| Hellionlara bir işimizi daha mahvettikleri için teşekkür ederim. Ben buradan gidiyorum. | Open Subtitles | نود ان نشكر ميليون لقيامه بحفلة اخري ، انا خارج من هنا |
| Papa, kiliseyi savunan bir kral olduğu için Tanrı'ya teşekkür ediyormuş. | Open Subtitles | نشكر قداسة الرب لأنه تولى تربيه هذا الامير ليصبح بطل الكنيسه |
| Bu filmin yapımına destek veren herkese yürekten teşekkür ederiz. | Open Subtitles | و نشكر كل من ساهم في إظهار هذا الفيلم للوجود |
| Biz zamanında geldik. Tanrıya şükür zamanında geldik! | Open Subtitles | أنت لست في الميعاد نحن في الميعاد نشكر الله نحن في الميعاد |
| Buraya kadar geldiğin için teşekkürler. | Open Subtitles | اهلا بك بالولايات المتحده, نشكر لك قدومك, نحترم ذلك |
| Tanrıya günahkârı tüm çıplaklığıyla ortaya çıkardığı için şükretmeliyiz. | Open Subtitles | يجب أن نشكر الرب أن الخاطئ سوف يقف عارياً و مكشوفاً |
| Mahkemeye gerçeği aradığı ve bu mahkumiyeti ters çevirdiği için teşekkür ederiz. | Open Subtitles | إننا نريد ان نشكر المحكمة لبحثها عن الحقيقة و إنهاء هذا الأعتقاد |
| Bir de kesinlikle Koç Masters'a sahadaki yardımları için teşekkür ederim. | Open Subtitles | أيضاً، نشكر المدرب ماسترز، بالتأكيد للمساعدة التي يقدمها على ارض الملعب. |
| Anne, bu insanlara teşekkür borcumuz var. Bu saate kadar onunla ilgilendiler. | Open Subtitles | امي يجب ان نشكر هاؤلاء الناس لقد بقوا معه كل هذا الوقت |
| Orta okulda hepimiz ağaçlara teşekkür etmeyi öğreniriz. | TED | في المدرسة المتوسطة، نتعلم جميعاً أن نشكر الأشجار. |
| Sizinle ve yakında da dünya ile bu teknolojiye buluşturmamı sağlayan Chris'e bu fırsat için teşekkür etmek istiyorum. | TED | ونريد أن نشكر كريس على هذه الفرصة للكشف عن تكنلوجيتنا لكم، وقريباً الى العالم. |
| Spor Komitesi'ne ve atlar için de Çiftçiler Kooperatifi'ne teşekkür ederiz. | Open Subtitles | نشكر لجنة الرياضة ونشكر المزارعين الذين ساهموا بأحصنتهم |
| Ayrıca kasaba halkına cömertliği için teşekkür ediyoruz. | Open Subtitles | و كذلك نود أن نشكر سكان البلدة كلها على كرمهم |
| Tanrıya şükür üst katta yaşayan bayan Leibowitz vardı. | Open Subtitles | "نشكر الرّب على السّيدة "ليبـافيتز التـي سـكنت الطابق العلوي |
| Tanrıya şükür, aydınlanma çağında yaşıyoruz. | Open Subtitles | نشكر الله أنه نوّر علينا حياتنا |
| Amerika'ya hoş geldin. Buraya kadar geldiğin için teşekkürler. | Open Subtitles | اهلا بك بالولايات المتحده, نشكر لك قدومك, نحترم ذلك |
| Bize anne ve baba verdiği için Allah'a neden şükretmeliyiz? | Open Subtitles | لمـاذا يجب علينـا أن نشكر الله على نعمة الوالديـن؟ |
| bu bol yiyecek için şükredelim. | Open Subtitles | دعونا نشكر الرب من أجل هذا الطعام الوفير |
| Güzel giysiler ve karavana için Tanrı'ya şükrediyoruz. | Open Subtitles | إننا نشكر الله كل يوم على هذه الملابس الجميلة |
| Geri dönenler ve şu anda Aramızda bulunanlar için şükranlarımızı sunalım. | Open Subtitles | ودعونا نشكر الله على أولئك الذين وجدناهم والذين يقفون هنا معنا |
| teşekkürler, teşekkürler ve tabii ki Georgina'ya bu güzel yeri bahşettiği için minnettarız. | Open Subtitles | شكرا لكم وبالطبع نشكر جورجينا على متعة هذا المكان الجميل |
| Majesteleri Kral'a olduğu gibi Tanrımıza da şükürler olsun ki bu badire kan dökülmeden atlatıldı. | Open Subtitles | بميلاد يسوع المسيح نحن نشكر الرب كما نشكر ملكنا ان كل هذا تحقق دون إراقه دماء |
| Bu kutsal ve mucizevi olay için Majestelerine de şükran borçluyuz. | Open Subtitles | أيضا يجب أن نشكر جلالته على هذا والتي كانت معجزة |
| Ama onları kurnazlığıyla mağlubiyete uğratan kişiye teşekkürlerimizi sunmamız gerekiyor. | Open Subtitles | عل أية حال علينا أن نشكر الشخص، الذي كان أكثر حيلة منهم |
| Emirler alınmıştır. Prensimize müteşekkiriz. | Open Subtitles | الاوامر وصلت نحن نشكر القائد الكريم |
| Bu toplantıyı talep ettiği için Don Corleone'ye müteşekkirim. | Open Subtitles | جميعنا نشكر دون كورليونى على دعوتة لنا لهذا الاجتماع |