| senin çabalarınla da ilgilenmiyoruz açıkçası". Akabinde beni odasından kovdu. | TED | و لسنا مهتمون بمساعدتكم و من ثم طردني من غرفته |
| Ya arka pencereden tırmanıyor ya da bodrumda saklanıyor çünkü Henry odasından yalnız çıktı, görünürde kız falan yok. | Open Subtitles | حسناً، إمّا أنّها قفزت من النافذة الخلفية أو أنّها مختبئة في القبو لأنّ هنري خرج من غرفته لوحده تماماً، |
| Bir gün yumuşak maddelerden kadın üretecek ve bir daha odasından çıkmayacak. | Open Subtitles | ذات يوم سيصنع امرأة من مواد لينة ولن يخرج من غرفته أبداً. |
| 1937 yılının bir günü, Tesla oteldeki odasından ayrılıp güvercinlerini beslemek üzere yola koyulmuştu. | Open Subtitles | احد الايام في عام 1937 بدأ تيسلا يطعم الحمامات من غرفته في الفندق |
| Gecenin köründe onu odasından alıp götürmüşler. Bir şey duymadık. | Open Subtitles | لقد أخذوه فيء منتصف الليلل من غرفته نحن لم نسمع شيئاً |
| odasından gitti ve bizde askeri polisi uyardık. | Open Subtitles | هو اختفي من غرفته ونحن ابلغنا الشرطة العسكرية |
| Konuştuk. odasından gelen kıkırdamalar aklımdan çıkmıyor. | Open Subtitles | لقد فعلت لن انسى أبداً تلك القهقهة الخارجة من غرفته |
| Aslında, herşeyi saraydaki odasından izleyebilirdi. | Open Subtitles | كما ترين . فقد شاهد كل مايدور من غرفته في ذلك المكان لقد قفز بالتأكيد |
| Hayır, ama bu sabah sanki odasından ağlama sesi geliyordu. | Open Subtitles | كلا، لكنني سمعت ما يشبه البكاء صادر من غرفته هذا الصباح |
| Onu babamın otel odasından bornozla çıkarken gördüm. | Open Subtitles | رَأيتُها تخرج من غرفته في الفندقِ بـ روب |
| "Otel odasından, yönlendirmesiz direk bir arama yapılmış" | Open Subtitles | لقد تم من غرفته بالفندق وهو أتصال مباشر ولم يعاد توجيهه |
| Bence arkadaşları olarak onu daha kolay bir şekilde odasından çıkarabilirdiniz. | Open Subtitles | اظن انكم كاصدقائه سوف يكون اسهل ان تخرجوه من غرفته |
| Kyle odasından kaçırılmış görünüyor. | Open Subtitles | كان هناك علامات على الصراع يبدو ان كايل اختطف من غرفته |
| Vay, Kim beş gün sonunda odasından çıkmış. | Open Subtitles | ياللهول, أنظروا من خرج من غرفته أخيراً , بعد خمس ايام |
| Bu silahı onun odasından alan her kimse, sadece nasıl kullanılacağını değil, kimin üzerinde kullanacağını da biliyormuş. | Open Subtitles | كل من تولى هذا السلاح من غرفته لا يعرف فقط كيفية استخدامه، ولكن الذين كانوا يستخدمون عليه. |
| odasından çıkanı veya odasına gireni mutlaka görürüm. | Open Subtitles | لا يستطيع أحد أن يدخل أو يخرج من غرفته أو من ذلك الرواق دون أن أراه |
| Zaman çizelgesi biraz ileri olacak ama otel odasından seni aradı. | Open Subtitles | سيكون التوقيت خاطئاً قليلاً لكنه سيبدو وكأنه اتصل بك من غرفته في الفندق |
| Ve tansiyonu yerlerde olan bir adam nasıl olur da uyandırma odasından kaçar... bu cevap beklediğim başka bir soru. | Open Subtitles | وكيف لرجل ينخفض عنده ضغط الدم يخطط للتسلل من غرفته في فترة النقاهة هذا سؤال آخر ، لقد كان رجل ميتا يمشي انتظري |
| O banyoya girinceye kadar bekledim, ve sonra hemen odasından aldım. | Open Subtitles | حتى ذهب إلى الحمام، وبعد ذلك أخذتُه من غرفته. |
| Lütfen Bay Philip Clayton'a hesap vermesi için odasından artık çıkma zamanı olduğunu söyler misiniz? | Open Subtitles | لو سمحت ان تنصح السيد فيليب كلايتون بأنه قد حان الوقت لكى يخرج من غرفته ويُعلن عن نفسه |