| Dekatlon neyse ne... ama bizim hakkımızdaki, daha da önemlisi Troy hakkındaki hislerin... işte asıl Önemli olan bu. | Open Subtitles | المسابقة لا تهم ولكن كيف تشعرين اتجاهنا واتجاه تروي هذا ما يهم |
| Ben babanın adını aldım ama önemli olan onu kullanma şeklim. Onunla yaptıklarım. Önemli olan bu. | Open Subtitles | أجل ، ورثت إسم أبيك ، لكن فيما إستغليته ماذا صنعت به ، هذا ما يهم |
| - A.B.D'ye geri döndünüz. Şu an tek Önemli olan bu. | Open Subtitles | لقد عدتِ إلى الولايات المتحدة الأمريكية، و هذا كل ما يهم |
| Sen yarış pistinde şampiyonsun. Önemli olan bu. Başka bir şey değil! | Open Subtitles | نعم أنت البطل في المضمار هذا هو المهم هذا لا شيء |
| Pişmanlık yok arkadaşlar, şansımızı denedik, Önemli olan bu. | Open Subtitles | لا تندموا أيها الرفاق فعلنا ما علينا وهذا هو المهم |
| Önemli olan bu. En azından öyle olduğunu umarım. | Open Subtitles | هذا مهم على الأقل اتمنى إنه كذلك |
| Ama uzun ömürlü olmak genlerimde var ve Önemli olan bu. | Open Subtitles | ولكن هناك عمر طويل في جيناتي,وهذا ما يهم |
| Asla ölmüyoruz. Önemli olan bu. Ölmüyoruz. | Open Subtitles | نحن لن نموت هذا ما يهم ، لن نموت |
| Ondan haber almayı başardık, Önemli olan bu. | Open Subtitles | نحن عُدنا على اتصال به، هذا ما يهم |
| Bütün olanları unutalım gitsin. İşimi gerçekten seviyorum. Önemli olan bu. | Open Subtitles | لننسى الأمر برمته، احب عملي هذا ما يهم |
| Buna konsan- olmanı istiyorum. Sonunda tek Önemli olan bu. | Open Subtitles | أريدك أن تركز على هذا في النهاية ، هذا كل ما يهم |
| İşi bitirdin. Önemli olan bu. | Open Subtitles | أنتهي العمل بشكل جيد هذا كل ما يهم |
| Ellerinden kaçtık, Doktor. Önemli olan bu. | Open Subtitles | لقد هربنا منهم يا دكتور هذا كل ما يهم |
| Başkaları oturur, Önemli olan bu. | Open Subtitles | سيجلس في ظلالها أناس آخرون، هذا هو المهم |
| Evet, öyle dediğine göre... Önemli olan bu. | Open Subtitles | نعم, إذا قال هذا هو المهم بالأمر. |
| Önemli olan bu. - Neden bahsettiğini bilmiyorum. | Open Subtitles | هذا هو المهم - لا أدري ما الذي تتحدث عنه - |
| Hapse girdiğim zaman Sally Langston başkan olacak ve bu ülkenin bildiği en iyi Başkan olacak tek Önemli olan bu. | Open Subtitles | عندما أكون في السجن، ستكون سالي لانغستون رئيسةً وسوف تكون أفضل رئيسة عرفتها هذه الدولة، وهذا هو المهم |
| Neyse ki şimdi iyisiniz. Önemli olan bu. | Open Subtitles | حسناً، أنت بخير الآن كل هذا مهم |
| - Çabaladın ya, Önemli olan bu. | Open Subtitles | حسناً ، لقد حاولتى وهذا ما يهم |
| Önemli olan bu kasetler. | Open Subtitles | مايهمُ هو تلك الأشرطة. |
| Yapabileceğin iyiliklere odaklan sen. Önemli olan bu. | Open Subtitles | صب تركيزك على الخير الذي تفعله، ذلك ما يحسب |
| Ağrısı yarına kadar vuracak ama hayatta. Bebek de öyle. Önemli olan bu. | Open Subtitles | ،ستشعر بالألم غدا، لكنّها على قيد الحياة .وكذلك الجنين، ذلك ما يهم |
| - Önemli olan bu değil. | Open Subtitles | ـ ليس ذلك المغزى. |
| Ama şimdi fark ediyorum ki, yabancı olsun ya da olmasın, Önemli olan bu değil. | Open Subtitles | لكنني الآن عرفت ان الدخيل والمعروف ليس مهما كثيرا |
| Sevdiğim şeyi özgür bıraktım. Bir başkasıyla tanışmış. Ama serbest bıraktım, Önemli olan bu. | Open Subtitles | قلت أذا أحببت شيء يجب أن اتركه بحريته لذلك أن اتركه حر وهذا أهم شيء |
| Ne önemi var ki artık? Bizi kurtardı, Önemli olan bu. | Open Subtitles | مالفرق في معرفة الكيفيه لقد أنقذنا وهذا مايهم |
| Sorun değil. Maçı kazandık. Önemli olan bu. | Open Subtitles | لا بأس لقد ربحث اللعبة هذا هو الشيء الرئيسي |
| Hayır, sadece bir kere görüyorum ve sonra ama Önemli olan bu değil. | Open Subtitles | لا، أراها مرّة واحدة فقط، ولكن ليس هذا هو المهمّ |