| Bizim kazanmamız gereken 32 maç daha var. | Open Subtitles | أعتقد أن الأمر سيستغرق 32 مباراة حتي نفوز بهذا الشئ |
| Eyalet Finallerine katılmak için bir şeyler kazanmamız gerekmez miydi? | Open Subtitles | ألا يفترض بنا أن نفوز بشيئ لكي نذهب إلى مباريات الولاية النهائية؟ |
| Onu hayal kırıklığına uğratamayız. Kronk için kazanmamız gerekiyor! | Open Subtitles | لايمكن أن نخذله بل يجب أن نفوز بتلك الجائزة من أجل كرونك |
| Eğer onlara yardım edersek para kazanmamız için bizi rahat bırakacaklar. | Open Subtitles | ما علينا سوى أن نساعدهم وسيتركونا وحدنا ، هيا نجني بعض المال |
| kazanmamız gerekmiyordu. Sadece maça çıkmamız gerekiyordu. | Open Subtitles | ليس من المفترض أن نربح نحن فقط المفترض أن نظهر |
| Ve, en güzeli de bu görünüşe bakılırsa, üst üste dört yıl boyunca ödülü kazanmamız bazı kesimlere çok çekici görünmemizi sağladı. | Open Subtitles | و لكنا فزنا بالجائزة حسنا هذا شيء رائع يبدو أننا بفوزنا أربعة مرات على التوالي جعل منا محل ثقة أشخاص معينين |
| Yanı erkeklerle aynı parayı kazanmamız için iki kat çalışmalıyız. | Open Subtitles | ذلك يعني انه يجب ان نعمل بجهد مضاعف كالرجال لكسب نفس المال |
| Bak, yarın kazanmamız gereken bir yarışma var. Ve seni görmek istemiyorum. | Open Subtitles | ولدينا مبارة يجب أن نفوز بها غداً ولا أريد أن أراك |
| Sanırım yakında öğreniriz. fakat şuan kazanmamız gereken bir seçim var. | Open Subtitles | أعتقد أنني سأعرف ذلك خلال فترة كافية ولكن الآن علينا أن نفوز بالانتخابات |
| Eğer tüm düşmanlarım senin gibi olsaydı, bu savaşı kazanmamız çok zor olurdu. | Open Subtitles | لو كان كل أعدائنا مثلك , لكان من الصعب علينا أن نفوز في هذه الحرب |
| Şampiyonaya gidebilmek için bu maçı kazanmamız bile gerekmiyor ama kimse kaytarmadı. | Open Subtitles | لم يكن علينا حتى أن نفوز بهذه المباراة للذهاب للمباراة النهائية الأسبوع القادم لكن لم يتهاون أحد |
| kazanmamız gereken bir savaş var. Ordu toplandı, Kont Dooku. | Open Subtitles | لدينا حرب لان نفوز بها الجيش تم تجميعه , كونت دوكو |
| Pekâlâ, artık kazanmamız gerek çünkü havalı görünüyoruz, değil mi? | Open Subtitles | حسناً ، يجب علينا أن نفوز الأن لأننا نبدو رائعين ، أليس كذلك؟ |
| Ve bizim orada kazanmamız daha fazla askerin katılmasına neden olacak | Open Subtitles | والمزيد من الجنود سينضموا عندما لنا عندما يرونا نفوز هناك |
| O ukala Martin Sherman'a gününü göstermem için kazanmamız lazım. | Open Subtitles | نحتاج ان نفوز كي استطيع ان اذل ذلك اللعين مارتن شيرمان |
| İç denetim. Seçimleri kazanmamız lazım. | Open Subtitles | المراقبة المحلية نحتاج أن نفوز بالانتخابات |
| Bu şeyler pahalı ve sağlam kalmak istiyorsak biran önce para kazanmamız gerek. | Open Subtitles | إنهم باهظين الثمن ولو أردنا الإستمرار قادرين مادياً إذن نحتاج أن نجني المال قريباً |
| Bu işten servet kazanmamız tesadüf sayılmaz. | Open Subtitles | لا عجب بأننا نجني ثروة من هذا المكان |
| İki sayıyla kazanmamız gerekiyordu, altüst oldular. | Open Subtitles | يفترض أن نربح هذه سوية لقد غيروا الساعة إلى الثانية عشر |
| Bu maçı kazanmamız durumunda neler olacağını biliyor musun? | Open Subtitles | هل لديك أدنى فكرة عن ما سيحدث لو فزنا بهذه المباراة ؟ |
| Bugün, Ajan Baldwin ve Ajan Skouris bu savaşı kazanmamız için neye ihtiyacımız olduğunun örneğini gösterdiler. | Open Subtitles | اليوم ، العميل بالدوين و العميلة سكوريس قدموا مثالا حيا عما نحتاجه لكسب هذه المعركة |
| Öncelikle çabucak para kazanmamız lazım. | Open Subtitles | علينا أن نجمع بعض المال بسرعة من الشارع |
| Uyuşturucuyla olan savaş kazanmamız gereken... ve kazanabileceğimiz bir savaştır. | Open Subtitles | إن الحرب على المخدرات هي حرب يجب أن نربحها وحرب يمكننا أن نربحها |
| kazanmamız gereken bir savaş var. | Open Subtitles | والان دعنا ننطلق فلدينا معركة لنفوز بها هنا |