| Eğer yardım etmeme izin vermezsen, ömür boyu sakat yaşarsın. | Open Subtitles | إذالمتتركنيأساعدك، لسوف تكون كسيح مدي الحياة. |
| Büyük bir ihtimalle seçimleri kaybedecek ve hayat boyu lekelenmiş olarak kalacak. | Open Subtitles | هو سيخْسرُ الإنتخابات بالتأكيد سَيُواجهُ العار مدي الحياة |
| Sanırım önümüzdeki bir kaç ay boyunca birlikte iyi vakit geçireceğiz. | Open Subtitles | أعتقد بأننا سنقضي وقتاً ممتعاً معاً علي مدي الشهور القليلة القادمة. |
| 12.000 yıl boyunca, yaş aralıklarının insan nüfusu içindeki dağılımı bir piramide benziyordu, tepede en yaşlılar olacak şekilde. | TED | علي مدي 12,000 عام, معدل توزيع الاعمار في البشر يبدو كهرم, مع الأكبر في القمة |
| KB: İki kere. Tamam, sol kolunu önüne doğru uzat. | TED | كيث بارى: مرتين. حسناً، مدي ذراعك اليسرى أمامك |
| Şu anda bulunduğunuz... yerde duruyordunuz,... ve güvenliğin ne kadar iyi olduğunu soruyordunuz. | Open Subtitles | الخميس ؟ كنت واقفاً حيث أنت الأن تسأل عن مدي جودة الأمن |
| Aileni öldüren kişileri bulmak için sen ne kadar ileri giderdin? | Open Subtitles | إلى أي مدي ستذهب أنتَ للبحث عن أشخاص قتلوا عائلتك ؟ |
| Umarım bu iki daire arasında birbirinin menzilinde olan geçitler vardır. | Open Subtitles | الآن, نأمل ان تكون البوابات في مدي بعضهم بين هذه الدوائر |
| Ve seni tükürük içinde bıraktım bu yüzden bana kadar kötü olduğumu söyle. | Open Subtitles | و أنا متأكدة أنني أسلت لعابي عليك. أرجوك فقط أخبرني إلي أي مدي كنت بشعة |
| Büyük bir ihtimalle seçimleri kaybedecek ve hayat boyu lekelenmiş olarak kalacak. | Open Subtitles | هو سيخْسرُ الإنتخابات بالتأكيد سَيُواجهُ العار مدي الحياة |
| Sen, Benjy, ve Bay Monk ömür boyu bedavaya gireceksiniz. | Open Subtitles | أنت وبينجي والسيد مونك لديكم أذن لزيارته مدي الحياة |
| Okulda tanışacağın insanlar senin ömür boyu arkadaşın olacaklar. | Open Subtitles | الاصدقاء الذين سوف تقابليهم فى الكلية سوف يكونوا اصدقائك مدي الحياه. |
| - Hayatı boyunca yaptığı en büyük hırsızlık. - Bu işi sonuna kadar götüreceğini sanıyorsun. | Open Subtitles | وهذة عقوبتها من 25 سنة الي مدي الحياة وانا قادرة علي ذلك , أظن هذا |
| Sen yaşamın boyunca Seni sevecek birini istemedin mi? | Open Subtitles | قلتي أنكِ تريدي رجل يُحبك مدي حياتك، أليس كذلك؟ أجل. |
| Yaşamın boyunca bir kızı sevmemem değil mi? | Open Subtitles | مشكلتك الا تحب فتاه واحده مدي حياتك، أليس كذلك؟ |
| Sol kolunu uzat, tamam. | TED | مدي ذراعك اليسرى |
| Bacağını öne uzat. İyi kız. | Open Subtitles | حسناً، مدي ساقك، أحسنت. |
| Ellerini uzat ve kıçımı tut. | Open Subtitles | مدي يدك وأمسكي مؤخرتي |
| Şu anda bulunduğunuz yerde duruyor ve güvenliğin ne kadar iyi olduğunu soruyordunuz. Davul gibi sıkı efendim. | Open Subtitles | كنت واقفاً حيث أنت الأن تسأل عن مدي جودة الأمن |
| Bazen... kitabımın ne kadar iyi olabileceğini düşününce nefesim kesiliyor. | Open Subtitles | في بعض الاوقات عندما أفكر في مدي جودة الكتاب الذي سأكتبه أشعر بضيق تنفس |
| Mantıksız ve zalim emirlerimizi uygularken ne kadar ileri gideceğini görmek istiyoruz. | Open Subtitles | الي أي مدي سوف يطيع سخافاتنا وأوامرنا المفرطه؟ |
| Ne kadar ileri gitmeye varsın Michael? | Open Subtitles | ما مدي البعيد الذي تود ان تذهبه، يا مايكل؟ |
| Bu haritadan da gördüğünüz üzere, Kader her durduğunda az sayıda geçidin menzilinde olabiliyor. | Open Subtitles | كما يُمكنك أن تري من هذه الخريطة في كل مرة تتوقف (القدر) تتواجد في مدي عدد صغير من البوابات |
| Sana söylediklerim için kendimi ne kadar kötü hissettiğimi göstermenin bir yolu. | Open Subtitles | حسناً، إنها طريقتى كي أريكِ كم مدي حزنى لما قلته لكِ |
| ne kadar yetenekli olduğumuz ve başkalarına kıyasla yetilerimizin düzeyinin farkında olmak öz saygıdan çok daha fazlasıyla ilgili. | TED | معرفة إلى أي مدي نحن مؤهلون وكيف تتجمع مهاراتنا ضد مهارات الآخرين هو أكثر من زيادة في احترام الذات. |