| Amcasının numarası iyi bilinen bir uyuşturucu satıcısının telefonunda bulundu. | Open Subtitles | عثر على رقم خالها في هاتف أحد تجار المخدرات المعرورفين |
| Onun yerine telefonunda numarası olan binanın sahibini ara, o numarayı ara. | Open Subtitles | بدلاً من هذا، أنتِ لديكِ رقم هاتف صاحب المبنى على هاتفكِ، إتّــصِلي بهِ |
| Telefon numarana teröristlerin birinin cep telefonunda rastlandı, tamam mı? | Open Subtitles | رقم هاتفك ظهر في هاتف أحد الإرهابيين، مفهوم؟ |
| Muhtemelen cep telefonunda bile daha fazla radyasyon vardır. | Open Subtitles | يحصل على الإشعاع الأكثر من المحتمل من هاتفك الخلوي. |
| Son altı gün içinde kredi kartlarında ya da cep telefonunda hareket yok. | Open Subtitles | لا يوجد نشاط على بطاقاتها الائتمان أو هاتفها المحمول في الأيام الستة الماضية. |
| telefonunda ne var dostum? | Open Subtitles | كيف حال ليلة الصداقة؟ ماذا تفعل بهاتفك يا رجل ؟ |
| Araştırmam çalınmış bir cep telefonunda son buldu. | Open Subtitles | تتبعته عده مرات نهايه مسدوده هاتف خلوى مسروق |
| Cep telefonunda kardeşimin numarası vardı. | Open Subtitles | لابد وأن رقم هاتف أختي مسجل في هاتفها الخلوي |
| Daha kötüsü, resminin ölü bir kadının cep telefonunda olması. | Open Subtitles | انه أسوأ من ذلك لأن صورتك ظهرت على هاتف امرأة ميتة |
| Blog haricinde Bay Sinsi'nin bilgisayar ya da telefonunda şüpheli bir şey yok. | Open Subtitles | غير المدونة لا يوجد شيء اخر مثير للشبهات على كمبيوتر أو هاتف السيد شرير |
| Daha kötüsü, resminin ölü bir kadının cep telefonunda olması. | Open Subtitles | ظهرت على هاتف امرأة ميتة لأن هاتفي كان على بعد 100 يارد من هاتفها |
| Mesela eşimin telefonunda şifre yoktur | Open Subtitles | .. ومن جهه أخرى ، لا املك كلمه سر هاتف زوجي |
| Cep telefonunda numaramın kayıtlı olmadığına iddiaya girerim. | Open Subtitles | أراهن على أنك لا تحتفظ برقم هاتفي في هاتفك |
| Şuradaki acayip telefonunda kırmızı ışık yanıp sönüyor. | Open Subtitles | هاتفك هناك إنه يلمع ــ أهذا الشيء يعمل ؟ |
| telefonunda dinlenecek. | Open Subtitles | هاتفك الخلوي و المعرف جغرافيا بالنسبة للبقية |
| Hepsi şu an cep telefonunda sunucu odasında yalnız kaldığın zaman telefonunuza indirildi. | Open Subtitles | كلها في هاتفك حملت بينما كنت في غرفة الخدمة |
| Cep telefonunda bile hep aynı kayıtlı mesaj. | Open Subtitles | دائماً نفس الرسالة المسجلة حتّى في هاتفها الخلوي |
| Evet, cep telefonunda GPS yok ama şebekesinden aradığı şeyi daralttık. | Open Subtitles | أجل, هاتفها ليس به شريحة نظام تحديد المواقع لكن مزودي الخدمة وضعوا نطاقاً لمكان المكالمة |
| Bu yüzden dedim ki "Eğer saklayacak bir şey yoksa neden telefonunda kilit var?" | Open Subtitles | اذاً كنت اقول لماذا تحتاجي الى قفل بهاتفك. اذا لم يكن لديك شيئاً لتخفيه؟ |
| Bir de, numarasını Ben'in telefonunda buldum tabii. | Open Subtitles | بالإضافة , أنا وجدت رقمها بهاتف بن |
| Aramaya çalıştım ama sanırım bir bozukluk var telefonunda. | Open Subtitles | حاولت الإتصال ، ولكن أعتقد أن هناك خطب ما في هاتفكِ |
| "... telefonunda hızlı aramaya... " "... polisi koymanda zekiceydi. " | Open Subtitles | وكان تصرفاً ذكياً أنك وضعت جوالك على قائمة الاتصال السريع للاتصال بالشرطة |
| Bir iş arkadaşım, telefonunda oyun oynamasına izin vermediği için arkadaşının boğazından boru temizleyici döken 12 yaşındaki bir çocuğu savundu. | Open Subtitles | زميلٌ لي بالعمل يدافع عن غلام عمره 12 سنة الذي تدفق دم بحلقه من زميله المُفضل .لأنه لم يدعه يلعب بلعبة بهاتفه |
| telefonunda GPS sinyal bozucu var ama sanırım onu hallettim. | Open Subtitles | هو لديه جهاز تشويش على نظام تحديد المواقع في هاتفه و لكن أعتقد أنني حصلت عليه |
| telefonunda, motorunda ve kamyonetinde mikrofonlar ve izleme cihazları var. | Open Subtitles | وضعت مكبرات صوت ومتعقبات أثر في الهاتف الخلوي والدراجة والشاحنة |
| Tüm ajanlarımızın telefonunda Başkanın ziyaret edeceği yerlerin bilgisi var. | Open Subtitles | جميع عملائنا لديهم اطلاع على تفاصيل رحلة الرئيس, مخزنة على هواتفهم. |
| Öğretmenin babanı aradı ve cep telefonunda babanın sesini taklit ettin? | Open Subtitles | معلمك دعا الرجل العجوز لاثبات انك قلدت صوته على الهاتف الخلوي |
| Bir tüketici cep telefonunda ortalam bir saat alışverişe harcıyor. | TED | في المتوسط، قد يأخذ المستهلك ساعة على هاتفه أثناء التسوق. |
| Şimdi, talimatların telefonunda. | Open Subtitles | الآن، الآن لديك تعليمات في الهاتف المحمول الخاص بك. |
| O zaman neden telefonunda orada olduğu gösteren bir bilgi yok? | Open Subtitles | إذا لما لا يوجد اي سجل بهاتفها بانها كانت هناك؟ |