    Ve bu sınırlı kaynak Dünya'nın her yerine eşit bir şekilde yayılmamış. TED وهذه الكمية المحدودة غير موزعة بشكل متساو حول العالم.
    Canavarın yanında, zulmü onunla eşit seviyede paylaşan, aynı acı ve işkenceyi yapanlar vardı. Open Subtitles وكانوا الثلاثي من المعاناة واليأس. وقد حكموا بعنف متساو
    Ama okyanusta yaşam eşit olarak yayılmamıştır. Open Subtitles لكن أشكال الحياة في المحيط لا تتوزع بشكل متساو
    1811'de birisi, aynı sıcaklık ve basınçta eşit hacimli gazların aynı sayıda parçacığa sahip olacağını akletmiş. TED حسنا، في سنة 1811، راودت أحدهم فكرة أنه إن كانت لديك أحجام متساوية من الغازات، في نفس درجة الحرارة والضغط، ستحتوي على عدد متساو من الجسيمات.
    Karıştırma sürecinde, glüteni oluşturmamız, mayayı etkinleştirmemiz ve tüm malzemeleri eşit olarak dağıtmamız gerekli. TED وهكذا هذه هي مرحلة الخلط التي توفر الترابط بين المواد المكونة للخبز والتي نحفز فيها عمل الخميرة .. او الخمائر وعلينا ان نحرص على خلط وتوزيع المكونات بشكل متساو
    Oldukça farklı. Simetrik ve eşit aralıklı. Open Subtitles مميزة جداً متناظرة و متباعدة بشكل متساو
    Kasanın kenarları eşit şekilde oturmamış ve, yani baksana, mesela ana kart, sen kendin de bakabilirsin. Open Subtitles حواف كلها ترتكز بشكل غير متساو ، و ، أعني، اللوحة الأم ، يمكنك أن تبحث عنها نفسك .
    Bu yüzden eşit hareket etmiyorlar. Open Subtitles ولهذا السبب إنهما لا يتحركا بشكل متساو.
    Yasanın gözünde herkesin eşit olduğunu söylüyorlar, Open Subtitles يقولون الكل متساو في عين العداله
    (Gülüşmeler) Eğer gerçekten, ülke olarak, eğitimin "büyük dengeleyici" olduğuna inanırsak o zaman sadece şudur: eşit ve adil. TED (ضحك) إذا نحن، كبلد، آمنَّا حقاً أن التعليم هو "المعادل الأعظم"، إذاً يجب أن يكون: متساو وعادل.
    On iki yarı tonlamayı, on iki eşit parçaya böldü. Open Subtitles من خلال تقسيم الجواب الموسيقى لهذا التناغم الالهى (الاثنتا عشر نغمة موسيقية). الى اثنا عشرجزء متساو.
    Bak, eşit aralıklarla ayrılmışlar. Open Subtitles - حسنا انظر كيف انهم موزعون بشكل متساو
    Ben buna vatandaşlık çağı diyorum, insanların çeşitli ırk, çeşitli etnik geçmişlerden olabildikleri, fakat hepsinin vatandaş olarak ülkede eşit oldukları. TED أنا أدعوها عهد المواطنة -- حيث يمكن للناس أن يكونوا من أعراق متعددة ، خلفيات أصول كثيرة ، لكن الكل متساو كمواطنين في الدولة .
    Farklı ama eşit. Open Subtitles منفصل لكن متساو .
    eşit değil. Mantıksız. Open Subtitles ليس متساو.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus